KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Dosya no
- 2022/501
- Karar no
- 2026/358
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/10/2021
- Numarası
- 2020/416 (E) - 2021/704 (K
- Davanın konusu
- Rücuen Tazminat
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ...'un yaralandığını, zarar gören ...'un müvekkili şirkete yaptığı başvurunun reddedildiğini, bunun üzerine ... tarafından ... Tahkim Kuruluna müracaat edildiğini, ...
Tahkim Kurulu'nun 22/05/2019 tarih ve 2019/32754 (E) - 2019/42502 (K) sayılı kararı gereğince müvekkili ... şirketi aleyhine hüküm verildiğini, karara yapılan itirazların reddedildiğini ve kararın kesin olduğunu, zarar görenin vekiline 35.009 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 46.477,12 TL ödendiğini, aynı kazada diğer zarar görenler ... tarafından Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/486 (E) - 2016/420 (K) sayılı kararı ile hem müvekkili hem de davalı şirket aleyhine dava açıldığını, zarar görenin yolcu, aracın minibüs olduğu, kazanın taşımacılık faaliyeti esnasında meydana geldiği,
... şirketleri arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunmadığı, zararın öncelikle zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortasından karşılanması gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile 35.009 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ve protokol gereği 5 puan fazla faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 35.009 TL tazminatın ödeme tarihi olan 04/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve protokol gereği 5 puan fazla faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; rücu davasına konu alacağın müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, ikinci aktüer hesaplaması yapılırken şirketin ödeme yaptığı tarihin dikkate alınması gerektiğini, davacının sunmuş olduğu rapora dayanak yapılan kalıcı maluliyet hesaplamasının hatalı olduğunu, kazazedenin emniyet kemeri takılı olmayıp müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, zorunlu trafik ... poliçesi nezdinde hak sahibine ödenen tazminatın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısı davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde dava konusu aynı kazaya ilişkin araçta bulunan diğer yolcular tarafından açılan davada yapılan yargılama sonucu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/05/2019 tarih ve 2016/14799 (E) - 2019/6901 (K) sayılı kararında "Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre, “Bu ... ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde,
sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı ... tutarlarına karar temin eder.“ 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını ... ettirmek zorundadır.
Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır.
Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu ... teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Somut olayda davacılar tek taraflı kazada cismani zarar nedeniyle yolcu olarak bulundukları minibüsün zorunlu trafik sigortacısı ve zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısına karşı maddi tazminat davası açmıştır. Davacıların zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısına başvurabilmesi için aracın ticari taşıması olması gerekir.
Somut olayda ceza dosyasındaki beyanlardan, kaza yapan aracın sürücüsü dahil tüm yolcuların akraba olduğu, araçta gezme ve ziyaret amaçlı seyahat ettikleri, ücretli yolcu olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı davalı ... ...
AŞ yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı ... şirketi tarafından araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ... soruşturma dosyasında yer alan ifadesinde araçta bulunanların akraba olduklarını ve birlikte akraba ziyaretine gittiklerini beyan etmiştir. Dolayısıyla yukarıda yer alan Yargıtay Kararı ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümleri göz önüne alınarak teminat dışı kalan ödemenin rücu talebiyle açılan eldeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne yönelik karar hatalı olmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/501, K. 2026/358, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama