KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1143
- Karar no
- 2025/197
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/3/2022
- Numarası
- 2021/744 (E) - 2022/216 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.401 kelime·7 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücü ...'nun yönetimindeki ... plakalı aracın, adı geçen sürücünün kusuruyla, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araca çarparak, adı geçen davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 5.800 TL sürekli sakatlık tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici bakıcı gideri, 50 TL sürekli bakıcı gideri, 50 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 6.100 TL maddi tazminatın davalı ...
Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılamada kesin hüküm verildiğini de belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından kesin hükümle sonuçlandırıldığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 253'üncü maddesinin 19'uncu fıkrası ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "i" bendi, aynı maddenin 1'inci fıkrası ve anılan Kanun'un 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarıca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle. İtiraz Hakem Heyeti kararlarının kesin hüküm teşkil etmediği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30'uncu maddesinin 12'nci fıkrasında hakemin verdiği kararların mahkeme kararları gibi ilam niteliğinde sayılmasına ve kesin hüküm oluşturmasına ilişkin bir hükme yer verilmediğini.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1725 soruşturma numaralı dosyasında müvekkili davacı ile dava dışı araç sürücüsünün edimsiz uzlaşma sağlamasını, müvekkilinin sigorta şirketinden alacağının sona erdirmeyeceğini, CMK'nin 255'inci maddesi uyarınca bir suçtan dolayı iki veya daha fazla kişinin ceza sorumluluğu söz konusuysa uzlaşmadan ancak uzlaşan kişinin yararlanabileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır.
Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır.
Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir.
Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Öte yandan dava konusu uyuşmazlığın, daha önce kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması da dava şartlarındandır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm vardır.
Aynı dava (uyuşmazlık) yeni bir dava konusu yapılamaz; yapılırsa, mahkemenin kesin hüküm varlığını kendiliğinden gözeterek davayı esasa girmeden (usulden) reddetmesi gerekir.
HMK'nin 303'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca bir davaya şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarını, her iki davanın dava sebeplerini ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması zorunludur.
Bu nedenle maddi anlamda kesin hükmün varlığının belirlenmesi bakımından eski (ilk) dava ile yeni (ikinci) davanın, konularının aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski (ilk) davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni (ikinci) davanın talep sonucunun karşılaştırılması gerekir. İkisi aynı ise dava konularının aynı olduğu sonucuna ulaşılacaktır.
Hemen belirtmek gerekir ki, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "i" bendinde belirtilen dava şartlarından olan aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması koşulunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi için eski (ilk) davanın biçimsel anlamda da kesinleşmiş olması da gerekmektedir. Diğer yandan HMK'nin 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan Uyuşmazlık Hakem kararının incelenmesinden; talep eden ... vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna 12/1/2021 günü sunulan dilekçeyle, ... plakalı otomobil ile davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin karıştığı kazada, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili davacının Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen Adli Tıp Raporuna göre %8 oranında sürekli iş göremezliğe, 4 ay geçici iş göremezliğe ve 15 gün geçici bakım gereksinimine neden olacak biçimde yaralandığını ileri sürerek, şimdilik 5.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunmuş.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 31/5/2021 gün ve 2021/5168 (E) - 2021/70056 (K) sayılı kararıyla, davalı sigorta şirketinin 7.225,29 TL sürekli iş göremezlik, 103,68 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 7.378,97 TL maddi tazminattan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, başvurunun kabulüne, 7.378,97 TL maddi tazminatın 8/9/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... Sigorta AŞ'den alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 17/8/2021 gün ve 2021/İ.21425 - 2021/İHK 25764 sayılı kararıyla, davalının sigortalısı olan araç sürücüsü ve işleteni ile uzlaşan başvuru sahibinin artık tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davalı ... Sigorta AŞ vekilinin itirazının kabulüne, davanın reddine miktar itibarıyla kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 17/8/2021 gün ve 2021/İ.21425 - 2021/İHK 25764 sayılı kararının maddi anlamda kesin hüküm oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Yukarıda da açıklandığı gibi Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 31/5/2021 gün ve 2021/5168 (E) - 2021/70056 (K) sayılı kararıyla, davalı ...
Sigorta AŞ aleyhine toplam 7.378,97 TL maddi tazminata hükmolunmuş; bu karara karşı adı geçen davalı sigorta şirketinin itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 17/8/2021 gün ve 2021/İ.21425 - 2021/İHK 25764 sayılı kararıyla, itiraz kabulüne, davanın reddine hükmolunmuştur.
Bu itibarla, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 31/5/2021 gün ve 2021/5168 (E) - 2021/70056 (K) sayılı kararıyla belirlenen toplam maddi tazminatın tutarının 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30'uncu maddesinin, 12'nci fıkrasında öngörülen 40.000 TL olan temyiz başvuru sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, davalı ...
Sigorta AŞ vekilinin itirazı üzerine verilen Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 17/8/2021 gün ve 2021/İ.21425 - 2021/İHK 25764 sayılı kararının, sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı yönünden kesin olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Ancak davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2021/5168 (E) sayılı davasında sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı talep etmiş; eldeki davada ise belirsiz alacak davası niteliğinde sürekli sakatlık tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Eldeki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen dava, davanın konusu bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talepleri yönünden aynı olmakla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen davadan farklı olarak davacı eldeki davada geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebinde de bulunmuştur.
Bu itibarla Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen dava ile eldeki davanın konusu, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebi yönünden farklı olduğunun anlaşılması karşısında bu talepler yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen davanın kesin hüküm oluşturduğundan söz edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Diğer yandan eldeki dava henüz kesinleşmeden davanın reddine dayanak CMK'nin 253'üncü maddesinin 19'uncu fıkrasında yer alan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;..." ibaresi Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 gün ve 2023/43 (E) - 2023/141 (K) sayılı kararıyla iptal edildiği, böylece uzlaşmanın sağlanmasının, tazminat davası açılmasına engel olmayacağının anlaşılması karşısında, işin esasına girilip tarafların ileri sürdükleri kanıtlar toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1143, K. 2025/197, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama