KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Dosya no
- 2022/632
- Karar no
- 2026/412
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/11/2021
- Numarası
- 2019/679 (E) - 2021/766 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.627 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
AŞ'ye ... (...) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ın alkollü biçimde sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken karşı şeride geçerek başka araçlara çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkillerinin oğlu ...’ın vefat ettiğini, davalı ... hakkında Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/85 (E) sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını ve yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur bilirkişi raporunda davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu,
kazaya karışan diğer araç sürücüleri ile müteveffanın ise kusursuz olduğu yönünde rapor tanzim edildiğini, destekten yoksun kalma ve maddi tazminat bedellerinin ödenmesi için sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, ... plakalı aracın poliçesinin 01/01/2019 tarihinde satıştan dolayı iptal olduğunu, 15 günlük yasal süresinin de geçtiği için bu süreyi de kapsamadığını, kaza tarihinin 27/01/2019 olması nedeniyle talebin dikkate alınmadığını ve kazayla ilgili Güvence Hesabına başvurabileceğinin bildirilerek başvurunun reddedildiğini, Güvence Hesabına yapılan başvurunun da poliçenin davalı ...
AŞ tarafından düzenlenmesi nedeniyle reddedildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ...için 5.000 TL, davacı... için 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren T.C.
Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede belirtilen azami teminat ile sınırlı olmak üzere) tahsilini talep ve dava etmiş. 01/07/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı... için 193.001,30 TL'ye, davacı ...için 145.105,58 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar ... AŞ vekili ile ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince; kaza tarihi itibari ile sürücüsü kusurla aracın geçerli trafik sigortası bulunduğundan ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 61.645,76 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı ... AŞ yönünden 09/03/2019 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...
AŞ ve ...'dan tahsilden tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 81.993,48 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı ... AŞ yönünden 09/03/2019 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...
AŞ ve ...'dan tahsilden tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a ödenmesine, sigorta teminat limit kapsamı dışından kalan 25.417,59 TL destekten yoksunluk tazminatınun davalı ...'dan kaza tarihi 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, sigorta teminat limit kapsamı dışından kalan 33.807,30 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacı...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinde müteveffa ... 17 yaşında bekar ve çocuksuz olarak vefat etmiş olup anne ve babasından başkaca herhangi bir hak sahibi bulunmadığından garameten paylaştırma yapılamayacağını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi için gerekli şartların oluşmadığını, taktiri indirim halinde karşı taraf vekâlet ücretine hükmedilemeyecek olup davalı ... AŞ'ye yönelik ret vekâlet ücretlerinin yanlış hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...
AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı araç bulunmadığını, zarar belirlenirken ... yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffa kaza tarihinde henüz 18 yaşını doldurmamış olduğundan anne ve babası için hesaplanacak tazminattan yetiştirme gideri düşülmesi gerekirken yetiştirme gideri tenzil edilmeksizin hesaplama yapıldığını, müteveffanın alkollü sürücüsünün aracına bilerek binmesi ve emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, müterafik kusur nedeniyle hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini,
kusur tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf eden davacılar vekili ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvuru nedenleri göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle davalı ...
AŞ tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olduğu yönündeki kabulün yerinde olmasına, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı, denetime elverişli ve kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası ile uyumlu kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmasına, davacıların destek tazminatlarının pay dağılımına ilişkin tespitin ve tazminat hesabında progresif rant formülüne göre (teknik faiz uygulanmadan) yapılan hesaplamanın doğru olmasına, desteğin yolcu olduğu kazada müterafik kusuru bulunduğunun kabulü ile %20 oranında sonuç tazminattan yapılan indirimin yerinde olmasına,
faiz başlangıç tarihinin doğru tespit edilmesine ilişkin Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekili ile davalı ... AŞ vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak; hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.
Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre meydana gelen kazada davacıların desteğinin olduğu araçta üç kişinin olduğu ve üç kişinin birbirleriyle tanışık oldukları anlaşılmaktadır.
Ceza dosyasında yer alan ifadeler taşımanın hatır taşıması olduğunu kabul etmek için yeterli değildir. Taşımanın sadece davacıların desteğinin yararına olduğuna ilişkin delil bulunmamaktadır. Buna göre hatır taşıması ilişkisi ispat edilemediğinden hükmolunan tazminattan hatır indirimi yapılmaması gerektiği sonucuna ulaşılmış, bu yöne ilişkin davacılar vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Ayrıca ilk derece mahkemesince sonuç tazminattan desteğin müterafik kusuru ve hatır taşıması varlığının kabulü halinde önce %20, sonra kalan tazminattan tekrar %20 oranında indirim yapılması gerekirken, toplam tazminat tutarında %40 oranında indirim yapılmış olması hatalı olup, takdiri indirim yapılan kısım bakımından da davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/632, K. 2026/412, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama