KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- 2022/953
- Karar no
- 2025/1880
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- 2018/784 (E) - 2021/1223 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının (ZMS sigortacısı) sigortalısı olan aracın karıştığı kazada davacının yaralanması nedeniyle, belirsiz alacak davası niteliğindeki davada 50 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsilini; bedel belirleme dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 101.030,67 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak ise 308,81 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçedeki teminat limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusurunun gözetilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; "davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 101.030,67 TL sürekli iş göremezlik ve 308,81 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 101.339,48 TL'nın davalı sigorta şirketinden 17/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsil ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine"
karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; progressive rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacı küçüğün askerlik ve öğrenim sürelerinin tazminat hesabında gözetilmediğini, davacının devamlı olarak bakım ihtiyacı bulunmamasına rağmen bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aile içi bakım yapılması nedeniyle bakıcı tazminatından indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin kafatası bölgesinde oluşması nedeniyle olay sırasında başında kask bulunmadığı için müterafik kusurun gözetilmesi gerektiğini,
talep edilebilecek faizin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz olduğunu, bu konudaki uygulamanın hatalı olduğunu, maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, ATK .... İhtisas Kurulundan veya ATK Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri) istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; bilirkişi tarafından Yargıtay içtihatlarına ve yargısal uygulamalara uygun şekilde progressive rant yöntemine ve TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak tazminat hesabının yapılmış olmasına,
davacı askerlik dönemi boyunca sağlıklı kişilerden daha fazla efor sarf edeceğinden, bu dönem için de sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmasına, mahkemece hükme esas alınan .../11/2021 tarihli, hekim bilirkişinin de içinde bulunduğu bilirkişi kurulu raporunda ATK tarafından düzenlenen 18 aylık iyileşme döneminin ilk 3 ayında yarı zamanlı bakıcı desteği bulunduğunun belirlenmiş olmasına, bilirkişi raporunda tazminat hesabına esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan uygun yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesine,
davacı bisiklet sürücüsünün kask takma zorunluluğunun 16/08/2022 tarihli Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile getirilmesine ve kaza tarihi olan 06/09/2016 tarihinde bu yönde bir zorunluluk bulunmamasına ve dolayısıyla davacının müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmemesine göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/953, K. 2025/1880, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama