KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/849
- Karar no
- 2025/585
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 02/11/2020
- Numarası
- 2018/923 (E) - 2020/641 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.453 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 03/05/2018 tarihinde, davalıların kasko sigortacısı, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkiline ait park halindeki ... plakalı araca çarpması sonucu müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/52 D.
İş sayılı kararı ile müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın yedek parça ve işçilik dahil KDV hariç 82.024,62 TL, değer kaybının 25.000 TL, araç kiralama masrafının da 6.000 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin delil tespiti yaptırdıktan sonra aracını sanayide kendi imkanları ile çıkma ve yan sanayi parçalar ile tamir ettirdiğini, davalı ZMS sigortacısı ...
AŞ'nin 2018 yılı için teminat limitinin 36.000 TL olduğunu, bu miktarı aşan kısımdan davalı kasko sigortacısı ... AŞ'nin sorumlu olduğunu belirterek toplam 113.024,62 TL'nin 36.000 TL'sinin davalılar ..., ... ve ... AŞ'den; bakiye 77.024,62 TL'sinin de davalılar ..., ... ve ...
AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; delil tespiti için yapılan 879,60 TL yargılama giderinin tüm davalılardan başvuru tarihi olan 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müştereken ve müteslesilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın park halinde bırakıldığını, ancak aracın teknik bir sebeple frenlerinin boşalması sonucunda davacının aracına çarptığını, müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ ve davalı ... AŞ vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince. "1-Davanın kısmen kabulüne,2-Değer kaybı ispatlanamadığından bu husustaki talebin reddine, 3-Hasar bedeli 55.000 TL'nin 36.000 TL'sinden davalı ... AŞ ve davalılar ... ve ...'in, 19.000 TL'sinden davalı ...
AŞ ve davalılar ... ve ...'in sorumluluğuna, davalılar ... ve ... açısından kaza tarihinden işletilecek yasal faizi diğer davalılar sigorta şirketleri açısından dava tarihi itibari ile işletilecek yasal faizi tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-6.000 TL'lik kiralama bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketlerinin müvekkilinin sigortacısı olmayıp pert/total işleminin ancak davalı sigorta şirketleri ile kendi sigortalısı arasında sözleşmeden kaynaklı olarak yapılabilecek bir işlem olduğunu, ancak davalı sigorta şirketleri ile müvekkilinin arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, taleplerinin haksız eylem hukuki sebebine dayandığını, bu itibarla davalı sigorta şirketlerinin müvekkilinin uğradığı zararın poliçelerdeki limitleri dahilinde tamamını tazminle mesul olduklarını,
müvekkilinin aracındaki zararın tamamının karşılanması halinde ister yetkili serviste orijinal parçalarla isterse yan sanayi parçalarla yaptırabileceğini, bu durumun davalı sigorta şirketlerinin müvekkilinin zararını karşılama yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik yaratmayacağını, diğer yandan bir an için müvekkilinin davalı sigorta şirketlerinin sigortalısı olduğu düşünülse bile kullanılamayacak hale gelen araca pert/total işleminin uygulanması için de gerekli bir takım usuller olduğunu,
ancak usul kanununa göre davalı sigorta şirketlerinin pert/total işlemi uygulamak gibi bir taleplerinin ve de davaya cevap dilekçelerinde böyle bir savunmalarının bulunmadığını, mahkeme taleple bağlı olduğu halde davalıların yapmadıkları bir savunmaya göre karar verdiğini, mahkemenin verdiği karar şeklinde işlem yapılabilmesi için öncelikle aracın onarım masraflarının aracın zarar gördüğü tarihteki rayiç bedelini aşması ve aracın onarılamayacak durumda olduğunun eksper raporuyla tespiti akabinde sigorta ettirenin aracın hurda halinin kendisinde kalmasını talep etmesi gerektiğini,
somut olayda ise davalı sigorta şirketlerinin araç ile ilgili anılan ekspertiz incelemesini yaptırmadıklarını ve delil tespiti dosyasına da bu yönde bir itiraz sunmadıklarını, hiç bir zaman aracın pert/total olduğunu ve zararı ödeyeceklerine dair müvekkiline bir başvuruda bulunmadıklarını, buna rağmen mahkemece sovtaj bedeli düşülerek hukuki dayanaktan yoksun karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aracın bakımını düzenli olarak yaptırdığını, fren boşalması sonucu meydana gelen kazada üretici firmanın sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkillerine kusur atfedilemeyeceğini, mahkemenin bilirkişi raporunu yeterli bulup sadece bu delile dayanmasının hatalı olduğunu, taraf beyanlarının dikkate alınmadığını, diğer davalılar uzlaşma talep etmesine rağmen davacının bu durumu kabul etmediğini ve dava dilekçesinde fahiş fiyatlar öne sürdüğünü,
davacının dilekçesinde yan sanayi diye tabir edilen tamirat ile 10.000 TL masraf yaptığını söylemesine rağmen 82.024,62 TL tamirat bedeli olduğunu öne sürdüğünü, bu miktarın aracın değerini dahi aştığını, bilirkişi raporunda ortada somut bir belge olmamasına rağmen davacının 30 gün boyunca araç kiralamış olduğu varsayımıyla 6.000 TL masraf yaptığının belirlendiğini, bu tespitin farazi olduğunu, mahkemenin davacı tarafın yan sanayide aracı tamir ettirdiğine dair beyanı dikkate almadan hukuka aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verdiğini belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı, değer kaybı, araç mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, 03/05/2018 tarihinde, davalılardan ... AŞ nezdinde ZMSS poliçesi ile, ...
AŞ nezdinde kasko sigorta poliçesi kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı, ...'in maliki olduğu, ...'ın idaresindeki ... plakalı çekiciyi park ederek araçtan ayrıldığında park halindeki çekicinin harekete geçerek ön kısımları ile yolun solunda park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı aracın sağ yan ön kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisi ile ötelenen ... plakalı aracın sol yan kısımları ile blok duvarına çarpması sonucu davacının aracında hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince alınan 13/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda;
... plakalı çekicinin sürücüsü davalı ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, park halindeki ... plakalı aracın sürücüsü davacı ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir.HMK'nin 357/1. maddesindeki; "...bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez." düzenlemesi, hükme esas alınan kusur raporunun tebliğine rağmen davalılar ... ve ... vekili tarafından rapora itirazda bulunulmaması,
bunun yanında, kusur raporundaki tespitlerin ve varılan sonucun dosya içeriğine uygun olması karşısında adı geçen davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/52 D.İş sayılı dosyasından alınan 26/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacının aracının kaza nedeni ile ağır hasarlanmış olduğu, değişmesi gereken parçaların toplam bedeli 65.746,42 TL, işçilik bedeli 16.278,20 TL olmak üzere onarım bedelinin KDV dahil toplam 96.789,05 TL olduğu, aracı kullanamamaktan dolayı maddi zararın ise 6.000 TL olduğu tespit edilmiştir.Karşı aracın (...) zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan ...
AŞ tarafından alınan 31/05/2018 tarihli oto mecburi mali mesuliyet ekspertiz raporunda davacının aracının KDV hariç 9.860,16 TL'ye onarılabileceği belirlenmiştir.Mahkemece alınan 27/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu ve hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu,
dava konusu aracın kaza tarihinden önceki piyasa rayiç değerinin 85.000 TL olabileceği, araca ait hasar fotoğrafları ve Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/52 D.İş sayılı ve 26/06/2018 tarihli bilirkişi raporundaki parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği dikkate alındığında kaza sonrası araçta değişmesi gereken toplam hasarlı parça, malzeme tutarının 65.746,42 TL olabileceği, onarılması durumunda bu tutara işçilik bedeli de (16.278,20TL) ekleneceği dikkate alındığında toplam hasar tutarının 82.024,62 TL +KDV olabileceği, aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, aracın pert-total kabul edilebileceği,
pert haldeki aracın kazalı fiyatının serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibarıyla 30.000 TL olabileceği, araçta meydana gelen gerçek hasar-zarar tutarının (85.000-30.000) 55.000 TL, davalı sürücünün kusur oranına isabet eden tutarın 55.000 TL olabileceği, aracın onarımının ekonomik olmaması/onarılmaması nedeniyle kazalı piyasa rayiç değerinin hesaplanamadığı,
bu nedenle de araç değer kaybı hesaplaması yapılmasının teknik olarak mümkün olamayacağı araçta meydana gelen hasar nedeniyle aracın pert olmasından dolayı bu aracın yerine yeni bir araç temin edebilmesi için 30 günlük makul süreye ihtiyaç duyulacağı, bu süre içerisinde davacının aracından faydalanamamış olması nedeni ile araçtan yoksun kalabileceği, dava konusu aracın serbest piyasa koşullarında muadillerinin günlük kiralama bedelinin ortalama 350 TL civarında olduğu,
kaza tarihinde günlük kiralama bedelinin ortalama 260 TL civarında olabileceği, dava konusu araç için talep edilen günlük 200 TL'nin uygun olabileceği, davacının aracı kullanamamaktan doğan zararının kaza tarihi itibarıyla 6.000 TL olabileceği tespit edilmiştir.Davalı taraf, davaya konu trafik kazası sonucu, davacı aracında meydana gelen gerçek zarardan sorumludur.Gerçek zarar; aracın hasar bedelinin tespit edilerek,
bu bedelden sovtaj bedelinin düşülmesi sonucu bulunur.Mahkemece alınan 27/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının gerçek zararının Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/849, K. 2025/585, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama