KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Dosya no
- 2022/1150
- Karar no
- 2025/1677
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/02/2022
- Numarası
- 2016/35 Esas - 2022/138 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ZMMS sigortası bulunmayan ...plakalı tırın karıştığı kazada müvekkilinin yaralanarak kalıcı şekilde sakatlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik meslekte kazanma gücü kaybı için 600 TL, bakıcı gideri için 200 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için 200 TL olmak üzere toplamda 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili ile alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulü ile meslekte kazanma gücü kaybı yönünden; 33.440,92 TL'nin, tedavi gideri bakımından; 638,40 TL'nin bakıcı gideri bakımından; 829,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, alınan raporlarda net bir kusur tespiti yapıldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinin 21/12/2018 tarihli raporunda, kusur oranları seçenekli belirlenmiş. 1- Olay bilirkişi raporunda belirtilen şekilde aracın sol ön kısmıyla seyir yoluna giren yayaya çarpması durumunda meydana gelmiş ise. A) Sürücü ... olay yerinde seyri sırasında seyir yoluna giren yaya nedeniyle etkili fren tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki aracın yayaya çarptığı olayda % 30 oranında.
B) Davacı yaya ... ... taşıt yoluna girmeden önce yolu kontrol etmesi, gelen araçların hız ve yakınlık durumlarını dikkate alıp, araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden taşıt yoluna girip, gelen aracın kendisine çarptığı olayda %70 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılmış ve bu seçenek mahkemece hükme esas alınmıştır.
Somut olayda savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davalı sürücünün kusursuz olduğundan takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Bu durumda, alınan bilirkişi raporlarıyla ve ifadelerle uyumlu, olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun 1. seçeneğinin hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1150, K. 2025/1677, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama