KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/1126
- Karar no
- 2025/988
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/02/2022
- Numarası
- 2019/774 Esas - 2022/182 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.319 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ...plakalı aracın müvekkilinin eşi ...'nin idaresinde iken 24/06/2019 tarihinde, davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, araçta meydana gelen hasarın tespiti adına Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/79 D.iş sayılı dosyasından delil tespiti dosyasından toplam 1.283,90 TL harç ve gider avansı yatırıldığını,
fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.515 TL maddi zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalı ... vekili, davalı ... AŞ vekili ve davalı ...
AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile ... plakalı araç yönünden değer kaybı olarak 8.000 TL'ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı ... Sigorta ve davalı ... 'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının kazanç kaybı talebinin kabulü ile 700 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine,
davalı ... sigorta yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, ilk derece mahkemesi nezdinde düzenlenen bilirkişi raporları kusur oranının belirlenmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmadığını, gerçek hasar tutarının oldukça düşük hesaplandığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazların hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, ATK raporu incelendiğinde kazanın oluş şekli ve kusur değerlendirmesi bakımından soyut ve ayrıntısız açıklamalar yapıldığını,
davacı ve davalıya atfedilen kusur oranlarını etkileyen objektif unsurların neler olduğu ve hangi eylemin ne kadar kusur oranına tekabül ettiğinin belirtilmediğini, davacının davalıdan fazla kusurlu olmasının gerekçesinin açıklanmadığını, davalıya ait aracı süren oğlunun sürücü belgesinin bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yerin sanal görüntüsü incelenerek bilirkişi raporu düzenlendiğini, bilirkişi tarafından değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemelerine sunulan dilekçelerinde Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/79 D.
İş sayılı tespit dosyasından yapılan 1.283,90 TL giderin yargılama giderlerine dahil edilmesi talebinin değerlendirilmediğini, esas alınan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere KDV dahil olarak hesaplanan tamir bedelinin ekonomik olamayacağı belirtilmiş olup, KDV dahil tamir bedeli hükme esas alınmadığını, belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili, davacı tarafın, müvekkili sigortalı aracın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı gerekçesiyle kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de, aracın hızlı olduğuna dair bir delil bulunmadığını, ayrıca kaza,
müvekkile sigortalı aracın hızlı olması nedeniyle değil geçiş üstünlüğüne uyulmaması nedeniyle meydana geldiğini, aracın bir an için hızlı olduğu kabul edilse dahi, kazanın oluşumunda hiçbir etkisi bulunmadığını, iki rapor arasında çok ciddi fark bulunduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedeline göre hasarın tespit edilmesi uygun olup, hesaplanan tazminattan iskonto uygulanması gerekirken iskonto uygulanmadan yapılan hesaplamanın hükme esas alınmış olması nedeniyle hatalı olduğunu,
müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulmayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan maddi zararı ile değişik iş dosyasındaki yargılama giderinin zarar sorumlularından istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan 24/05/2021 tarihli ATK Trafik İhtisasa Dairesi'nin bilirkişi raporunda; sürücü ...'nin idaresindeki araçla olay mahalli kavşakta yeterli kontrolü sağlaması, kendisine hitaben bulunan "Dur" trafik işaret levhasını dikkate alması,
bölünmüş yolu takiben düz seyreden davalı sürücü yönetimindeki araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği; davalı sürücü ...'in idaresindeki araçla kavşağa yaklaşırken kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi, zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği;
davacının işleteni olduğu aracın sürücüsü ...'nin %80, davalı sürücü ...'in %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Bu durumda hükme esas alınan kusur bilirkişi heyet raporunun olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yine, davacının maddi zararının belirlenmesi için alınan 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ... plaka sayılı ... marka/tip, 2014 model aracının 24/06/2019 tarihli kaza sonucu meydana gelen hasarı nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı,aracın hasarlı değerinin(sovtaj) 50.000 TL, dava konusu kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 90.000 TL olabileceği, bunun sonucunda davacının 40.000 TL olan maddi zararının kusur oranına göre 8.000 TL bedelin davalılardan talep edebileceği; ayrıca değer kaybı hesabının mümkün olmadığı tespit edilmiştir.Ancak.
HMK'nin 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.
Dosya kapsamında hükme esas alınan 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporu davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmiş olup davacı tarafça bilirkişi raporun tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde rapordaki kusur değerlendirmesine ilişkin beyanda bulunmuş; davacının maddi zararına ilişkin teknik değerlendirmeye itiraz edilmemiştir.
Bu haliyle HMK'nin 357/1.maddesi çerçevesinde davacı tarafça bilirkişi raporundaki maddi zarara ilişkin tespitlere süresinde itiraz edilmediğinden rapordaki değerlendirme davalı taraf için usulü kazanılmış hak oluşturmakta olup, değer kaybı tazminat miktarına yönelik istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır.Mahkemesince hükme esas alınan 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları, piyasa değeri dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı,gerekçeli,
denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Son olarak, davacı vekili dava dilekçesiyle Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/79 D.iş sayılı dosyasından delil tespiti yaptırmış ve toplam 1.283,90 TL ödediği bedeli talep ettiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle Mahkemenin bu konuda karar vermemesi hatalıdır.Hükmün delil tespiti gideri yönünden düzeltilmesine delil tespiti masrafının yargılama giderlerine eklenmesine, davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1126, K. 2025/988, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama