KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Dosya no
- 2021/946
- Karar no
- 2021/981
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/01/2021 tarihli ara karar
- Numarası
- 2020/738 (E
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Talep, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin tahsili amacıyla açılan davada ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 13/01/2021 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir konulması talep edilen aracın dava konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, işbu karara yönelik süresi içerisinde vermiş olduğu istinaf dilekçesinde, ihtiyati tedbire ilişkin herhangi bir talep ve istem bulunmadığı halde buna ilişkin değerlendirme yapılmasının doğru olmadığı ve somut olayda, ihtiyati haciz koşullarının bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2004 sayılı İcra İflas Kanununun 257. maddesinde; " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı yasanın, 264/3. fıkrasında ise, ihtiyati haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş ise ….. esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklının takip talebinde bulunmaya mecbur olduğu açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, dava sonunda hükmedilecek alacağın tahsilinin temini amacıyla ihtiyati haciz talep edilmektedir. Alacağın yargılamayı gerektirmesi, ihtiyati haciz istenmesine engel oluşturmaz.
Davacının alacağının bulunduğuna dair mahkemeye kanaat verecek kadar delil göstermesi yeterli olup, alacağın tam olarak ispatı gerekmediğinden, ihtiyati haciz yargılamasının niteliği gereği çabuk ve seri hareket edilerek yaklaşık ispat ile yetinilmesi gerekmektedir. Aksi durumda, hükmedilecek alacağın tahsilinin imkansız veyahut oldukça zorlaşması durumu söz konusu olabilecektir.
Eldeki davada, davalılara ait olan aracın davacıya ait araca arkadan çarpması suretiyle meydana gelen kazada 15.000,00 Euro tazminat talebinde bulunulmaktadır. Hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulmayan davalı ... şirketinin kaza tarihi itibarıyla sorumluluğu 41.000,00 TL ile sınırlıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında yaklaşık haklılık durumu ortaya konulmuş olup, alacağın mevcut olup olmadığı yargılama sonunda anlaşılacaktır.Bununla birlikte, trafik kazasının gerçekleşmesiyle tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir. Dolayısıyla, vadesi gelmiş alacaklar için İİK. nın 257/2. maddesinde öngörülen şartların aranmasına da gerek bulunmamaktadır.
(Yargıtay 11. HD.'nın 2017/2036 Esas, 2017/3795 Karar sayılı kararı) Bu bağlamda ihtiyati haciz isteminin reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına,
HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca davalıların sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin teminat limitinin üzerinde kalan (ihtiyati haciz talep edilen 70.000,00 TL'den 41.000,00 TL limitin mahsubundan sonra kalan) 29.000,00 TL ile sınırlı olarak takdiren 3.000,00 TL nakdi veyahut teminat mektubu şeklinde gösterilecek teminat mukabili sigorta şirketi haricinde kalan davalıların malvarlıklarına ihtiyati haciz konulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/946, K. 2021/981, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama