KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1022
- Karar no
- 2024/1445
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/02/2024
- Numarası
- 2022/825 (E) - 2024/157 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, kaza ile ilgili Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/607 (E) sayılı tazminat istemli davanın devam etmesi nedeniyle işbu davanın 2019/607 (E) sayılı dava ile birleştirilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile alınan maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen tazminat raporuna göre 629.497 TL maddi zararın davalı ...
Sigorta AŞ yönünden ihtar tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Sigorta AŞ'nin bakiye sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ...
Sigorta AŞ ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde, kazanın 31/05/2009 tarihinde meydana geldiğini, uzamış ceza zamanaşımına göre zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu, kaza tarihi itibariyle açılan işbu davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince; davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/2. maddesi kapsamında zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup mahkemece davanın esasına girmeksizin, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına rağmen, vekâlet ücreti bakımından davalılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/607 (E) sayılı dosyasında belirlenen tazminattan ıslah edilemeyen kısım için için ek dava olarak açılmıştır.KTK'nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise "dava,
cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir.
Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren KTK'nin 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/04/2008 Tarih 2008/4-326 E. 2008/325 K.) Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Somut uyuşmazlıkta davalılar vekilleri süresi içerisinde sundukları cevap dilekçeleri ile zamanaşımı defilerini ileri sürmüşlerdir.
Davaya konu trafik kazası 31/05/2009 tarihinde gerçekleşmiş, ek dava ise 22/08/2022 tarihinde açılmıştır. Bu durumda 8 yıllık zamanaşımı süresinin 01/06/2017 tarihinde dolduğu ve eldeki ek davanın 22/08/2022 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak dava maddi tazminat davası olup karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) 13. maddesi gereğince maddi tazminat davasının tümden reddi halinde belirtilen tarifeye göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1022, K. 2024/1445, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama