KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/961
- Karar no
- 2024/1010
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10/12/2020
- Numarası
- 2017/355 (E) - 2020/575 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
2.027 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında ...'ün vefat ettiğini, davacılar için toplam 300.000 TL manevi tazminatın davalı sürücüden tahsili ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalı şirketten 5.000 TL maddi tazminatın davalı sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı ...
Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte; davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş.
19/02/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... yönünden 14.646,10 TL destekten yoksun tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 28/04/2016 tarihinden, davalı sürücü yönünden 24/02/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davacı ... yönünden 13.110,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 28/04/2016 tarihinden, davalı sürücü yönünden 24/02/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, olay yeri ve davalının ikametgahının Büyükçekmece olması nedeniyle dosyanın yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabülü ile, 14.646,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak ve faizin 28/04/2016 tarihinden itibaren işletilmesi suretiyle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine.
13.110,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak ve faizin 28/04/2016 tarihinden itibaren işletilmesi suretiyle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine.
545 TL cenaze ve defin masrafının 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak ve faizin 28/04/2016 tarihinden itibaren işletilmesi suretiyle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin cenaze ve defin masrafı talebinin reddine;
davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı ...
AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarafların kusur oranları ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığını, aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamayla ilgili itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun hatalı olduğunu, davacıların talep ettiği cenaze ve defin giderleri ZMSS Genel Şartları uyarınca sigorta teminatı dışında olması nedeniyle mahkemece reddedilmesi gerekirken cenaze ve defin gideri masrafına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alınan raporda ...n'ün kaza tarihinde çocuk olduğu ve 18 yaşına kadar gelir elde edemeyeceğinden anne babasına destek olmayacağı,
ancak ileriki yaşlarda anne ve babasına yardım edeceğinden 18 yaşına gelinceye kadar geçen sürede %5 yetiştirme gideri düşülmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; keşif tutanağı ve fotoğraflar incelenmeden ceza dosyasındaki bilirkişi raporuna itibar edilerek tazminata hükmedildiğini, kaza anına ilişkin herhangi bir delil dahi yokken destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının tayininde davacının kusuru dikkate alınmadan orantısız şekilde manevi tazminat miktarına hükmedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin 19/02/2019 tarihli raporunda; tüm dosya kapsamı, beyanlar, Kaza Tespit Tutanağı ve bilirkişi raporu incelendiğinde kazanın 24/02/2016 günü saat 14.45 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ...
Caddesini takiben seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde,istikametine göre sol tarafında park halinde olan araçların arasından kaplamaya giren 2012 doğumlu yaya ...'e aracının sağ ön kısmıyla çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğinin, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli özelliklerini dikkate alarak müteyakkız bir hızla teyakkuz halinde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa yeteri kadar riayet etmediği,
hareket alanını kontrolü altında bulundurmadan seyretmesi neticesi istikametine göre sol tarafında park halinde olan araçların arasından kaplamaya giren yayayı zamanında fark etmeyip tedbirsizce yayaya çarptığı olayda tali derecede %25 oranında kusurlu olduğu, 2012 doğumlu maktul yaya ...'ün olay mahallinde karşıdan karşıya geçişini; istikametine göre sağ tarafından gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği,
araç sürücüsü tarafından görünürlüğünü kısıtlayacak şekilde park halinde olan araçların arasından geçip davalı sürücü idaresindeki otomobilin varlığını dikkate almadan kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmek istemesi neticesi meydana gelen olayda yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde asli derecede %75 oranında etken olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ceza dosyasında alınan raporlarla çelişki içermediği anlaşılmakla, bilirkişi raporuna itibar edilerek hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.
Hükme esas alınan 28/01/2020 tarihli hesap raporunda, rapor tarihi itibariyle kullanılan yaşam tablosu ve hesap formülünün istinaf edenin sıfatına göre lehine olmasından dolayı bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına uygun olarak; trafik kazası sonucu ölen desteğin kaza tarihinde 18 yaşının altında olması ve ancak 18 yaşına gelmesi ile birlikte gelir elde edeceği, ana ve babasına destek olacağı kabul edilerek ve yine 4 yaşında vefat eden desteğe, anne-babası tarafından 18 yaşına kadar bakılacağı, bakılan dönem için anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa sadece babadan %5 yetiştirme gideri düşülerek hesap yapılması gerekmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışan davacı baba yönünden tazminat tutarından %5 yetiştirme gideri düşülmeden hesap yapılmış olması doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı baba için hesaplanan tazminat tutarından %5 yetiştirme gideri düşülmesi gerekmekte olup, bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
Ayrıca cenaze ve defin gideri tazminatının ZMSS poliçesinde öngörülen maddi teminat kapsamında bulunmasına göre mahkemece bu tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması yerindedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, desteğin yakınlığı, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/961, K. 2024/1010, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama