KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1111
- Karar no
- 2025/150
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/03/2024
- Numarası
- 2020/277 (E) - 2024/197 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin malul kalacak derecede yaralandığını, düzenlenen Kaza Tespit Tutanağına göre dava dışı ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 57/1-a maddesini ihlal ederek asli ve tek kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza ile ilgili Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1836 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını,
davalıya yapılan başvuruya yasal süresi içerisinde cevap verilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL sürekli iş göremezlik ve 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.500 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş. 05/04/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatını 309.500 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından gerekli belge ibraz edilmeden davanın açıldığını, bu nedenle esas hakkında inceleme yapılmasına gerek olmadan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince.
310.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada mevcut kusur raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları ve Yargıtay içtihatlarında belirtilen şartlara uygun tanzim edilen maluliyet raporuna göre gerçekleştirilmesi gerektiğini,
davacının taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını ve müvekkili şirkete eksik belge ile başvurulduğundan herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmesinden bahsedilemeyeceğini, müvekkil şirketin avans faizi ile sorumlu tutulamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve istinaf başvuru nedenleri de gözetilmek suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına,
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen iki seçenekli kusur raporunda Mahkemece kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyasında mevcut ifadeler ve tespitler ile olayın oluş şekline uygun, kazanın oluşunda davalının kusurlu olduğu seçeneğin kabul edilmesinin doğru olmasına,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen olay ile illiyet bağı kuran maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasında ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş progresif rant yöntemine göre tazminatın belirlendiği tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Ancak davalı nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın hususi nitelikte araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davalı vekilinin hükmedilen faizin türüne ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1111, K. 2025/150, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama