KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/161
- Karar no
- 2025/1032
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/10/2021
- Numarası
- 2021/314 Esas- 2021/723 Karar
- Davanın konusu
- İstirdat
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle yolcu konumunda bulunan davalıya 75.600 TL ödeme yapılıp ibraname alındığını, daha sonra İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/286 (E) sayılı dosyasında davalı ...'ın kalıcı maluliyetinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini, ödenen 75.600 TL'nin ödeme tarihi olan 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde,
taraflar arasında sulh anlaşması yapıldıktan sonra bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sulh ptorokolünün kesin hüküm niteliğinde olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sulh anlaşması yapıldığından alınan maluliyet raporuna itiraz etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
yapılan sulh anlaşmasının rapordan sonra değil çok daha önce yapıldığını, davacının maluliyet oranı ve hak edeceği tazminat belirlenmeden önce verilen bu ibranamenin henüz belirli hale gelmemiş alacağa dair olduğunu, davalının sürekli sakatlığının söz konusu olmadığının Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile kesinleştiğini, aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazası sonucu zarar gören davalıya ödenen maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 78/1. maddesinde, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davalı yaralanan yaya tarafından davacı sigortacıya karşı İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/286 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılama aşamasında taraflar sulh anlaşması yaparak davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmıştır.Davacı sigorta şirketinin yargılama aşamasında maluliyetin tespitine yönelik rapor alınmadan önce kendi isteği ile ödeme yapmış olması karşısından lütuf ödemesi yaptığı, böylece davacının herhangi bir zorlayıcı neden bulunmaksızın, zarar gören davalıya kendi isteği ile hasar tazminatını ödediğinin anlaşılmış olması karşısında;
borçlanmadığı edimi kendi rızasıyla yerine getiren davacının, bunu kendisini borçlu sanarak ödediğini kanıtlayamadığından, kendi isteği ile ödediği paranın iadesine ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Yine davacı vekili davanın tazminat davası olduğunu, bu nedenle davanın tamamen reddi halinde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; eldeki davada söz konusu alacak haksız fiilden kaynaklanmadığı gibi, geri talep edilen bedel de tazminat niteliğinde olmadığından davacının bu yöndeki istinaf isteminin de reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/161, K. 2025/1032, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama