KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2022/836
- Karar no
- 2025/1114
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 02/11/2021
- Numarası
- 2020/693 Esas - 2021/817 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 07/08/2019 tarihinde davalıya sigortalı ... plakalı araç ile davacı ...'a ait ... plakalı araç arasındaki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında 2.871,68 Euro hasar ve 150 Euro değer kaybı meydana geldiğini,
maddi zararının 08/12/2020 tarihinden itibaren (kaza tarihindeki teminat limitinin temerrüt tarihindeki karşılığı dikkate alınarak) yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince: "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 700 Euro hasar tazminatı ile 150 Euro değer kaybı bedelinin 08/12/2020 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 10/06/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler tekrar edilerek, yeni bir inceleme yapılmaksızın tanzim edilen ATK raporunun hükme esas alınamayacağını, parça değişimi yerine yapılacak işlemlerin araçta değer kaybına yol açacağı dikkate alınmadan rapor hazırlandığını, müvekkiline ait aracın onarımının Almanya'da yapılacağından hasar tespitinde Almanya rayiçlerinin ve standartlarının uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili ise: Olay günündeki yabancı para üzerinden saptanan zararın Türk Lirasına çevrilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiğini,
davacı tarafından araçların yurt dışında onarımının yapıldığına dair dosyaya bir belge sunulmadığını, onarım yapılan araçlar için fatura kesilmesinin zorunlu olduğunu, faturalar dosyaya sunulmadan KDV'den müvekkilinin sorumlu olamayacağını, davacıya ait aracın hasar gören plastik ön tamponunun onarım ile eski haline geldiğini, plastik olan parçanın değişiminin aracın değerinin düşmesine neden olmayacağını, değer kaybının hatalı belirlendiğini, sigorta şirketine başvuru yapmadan ekspertiz raporu alan tarafın iyi niyetinden bahsedilemeyeceğini ve ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası sebebiyle araç hasar ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda Mahkemece alınan 17/08/2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda; davacıya ait ... plakalı otomobilin kaza tarihinde 29.406 kilometrede olduğu, aracın ön-sağ farın altında tampon üzerinde çizik ve göçük şeklinde küçük hasarın oluştuğu, tampon üzerindeki hasarın basit onarımla giderilebilmesinin mümkün olduğu, aracın sağ farının ve park sensörünün değişiminin gerektiği belirtilmiştir.
05/10/2019 tarihinde düzenlenmiş olan ekspertiz raporunda belirtilen diğer kalemler, aracın Almanya içerisinde onarımının yapıldığına ilişkin delil sunulmadığından 700 Euro hasar tazminatının dosya içeriğine uygun olduğu, aracın kilometresinin düşük oluşu dikkate alındığında kaza sonrası uğradığı değer kaybının 150 Euro olduğu bildirilmiştir.
Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olmasına, davacıya ait aracın değerinin piyasa araştırması ve ekspertiz rapor içeriği nazara alınarak yapılmasına göre, mahkemece bu bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tarafların bilirkişi raporlarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, yargılama gideri niteliğinde olan ekspertiz ücretinin tarafların kusur ve dolayısıyla davanın kabul ve ret oranı gözetilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup. 713,52 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline şeklinde hüküm verilmesinde de isabetsizlik yoktur. Davacı, Türkiye'de gerçekleşen trafik kazası sonucu yabancı plakalı aracında oluşan zararının Euro olarak tazminini istemektedir.
TBK m. 99 hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Türk parası üzerinden tazminata hükmedilmesi genel kuraldır. Ancak, yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür.
Davacının Almanya'da yaşıyor olması nedeniyle aracındaki hasar için harcamanın yaşadığı ülkede yapılacağı kabul edilmekle, mahkemece yabancı para (Euro) cinsinden tazminata hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamakta ise de, yabancı para cinsinden belirlenen zarar için fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığa hükmolunması gerekirken yazılı şekilde döviz cinsi üzerinden tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/836, K. 2025/1114, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama