KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/866
- Karar no
- 2024/447
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 4/11/2020
- Numarası
- 2018/471 (E) - 2020/509 (K
- Davanın konusu
- İtirazın iptali
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün sahibi olduğu ve kullandığı aracın İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde bulunan araç giriş-çıkış bariyerine çarparak zarar verdiğini, onarım işlemleri için 12.016,36 TL masraf yapıldığını, zararın davalılardan karşılanması için İstanbul ... Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere borçluların haksız olan itirazlarının iptalini, takibin devamını, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibe yönelik itirazlarının iptali ile takibin 12.016,36 TL üzerinden devamına, bu bedele takip tarihi olan 13/7/2017 tarihinden itibaren talep gibi yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmasına, 12.016,36 TL'nin %20'si oranında 2.403,27 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili, takibe konu alacak likit olmadığından, kusur ve gerçek zarar miktarı belirsiz olarak yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece bu hususta raporlar aldırılarak hüküm kurulduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan raporda hakkaniyetli bir inceleme yapılmayarak davacının talep ettiği miktarın aynen kabul edildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 14/6/2019 tarihli bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesinde icra inkar tazminatı düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; borçlu itirazında haksız görülürse, davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun, itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın, likit (belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit (belirli) ise, borçlu itirazında haksızdır; alacak likit (belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.
Borçlunun inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için onun ödeme emrinden kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazın haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkar tazminatına mahkum edilecektir.
Ancak, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Davalı ...
AŞ vekilinin istinaf itirazının kabulüyle, hükmün bu yönden kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/866, K. 2024/447, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama