KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/725
- Karar no
- 2025/944
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22/12/2021
- Numarası
- 2020/446 Esas - 2021/976 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının maliki olduğu ... plakalı çekicinin 28/09/2019 tarihinde yaptığı tek taraflı kazasında hasar gördüğünü, pert hasar tutarının ödenmediğini belirterek. fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, ... plakalı çekicinin pert hasar tutarının 1.000 TL kısmının temerrüt tarihi itibariyle avans faizi ile tahsilini,
sigorta şirketinin temerrüt tarihi ile yeni aracın temin edilmesine kadar geçecek süre için kazanç kaybının 1.000 TL kısmının (dava tarihi 01/10/2020 itibarıyla) avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili 28/09/2021 tarihli ıslah dilekçesinde talebini toplamda 85.994 TL'ye (temerrüt tarihi olan 20/12/2019'dan itibaren işleyecek avans faizi ile) yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;
davanın kabulüne, 6.000 TL ikame araç bedeli, 13.450 TL KDV tutarı ve 66.494 TL onarım bedelinin 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili;
yağsızlık nedeniyle meydana gelen hasarın, kazanç kaybının ve ikame araç bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında olmayıp müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının kazanç kaybı talebi olmasına ve bilirkişi raporunda kazanç kaybının kasko poliçesi kapsamında olmadığının tespit edilmiş olmasına rağmen bu konuda karar verilmediğini, davacının ikame araç bedeli olmamasına rağmen bu yönde karar verildiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını,
ikame araç bedelinin ancak sigortalının talebi üzerine ifa edilebileceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı araçta, trafik kazası neticesinde oluşan hasar tazminatı ile kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığına göre;
mahkemece bu bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından teknik rapora ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre sigortalı araçta meydana gelen hasar,kasko teminatı kapsamında olmakla birlikte, kazanç kaybı dolaylı zarar olduğu için kasko poliçesi teminatı altında değildir. Araç mahrumiyet (ikame araç) bedeli.
Kaza sonrası aracın bakım ve onarım gördüğü süre boyunca kullanılamamasından kaynaklanan tazminatları ifade etmektedir. Kazanç kaybı ise.
Ticari amaçlarla kullanılan araçların kaza sonucu tamirde geçirdiği süre boyunca kullanılamaması veya işletilememesi sebebiyle yaşanan maddi kayıptır.Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde onarım süresi içinde ikame araç temin edilmemesi nedeniyle kazanç kaybı talebinde de bulunmuş, bilirkişi tarafından aracın makul onarım süresi 15 gün olarak belirlenmiştir.
Ancak, Kasko Sigortası Genel Şartlarında sigortacının ikame araç temin etme zorunluluğu/yükümlülüğü bulunmayıp taraflar arasındaki sözleşme özel hükümlerinde de bu yönde bir hüküm yoktur. Bu itibarla, kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin, araç mahrumiyet bedeli tazminatından sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilemesinde isabet görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/725, K. 2025/944, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama