KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Dosya no
- 2023/456
- Karar no
- 2023/1414
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/10/2022
- Numarası
- 2020/643 Esas - 2022/595 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12/09/2016 tarihinde davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı araç içinde seyahat esnasında meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, davalının asli kusurlu olduğunu, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'nun yabancı plakalı aracın zorunlu trafik poliçesinden kaynaklı zararları garanti ettiğini belirterek;
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 30.000TL maddi tazminatın, 1.000 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin, 500 TL tedavi gideri ve yol masrafının, 500 TL yardımcı kişi giderinin, 70.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya iki araç karıştığından paylaşımlı kusur tespiti yapılması gerektiğini, kazaya bağlı maluliyet oranının belirlenmesinin gerektiğini, bakıcı parası isteminin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 207.165,06 TL sürekli iş göremezlik, 6.442,64 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 213.607,70 TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden 12/09/2016 tarihinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta-Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, davacının tedavi gideri ve bakıcı gideri talepleri yönünden HMK 123. maddesi yönünden davanın açılmamış sayılmasına,
25.000,00 TL manevi tazminatın 12/09/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili; davalı idareye başvuru tarihinin 11/12/2017 olduğunu, faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesinin müvekkilini faiz alacağından yoksun bırakacağını, davalı ...'un kazada %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin maluliyet oranının %13 olarak belirlendiğini, günlerce yatalak kaldığını, bu sebeplerden manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan zarar nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. -Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, olayla ilgili ceza dosyasında alınan kusur ve maluliyete ilişkin rapor, kazanın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmış, istinaf itirazı kabul edilmemiştir. -Davacı vekilinin faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazları değerlendirildiğinde.
Davacı tarafça11/12/2017 tarihinde davalı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosuna başvuru yapılmıştır. KTK'nin 99. maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinin 8. İş günden itibaren sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilebilir. Başka bir deyişle, davalı Türkiye Motorlu taşıtlar Bürosu dava tarihi öncesinde temerrüde düşmüştür.
Bu nedenle faiz başlangıç tarihinin, dava tarihi olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/456, K. 2023/1414, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama