KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Dosya no
- 2022/1081
- Karar no
- 2026/231
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/02/2022
- Numarası
- 2020/168 (E) - 2022/98 (K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza (KYTZKFK) Poliçesiyle sigortalı, davalıya ait ...'a ait, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün şehirlerarası taşımacılık yaptığı sırada karıştığı kazada otobüste yolcu olarak bulunan ..., .. ... ve .... isimli şahısların vefat ettiğini, aracın yağmurlu havada çok hızlı seyretmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, ödenen tazminatların tahsili için başlatılan .....
İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirtilerek, 525.000 TL asıl alacak ile 92.838,70 TL işlenmiş avans faiz olmak üzere toplam 617.838,70 TL tazminatın tahsili için 14/07/2019 tarihli icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürülüğünün ... (E) sayılı takip dosyasında ileri sürülen itirazların iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına, 617.838,70 TL'nin %20'si olan 123.567,74 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; delillerin toplanmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan davacının dava dışı zarar görenlere ödediği tazminatın kendi sigortalısından rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigorta Ettirene Rücu Hakkı başlıklı A.7. Maddesinde sigorta şirketinin rücu hakkı düzenlenmiş olup buna göre.
Sigorta ettirene başlıca şu nedenlerle rücu edilir: Tazminatı gerektiren olay; ... d) Taşıtın, mevzuatın gerektirdiği teknik şartlara uygun olmamasından, nitelikli şoför ve hizmetli personeli olmadan sefere çıkarılmasından; güzergah mesafesini dikkate alarak yeteri kadar sürücü bulundurulmamasından meydana gelmişse, ...) Sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru neticesinde aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda meydana gelmişse ve sigorta ettirenin rizikonunun gerçekleşmesi halinde B.2. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle, artan zarar miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla,
zarar miktarında bir artış olmuşsa sigorta ettirene rücu edilir. düzenlemesi yer almaktadır.Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca sigortanın teminat dışı kaldığı ve rücu şartlarının oluştuğu hususunda ispat külfeti sigorta şirketindedir.Dosya kapsamında şoför ...'ın 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu kapsamında belirtilen belirtilen Mesleki Yeterlilik Belgesine (SRC2) sahip olmadan taşıt kullandığı tespit edilmiştir.
Bu haliyle dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, araç işleten olarak davalının sorumlu tutulmasının yerinde olmasına, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık olmamasına göre rücu şartlarının oluştuğunun kabulü ile mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1081, K. 2026/231, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama