İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/447 K.2023/1434

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2023/447Karar2023/1434Tarih31 Ekim 2023Okuma11 dk · 2.140 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
31 Ekim 2023
Dosya no
2023/447
Karar no
2023/1434
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
16/11/2022
Numarası
2021/787 (E) - 2022/884 (K
Davanın konusu
Maddi ve Manevi Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.140 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 09/03/2014 günü saat 09:00 sularında İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi kavşağında davalı ...

Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı tır ile içinde davacı müvekkillerinin bulunduğu davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari araç arasında kazanın meydana geldiğini, davalı ...'in sevk ve idaresindeki plakalı tır çekicisini kavşak bölgesinde yeteri kadar yavaşlamaksızın, geçiş üstünlüğüne riayet etmeksizin, kontrolsüz ve tedbirsiz bir şekilde ve doğrudan sola dönüş yapmak suretiyle karşı şeride sürmesi üzerine kazanın gerçekleştiğini,

davalı sürücü ... hakkında Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/267 (E) sayılı dosyasıyla taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığını, davalının ağır kusuru ile sebebiyet verdiği maddi ve manevi zararlardan kusuru nispetinde sorumlu olduğunu, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı tırın maliki ve işleteni sıfatı ile davalı ...

İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85. maddesi kapsamında maddi ve manevi zararlardan kusursuz, müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, ... Sigorta AŞ'nin sigortacı sıfatı ile maddi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ...

İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi üzerine kayıtlı diğer araçlar hakkında üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı ... için 100 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 100 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 100 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için 100 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat ile davacı ... için 100 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...

Sigorta AŞ'yi manevi tazminat taleplerinden vareste tutmak şartıyla her bir davalıdan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 17/03/2020 günü sunduğu dilekçe ile maddi tazminat yönünden ... için 3.567,69 TL evde bakım gideri ile 374,22 TL ulaşım masrafı, 5.076,51 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10.500 TL hastane tedavi gideri tazminatı olmak üzere talebini toplam 19.518,42 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ...

Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirkete 30/11/2013 - 30/11/2014 tarihleri arasında ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, poliçe limitleri dahilinde 268.000 TL teminat limitiyle sorumlu olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, kusur tespiti için dosyanın Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacıların maluliyetlerinin olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla bütün davacıların Adli Tıp Kurumuna (ATK) sevkine karar verilmesi gerektiğini,

hazırlanan bilirkişi maluliyet raporunda maluliyetin geçici ya da kalıcı nitelikte olup olmadığının belirtilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle davadan önce müvekkili şirkete müracaat edilmediğini, bu nedenle müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, dava konusu kaza nedeniyle davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, avans faizi talebinden bulunan davacının müvekkili sigorta şirketi arasında sözleşmeye dayanan bir ilişkisi olmadığını, davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını,

haksız fiilden kaynaklanan taleplerde kanuni faiz uygulanabileceğini, bu nedenle avans faiz talebinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili şirketin yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ...

İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in sevk ve idaresindeki araçta toplam yedi kişi bulunduğunu, servis niteliği olmayan hafif ticari araç içerisinde yedi kişinin taşınmasının kazanın meydana gelmesinde davacıların kusurlu olduğunu, trafik kazasına bağlı tedavi giderlerinin, 6111 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler neticesinde müvekkillerinden talep edilemeyeceğini, davanın trafik iş kazası olması halinde görevsizlik kararı verilmesini, davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) sorulmasına,

müvekkil şirket aracının üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karar Dairemizin 21/01/2021 tarih ve 2020/2358 (E) - 2021/67 (K) sayılı kararıyla kaldırılmış, görevli ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 14.709,21 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 17/11/2015 dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 09/03/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 1.000 TL, davacı ... için 3.500,00 TL, davacı ... için 1.500 TL manevi tazminatın 09/03/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ...

İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili dilekçesinde özetle; görevsizlik kararı verilen İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/439 (E) sayılı dosyanın duruşmasında tahkikatın bittiğinin belirtilmesine rağmen süresinde yapılmayan ıslaha itibar edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığını, özel bir hastanenin fatura olmaksızın ödeme yapıldığını iddia edemeyeceğini, trafik kazasına bağlı tedavi giderlerinin, 6111 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler neticesinde, müvekkillerinden talep edilmesinin mümkün olmadığını,

tedavi giderleri SGK tarafından Sağlık Uygulamaları Tebliği (SUT) hükümlerine göre karşılandığından kazazedenin fatura giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, taleple bağlılık ilkesi gereği evde bakım giderleri ile ulaşım giderinin davacının talepleriyle sınırlı olup buna göre toplam 18.519,41 TL'nin kusuru oranında %70'ine denk gelen 12.963,58 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, 14.709,21 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacıların iş görmezlik oranı, oluşan zararlarının hafif nitelikte olması,

özellikle Yargıtay'ın ölüm ve ağır bedeni zararlarda uyguladığı manevi tazminatlar dikkate alındığında her bir davacı için istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, tehiri icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilen KTK'nin 98. düzenlemesi gereği SGK'nin sorumlu olduğu tedavi giderlerinden müvekkil sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ispatlanmayan tedavi giderlerinden müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olacağı yönündeki değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, davacıların resmi ve kayıtlı gerçek geliri üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, davacıların muhtemel geliri üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ATK raporunda sadece davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresinin hesaplandığını,

davacının bakıcıya ihtiyacına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davacıların ulaşım giderlerine ilişkin talebinin dolaylı zarar niteliğinde olup trafik sigortası teminatı kapsamı dışında olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK 177/1.maddesi gereğince ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar her aşamada yapılması mümkündür. Bunun için mahkemenin ayrıca bir süre vermesine gerek bulunmamaktadır.

Ancak somut olayda, 04/02/2020 tarihli celsede davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarını tekrar ederek bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiş, mahkemece duruşmanın 2 numaralı ara kararında yeni rapor alınması yönündeki taleplerin reddine, 3 ve 4 numaralı ara kararlarında ise tahkikat aşamasında yapılacak başka işlem kalmadığından tahkikata son verilmesine, sözlü yargılamaya geçilmesine karar verilmiştir.

Dolayısıyla mahkemece rapora karşı itirazların duruşma ara kararı ile değerlendirilip tefhim ile açık yargılamaya devam olunarak davacı vekiline tekrar söz verilmesi varsa beyan veya talebinin alınması gerekirken bu usule uyulmadığından davacı vekilinin tahkikata son verildiğine ilişkin ara kararın yer aldığı celse sonrası dosyaya sunduğu ıslah dilekçesi doğrultusunda mahkemece karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Ortopedi ve travmatoloji uzmanı ve aktüerya hesap uzmanı olan bilirkişi tarafından düzenlenen 12/07/2022 tarihli hükme esas alınan raporda,

kombi ustası olarak çalışan davacı ...'ın aylık kazancı emsal ücretler göz önüne alınarak 1.227,12 TL olarak tespit edilip, geçici iş göremezlik tazminat tutarı 1.876,84 TL olarak hesaplandığı, davacının tedavi gördüğü hastanenin dosyaya sunduğu yazı cevabına istinaden 12.700,66 TL hastane ödemesi olduğu, 9 aylık geçici iş göremezlik süresi içerisinde doktor bilirkişi tarafından 4 aylık dönem için bakıcı desteğine ihtiyacı olduğu kabul edilerek 4.301,01 TL bakıcı gideri, dönemsel rayiç bedeller dikkate alınarak 1.000 TL pansuman, tıbbi malzeme gibi belgesiz tedavi giderleri ve 600 TL ulaşım gideri olduğu,

davalı araç sürücüsünün %70 kusuruna denk gelen tazminat miktarları toplamınında 14.898,01 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece %70 kusur oranı ve davacı vekilinin 17/03/2020 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda 14.709,21 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında; davacı ...'ın ... plakalı araçta yolcu olduğu göz önüne alındığında kazanın oluşumunda bu davacının kusurundan söz edilemeyeceği dolayısıyla talep edilen ve bilirkişi tarafından hesaplanarak hükmedilen tazminat kalemlerinde kusur indirimi yapılamayacağı sabittir.

İstinaf eden tarafların sıfatları ve istinaf itirazları ile davacı vekilinin 17/03/2020 tarihli ıslah dilekçesi ve 23/03/2022 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda yapılan incelemede.

Davacı ...'ın geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin hesaplamada davacının 9 ay geçici iş göremezlik süresi içerisinde %100 malul olarak kabul edilerek Yargıtay kararları doğrultusunda tespit edilen dosyadaki bilgi ve belgelere uygun emsal ücret üzerinden kusur oranı indirilmeksizin hesaplama yapılması gerekse de, mahkemece kabul edilen 1.876,84 TL geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf itirazında davalıların hukuki yararı bulunmamaktadır.

6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile KTK 98. maddesinde yapılan değişiklik ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sorumludur. Ancak, SGK, sözü geçen madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve Kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.

Dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan raporda, belgesiz tedavi giderleri hesaplanmış olup, yapılan bu hesaplama doğrultusunda tedavi gideri teminatı kapsamında kalan rayiç bedeller göz önüne alınarak makul miktarda hesaplanan ulaşım, pansuman, tıbbi malzeme vs. tedavi giderine hükmedilmiş olmasında, davacı ...'ın yaralanmasının niteliğine göre 4 aylık dönemde bakıcı desteğine ihtiyacı belirtildiğinden asgari ücretin bürüt tutarı üzerinden davacı için 4 aylık bakıcı gideri hesaplanmasında bir hata bulunmamaktadır.

Davacı ...'ın hastanede yapılan tedavisine yönelik hastaneden gelen 27/09/2019 tarihli yazıda davacıya ait fatura bilgisine ulaşılamadığı ancak 2014 yılında yapılan tedavi giderinin 20.000 TL olabileceği belirtilmiştir. Bu tedavi giderinden 7.299,34 TL'nin SGK tarafından karşılandığı sabittir.

Kalan tedavi giderine ilişkin davacıya ait fatura olmasa da tedavinin yapıldığının hastanenin kabulünde olması ve yapılan tedavi gideri tutarının hastane tarafından mahkemeye beyan edilmiş olması karşısında, fatura sunulamaması hususunda davacının sorumlu tutulamayacağının kabulü ile mahkemece tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 2. fıkrasına göre hâkim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görenin veya ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır.

Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber,

bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde belirtildiği gibi hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.

Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; olayın meydana geliş biçimine, hükme esas alınan kusur raporundan anlaşılan kusur oranına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat miktarlarında isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-Davalılar ... ve ... İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.805,50 TL istinaf karar ve ilam harcından, (davalı ...

Sigorta AŞ 1.004,79 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) peşin yatırılan toplam 1.202,64 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 2.602,86 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ile davalı ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar ... ve ... İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...

Sigorta AŞ'nin istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

31/10/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/447, K. 2023/1434, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/447
Karar No
2023/1434
Tarih
31 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/448 K.2023/835
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/448 K.2023/802
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/448 K.2023/822
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/448 K.2023/835
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/448 K.2023/1396
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/448 K.2023/426

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.