KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Dosya no
- 2022/811
- Karar no
- 2026/225
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29/11/2021
- Numarası
- 2020/673 (E) - 2021/1118 (K
- Davanın konusu
- Rücuen Tazminat
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın ağır kusurlu hareketi ile ... plakalı araca çarparak ağır şekilde hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, düzenlenen maddi hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre ... plakalı aracın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle 33.890 TL hasar tazminatı ödendiğini,
müvekkili şirket sigortalısı ve ...Limited Şirketi kazadan önce aracı satmış ise de aracı sattığını ve poliçeyi feshettiğini müvekkili şirkete bildirilmediğini, dava dışı ...'in vefat etmesi nedeniyle davalılar ... ve ...'in müvekkili şirkete karşı mirasçı sıfatıyla hukuken sorumlu oldukların belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 33.890 TL tazminatın ödeme tarihi olan 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile teminat alınmaksızın ... plakalı aracın üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için trafik kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...Limited Şirketi yönünden reddine
karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ters şeritte seyreden bir aracın kasıtlı olmadığı ya da en azından ağır kusurlu olmadığının kabul edilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, ZMSS sigortacısının, sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuru nedeniyle gerçekleştiğini ileri sürdüğü trafik kazasından dolayı, dava dışı zarar görene poliçe kapsamında yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 95/2. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Yasa gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilir.
Sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için -somut olay bağlamında- kazanın meydana geliş şekli itibarıyla kazanın sigortalı aracın sürücüsünün ağır kusuruyla meydana gelmesi gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunu'nun 1409/2. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Somut olayda davacı sigortalısı araç sürücüsünün ters şeride girerek tam kusurlu olarak kazaya sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle sadece ters yöne girerek kazaya sebep olan dava dışı sürücünün ZMSS poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde yer alan ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceğinden rücu şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/811, K. 2026/225, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama