KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/1426
- Karar no
- 2025/685
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29/03/2022
- Numarası
- 2019/265 Esas - 2022/328 Karar
Karar Metni
1.446 kelime·7 dk okuma
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 12/12/2018 tarihinde davalı ... Sigorta bünyesinde sigortalı bulunan davalı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin çocuğu ...'ya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, ZMMS poliçesi kapsamında davalı ...
Sigorta'ya 26/12/2018 tarihinde başvuru yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilleri ... ve ... adına ayrı ayrı 40.000'er TL manevi tazminat, (davalı ...'ten) 1.000 TL maddi tazminat ile 50 TL cenaze giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacı ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı talebine yönelik açılan davasının kabulü ile 54.237,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...
Sigorta AŞ yönünden 13/04/2019 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 12/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı talebine yönelik açılan davasının kabulü ile 57.063,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...
Sigorta AŞ yönünden 13/04/2019 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 12/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, davacıların cenaze ve defin gideri tazminatı talebine yönelik açılan davalarının kabulü ile 1.240 TL cenaze ve defin tazminatının davalı ...
Sigorta AŞ yönünden 13/04/2019 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 12/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davacı ...'nın manevi tazminat talebine ilişkin açılan davasının kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak bu davacıya verilmesine,
davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'nın manevi tazminat talebine ilişkin açılan davasının kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak bu davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili, davacılar murisi ...'nın güvenlik elemanı olarak çalıştığından dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığı araştırılmaksızın hüküm kurulduğunu, davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından PSD bağlanıp bağlanmadığı araştırılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin uzlaşma olmadan sonuçlandığı bizzat davacılar tarafından belirtildiğini, arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkil şirket ilk toplantıya katılarak davacı tarafa teklif sunduğunu, davacıların teklifi kabul etmemeleri üzerine,
ikinci toplantı müvekkil şirketin yokluğunda yapılarak dosya uzlaşmama olarak kapatıldığını, Yargıtay'ın 14/01/2021 tarihli kararında da belirtmiş olduğu üzere kabul anlamına gelmemek kaydı ile aleyhe hüküm kurulması halinde aktüer hesaplamasında TRH 2010 Kadın-Erkek Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınması gerekirken,
TRH 2010 yaşam tablosu ve Progresif rant tekniği 1/Kn (%10 arttırım ve %10 iskonto) tekniği üzerinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı ve CD içeriğinden müteveffa yayanın nizamlara aykırı şekilde orta ada üzerinden karşıya geçiş yaptığı;
sürücülerinde de kavşağa yaklaşırken hızlarının azaltmadığından kazanın gerçekleştiği anlaşılan olayda iş kazasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K.,
2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).
Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri üzerinden destek anne ve babaya da pay verilerek, evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimali de değerlendirilerek.
SGK ödemesinin olmadığı açıklanarak yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11 Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.Ancak, davalı sigorta şirketinin ilk oturuma katıldığı bu nedenle,
6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranına göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalı sürücü yönünden daha az arabuluculuk yargılama gideri hükmedilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1426, K. 2025/685, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama