KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2022/40
- Karar no
- 2025/754
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/10/2021
- Numarası
- 2020/391 (E) - 2021/840 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.717 kelime·9 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine ait dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı otobüsün seyir halinde iken aynı yönde sağ şeritte seyreden ... plakalı kamyona çarpması sonucu meydana gelen kazada, otobüste bulunan davacı ...'un ağır biçimde yaralandığını belirterek,
belirsiz alacak davası niteliğinde 100 TL tedavi gideri, 100 TL geçici iş göremezlik zararı, 100 TL ekonomik geleceğin tehlikeye girmesinden kaynaklanan zarar, 100 TL iş gücü kaybı zararı, 20.000 TL maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 20.400 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline;
davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL manevi tazminatın davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinden, kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 4/5/2021 günü sunduğu maddi tazminata ilişkin bedel belirleme dilekçesiyle davacı ... için talep ettiği maddi tazminat miktarının 385.823,91 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde, davaya bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine karşı açılan davaya bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin 25/2/2020 gün ve 2019/361 (E) - 2020/ 154 (K) sayılı kararının, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9'uncu Hukuk Dairesinin 30/12/2020 gün ve 2020/1249 (E) - 2020/4223 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasının ardından, ilk derece mahkemesinin 2/2/2021 gün ve 2021/71 (E) - 2021/97 (K) sayılı kararıyla, ...
Sigorta AŞ'ye karşı açılan davayla birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince, 385.823,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinden kazanan meydana geldiği 7/12/2018 tarihinde, davalı ...
Sigorta AŞ'den ise 14/6/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine; davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine; davacı ... için 75.000 TL, davacı ... için 35.000 TL, davacı ... için 35.000 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 7/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinden alınarak adları geçen davacılara ödenmesine;
fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...
Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla 360.000 TL teminat limitiyle sorumlu olduğunu, ilk derece mahkemesinin ise, hükümde müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ibaresine yer vermiş ise de 385.823,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilerek icra edilmeye uygun anlaşılır hüküm verilmediğini; kalıcı maluliyet oranının belirlenmesinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasında müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, idari yargı yerinde görülmesi gereken davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, trafik kazası tespit tutanağında kusur oranları belirtilmiş olsa dahi mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yapılarak kusur oranlarının yeniden incelenmesi gerektiğini, davaya bakma yetkisinin Diyarbakır Mahkemesine ait olduğunu belirterek,
ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 110'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile anılan maddenin gerekçesi, Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 gün ve 2013/68 (E) -165 (K) sayılı kararı ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 158'inci maddesi uyarınca adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili olan Uyuşmazlık Mahkemesinin 13/7/2020 gün ve 2020/411 (E)- 2020/480 (K), 13/7/2020 gün ve 2020/381 (E)- 2020/479 (K), 13/7/2020 gün ve 2020/369 (E) – 2020/477 (K) sayılı kararları karşısında, trafik kazasından kaynaklanan eldeki maddi ve manevi tazminat davasının adli yargı yerinde.
HMK'nin 6'ncı maddesi iye 7'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca maddi tazminat davası yönünden davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile ihtiyari dava arkadaşı olan ...
Sigorta AŞ'nin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasında isabetsizlik görülmemiş; davacı ...'un yolcu olarak bulunduğu kazaya karışan ... plakalı otobüsün Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine ait olduğunun anlaşılması karşısında, davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin işleten sıfatıyla KTK'nin 85'nci ve 88'inci maddeleri uyarınca davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zarardan sorumlu tutulmasının yerinde olduğu sonucuna varılmış;
hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda, yönetimindeki ... plakalı otobüsle yerleşim yerinde seyir halinde iken, önünde seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmemek suretiyle, aynı yönde sağ şeritte seyir halinde olan dava dışı ... 'nun yönetimindeki ... plakalı kamyonun damper bölümüne arkadan çarpan dava dışı sürücü ...'in %100 oranında asli ve tam kusurlu, ... plakalı kamyon sürücüsü ...'nun ise kusursuz olduğu bilidirilmiş, böylece kazaya karışan araçların kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek,
olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen raporda davacı ...'un 7/12/2018 günü maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızasının, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde adı geçenin özürlülük oranının %18 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirilmesi;
hükme esas alınan aktüreya hesap uzmanı bilirkişinin raporunda da, anılan raporda yer alan özürlülük oranı dikkate alınarak hesaplama yapıldığının anlaşılması karşısında, davalı sigorta şirketi vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Ancak, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının hüküm fıkrasında açık biçimde gösterilmemesi suretiyle HMK'nin 297'nci maddesinin 2'nci fıkrasına aykırı davranılmasına isabet görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/40, K. 2025/754, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama