KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/140
- Karar no
- 2024/740
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/05/2017
- Numarası
- 2015/198 (E) - 2017/504 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.585 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ve İMS sigortacısı, davalı ... San.
AŞ'nin malik-işleteni ve davalı ...'nun sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, 13/10/2012 tarihinde müvekkillerinin aracına çarparak sebebiyet verdiği kaza neticesinde ...'in vefat ettiğini, ...(...), ..., ...'in ise ağır yaralandığını, ...(...)'in sürekli malül kaldığını ve yüzünde sabit iz oluştuğunu, ...'in yüzünde sabit iz ve kafasında doku kaybı oluştuğunu, Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/437 Esas, 2013/274 Karar sayılı dosyasındaki İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporunda, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini,
kaza nedeniyle gerçekleşen vefat ve yaralanmalar sonucunda müvekkillerinin maddi ve manevi ağır zararlara uğradıklarını, ...'in vefat etmesi nedeniyle anne ve baba olan müvekkilleri ... ve ... (...)'in destekten yoksun kaldıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile davacı ... için; oğlu ...'in kaza sonucu ölümü nedeniyle 50.000 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000 TL manevi tazminat, eşi ...(...)'in kaza sonucu malul kalması ve yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat; davacı ...(...) için;
oğlu ...'in kaza sonucu ölümü nedeniyle 50.000 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000 TL manevi tazminat, kendisinin kaza sonucu malül kalması ve yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle 150.000 TL manevi tazminat; davacı ... için; kardeşi ...'in ölümü nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat, annesi ...(...)'in malul kalması ve yüzünde sabit eser oluşması nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat, kendisinin kaza sonucu yüzünde sabit iz kalacak ve doku kaybı oluşacak şekilde ağır yaralanması nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat; davacı ... için;
kardeşi ...'in kaza sonucu ölümü nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat, annesi ...(...)'in kaza sonucu malul kalması ve yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat ve kendisinin kaza sonucu ağır yaralanması nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 611.100 TL tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (...
Sigorta AŞ'nin maddi tazminatlara ilişkin taleplerde ZMSS poliçesindeki limitlerle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile, maddi tazminatların ZMSS poliçesi limitlerini aşacak miktarından İMSS poliçesinde belirtilen limitlerle, dava konusu manevi tazminatlardan İMSS poliçesinde belirtilen limitlerle sınırlı olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili nezdinde kaza tarihi itibariyle ZMSS ve İMSS sigorta poliçeleri ile sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların 2 yaşındaki çocukları ...'in vefat etmesi nedeniyle doğru veriler çerçevesinde yapılan hesaplama sonucu tespit edilen 17.332 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/04/2013 tarihinde davacılara ödendiğini, yapılacak tazminat hesaplamasında bu ödemenin güncellenerek indirilmesi gerektiğini,
kaza tarihinden itibaren reeskont faiz talep edilmesinin haksız olduğunu, SGK tarafından yapılan bir ödemenin olup olmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin yüksek olduğunu, davacıların maluliyetlerine ilişkin raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
San ve Tic.A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkiline ait olduğunu, kaza nedeniyle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/437 (E) sayılı dosyasında kusur incelemesi gerektiği gibi yapılmadığından, keşif yapılmak suretiyle keşif ve bilirkişi heyetince tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kazada 2.5 yaşındaki ...'in vefatının müvekkillerini de üzdüğünü, emniyet kemeri takılmadığı için vefat ve yaralanmaların gerçekleştiğini, olayda müterafik kusur bulunduğundan hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu iddia ederek,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'na dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı cevap hakkını kullanmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".... maddi tazminata ilişkin davanın 289.621 TL'lik kısmı konusuz kaldığından, bu kısma ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...(...) yönünden; bedensel kazanma gücü kaybı sebebiyle ödenecek maddi tazminatın 9.417,18 TL'lik kısmı yönünden davanın kabulü ile, bu miktarın 13/10/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...
San. ve Tic.
AŞ'den müteselsilen alınarak ... (...)'e ödenmesine, manevi tazminata ilişkin taleplerin kısmen kabulü ile; davacı baba ...'in eşinin maluliyeti sebebiyle 15.000 TL ve oğlu ...'nın vefatı sebebiyle 40.000 TL, davacı ...(...)'in oğlu ...'nın vefatı sebebiyle 40.000 TL, kendi maluliyeti sebebiyle 100.000 TL, davacı ...'in kardeşi ...'nın vefatı sebebiyle 20.000 TL, annesi ...'in yaralanması sebebiyle 10.000 TL ve kendi yaralanması sebebiyle 30.000 TL, davacı ...'in kardeşi ...'nın vefatı sebebiyle 25.000 TL,
annesi ...'in yaralanması sebebiyle 10.000 TL ve kendi yaralanması sebebiyle 10.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın 13/10/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Tic AŞ'den müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... San ve Tic. AŞ istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce "... davacıların istinaf talebi bakımından kazaya karışan karşı araç, ticari bir kamyonet olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığından, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazının yerinde olduğu, bu sebeple davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... San. ve Tic.
A.Ş. vekilinin ise tüm istinaf sebeblerinin reddine" karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. HD'nin 2021/9977 Esas - 2023/915 Karar sayılı ilamıyla; davacılar ... ve ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle Dairemiz kararının bu davacılar bakımından bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Temyiz başvurusu sonucu Yargıtay 4. Hukuk Dairesince "davacılardan ... ve ... vekilinin tüm, davacılardan ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine" karar verilmiş olmakla ve davacıların diğer istinaf itirazları önceki kararda tartışıldığından, bozma ilamı dışında kalan istinaf itirazları konusunda ayrıca değerlendirme yapılmamıştır.
TBK'nin 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu bağlamda somut olayda kazanın meydana gelmesinde karşı aracın kusuru, davacıların ölene yakınlığı, ölenin henüz çocuk yaşta olması, davacı ...'in kazadan kaynaklı yaralanma derecesi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar ... ve ... (...)...'in manevi tazminat davalarının ayrı ayrı tümüyle kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/140, K. 2024/740, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama