KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/115
- Karar no
- 2025/551
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22/09/2021
- Numarası
- 2020/378 Esas - 2021/790 Karar
- Davanın konusu
- Araç hasar tazminatı
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkiline ait ... yabancı plakalı ... markalı araca davalının sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından arkadan çarpmak suretiyle kaza meydana geldiğini, sigortalı tarafından davalıya aynı gün kazanın ihbar edildiğini, müvekkilinin tatil amaçlı Türkiye'de bulunması ve dönüş tarihinin gelmiş olması sebebiyle aracın tamir edilemediğini, müvekkilinin mutad ikametgahının Almanya olduğunu, aracın Almanya'da bir eksper tarafından muayene edilerek eksper raporu düzenlendiğini,
7.205,45 Euro masraf oluştuğunu belirterek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödeme tarihideki geçerli Euro-TL kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile maddi hasar bedeli 2.800 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek ve hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda eksiklikler olduğunu, kazanın 2019 yılında vuku bulduğu düşünüldüğünde aracın değerinin tamir masraflarının üzerinde olduğunu, bilirkişinin, mahkeme tarafından kendisinden beklenmeyen konularda görüş beyan ettiğini, buna göre aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağının dava konusu olmadığını, bilirkişi raporuna dayanarak yerel mahkemenin aracın yurt dışı piyasa değerini de çok düşük tespit ettiğini, alman ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihte ve aracın donanımı da göz önüne alındığında araca biçilen 7.000 Euro piyasa değerine göre gayet normal olduğunu,
aradan iki yıl geçtikten sonra aracın piyasa değerinin düşük olmasının müvekkilin kusuru değil geciken adaletin sorunu olduğunu, müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, mutad ikametgahının da yurt dışı olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde sadece tatil amaçlı olarak, sınırlı bir süre için Türkiye'de bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin bu hususu yeterince değerlendirmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili, sigorta bedeli, sigorta değeri ve ödenecek tazminat tutarının belirlenmesinde müvekkilinin yürürlükteki mevzuata ve sigortacılık icaplarına uygun hareket ettiğini, aracın hasarı ile ilgili tespit yapılamaması nedeniyle bedelsiz kapatıldığını, aracın yurtdışında olduğundan dolayı görülemediğini, bu sebeple araç ekspertizi yapılamadığını, hasar bedeli açısından, Türkiye de belirlenen gerçek hasar bedelinin hesaplanması gerektiğini, aynı zamanda haksız fiilin Türkiye'de gerçekleştiğini, aracın değiştirilmesi için gerekli tüm parçaların orjinalinin ülkemizde mevcut olduğunu,
üretici ve satıcı firmanın yetkili servislerinin ülkemizde bulunması sebebiyle onarımın 1 gün içerisinde yerine getirileceğini, hasar bedeli açısından, söz konusu ekonomik dalgalanmaların neticesinde ortaya çıkan fahiş farkın hakkın kötüye kullanımı anlamına geldiğini, somut olayda, kazaya karışan aracın faaliyet gösteren sigorta şirketi nezdinde kasko ve zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, hasar tazminatı istemine ilişkindir.Somut olayda, alınan bilirkişi raporunda.
17/07/2019 tarihinde meydana gelen kazaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu ve hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, dava konusu ... plaka sayılı ... marka/tip, 2008 model otomobilin Almanya koşullarında piyasa rayiç değerinin 5.800 Euro ve kaza sonrası hasarlı-sovtaj değerinin 3.000 Euro olabileceği, hususu dikkate alındığında, aracın tamirinin Almanya şartlarına göre ekonomik olmayacağı, aracın pert-total kabul edilebileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Hasar tazminatı belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun davacının aracının hasarlı parçaları, rayiç değeri dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, Mahkemesinin hasar raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek; kaza tarihinde davalı sigortacının 39.000 TL olan teminat limitinin o tarihte 6.404 Euro olduğundan yasal düzenlemelere uygun ve teminat limiti dahilinde isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/115, K. 2025/551, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama