KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/1735
- Karar no
- 2025/183
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 5/6/2023
- Numarası
- 2022/406 (E) - 2023/444 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.917 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 12/11/2015 günü davalı ... Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı sürücü ...'nin yönetimindeki otomobilin yolun karşısına geçmek isteyen destek ...'a çarpması sonucu ölümüne neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, 200.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
7/1/2016 günü sunduğu dilekçe ile davacı ... için talep ettiği manevi tazminatı miktarının 50.000,00 TL, maddi tazminat miktarının 500,00 TL, davacı ... için talep ettiği manevi tazminatı miktarının 50.000,00 TL, maddi tazminat miktarının 500,00 TL, davacı ... için talep ettiği manevi tazminatı miktarının 50.000,00 TL, maddi tazminat miktarının 500,00 TL, davacı ... için talep ettiği manevi tazminatı miktarının 50.000,00 TL, maddi tazminat miktarının 500,00 TL olduğunu bildirmiş, 13/4/2018 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarını 215.226,83 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ...
Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, toplanmasını istediği kanıtları bildirerek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, görev ve iş bölümü itirazında bulunarak miras bırakan ...'ın tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesinin 215.226,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, diğer davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine; davacı ... için 7.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 3.000,00 TL olmak üzere toplam 16.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak,
davacılara verilmesine ilişkin 18/11/2019 gün ve 2015/1167 (E) - 2019/890 (K) sayılı kararının davalılar ...
Şirketi ve ... vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 5/4/2022 gün ve 2020/623 (E) - 2022/641 (K) sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasından sonra sürdürülen yargılamada ise, 47.152,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davacılar ..., ... ve ...'un destekten yoksun kalma tazminatı davalarının ayrı ayrı reddine; davacı ... için 7.000 TL, davacılar ..., ..., ... için ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak adları geçen davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; istinaf kararında belirilen eksikliklerin giderilmesine karşın hatalı hüküm kurulduğunu, verilen kararın gerekçeyle uyuşmadığını, zira her iki kararda da belirtildiği gibi 12/11/2015 günü meydana gelen kazanın oluşumunda ölen yaya ...'ın %75, davalı sürücü ...'nin ise %25 oranında kusurlu olmalarına ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1/6/2015 gününden sonra düzenlenecek sözleşmelere uygulanabilmesine karşın,
ilk derece mahkemesince ölenin kusurunun müvekkili lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına yansıtıldığını, kararın gerekçesinde ölenin kusurunun müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatına yansıtılamayacağını belirtilmiş olmakla birlikte, ölenin kusuru yansıtılarak hatalı hüküm kurulduğunu; manevi tazminata 12/11/2015 gününden itibaren faiz uygulanması gerektiğine kararda değinilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava dilekçesinin netice ve talep bölümünde, davacılar lehine talep ettiği manevi tazminatlara faiz uygulanması istemine yer vermeyen ve 6/1/2016 günü sunduğu beyanlarının açıklanmasına ilişkin dilekçede ise davacılar ..., ...,
... ve ... için ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiklerini bildirmesine karşın 13/4/2018 günü sunduğu destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin dava değerini belirleme dilekçesinde, manevi tazminatlara faiz uygulanması bakımından ıslah talebinde de bulunmayan davacılar vekilinin, davacılar ..., ..., ... ve ... lehine hükmolunan manevi tazminatlara faiz uygulanmasına karar verilmeyen ilk derece mahkemesinin 18/11/2019 gün ve 2015/1167 (E) - 2019/890 (K) sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı,
böylece manevi tazminatlara faiz uygulanmaması yönünden davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun anlaşılması karşısında, davacılar lehine hükmolunan manevi tazminatlara faiz uygulanmasına karar verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91/1'inci maddesine göre işletenlerin, bu Kanunun 85'inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
Aynı Kanunun 85/1'inci maddesinde bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı belirtilmiş; anılan Kanununun 85'inci maddesinin son fıkrasında, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu hükmüne yer verilmiş;
dava konusu rizikonun gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1'inci maddesinde ise sigortanın kapsamı,"Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı KTK'ye göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" biçiminde ifade edilmiştir.KTK'nin 86/1'inci maddesine göre;
işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Görülmektedir ki ZMSS, araç işleteninin üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan sorumluluğunu sigorta güvencesi kapsamına almaktadır.
Eş söyleyişle, işleten ZMSS ile üçüncü kişilere verdiği zararlardan dolayı “kendi sorumluluğunu” sigorta ettirmektedir. Bu hüküm uyarınca, işletenin sorumlu tutulduğu hallerde, zorunlu trafik sigortacısının da sorumluluğu ortaya çıkmakta; işletenin sorumlu tutulamadığı hallerde, sigortacısının da sorumluluğu söz konusu olmamaktadır.
Şu hale göre, sigortacının sorumluluğundan bahsedebilmek için, zorunlu trafik sigortası yapılan aracın üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazaya karışması ve bu kazada sigortalı araç işleteninin sorumluluğunun bulunması gerekir. Dolayısıyla, araç işletenin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde, sigortacısının da tazminat sorumluluğu ve ödeme yükümlülüğünden söz edilemeyecektir. Az yukarıda da açıklandığı üzere.
KTK'nin 85/1'inci maddesine göre motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölmesi, yaralanması veya bir şeyin zarara uğraması halinde, işleten bu zararlardan aynı Kanunun 85'inci maddesinin son fıkrası ile 86'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca haksız fiil sorumlusu sürücünün kusuru oranında sorumludur.
Somut uyuşmazlık, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde, KTK'nin 93'üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenen ve 14/5/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren KMAZMSGŞ'nin A.1'inci maddesinin 2'nci fıkrasında, genel şartların kaza tarihi itibarıyla uygulamaya esas alınacağının belirtilmesi ve poliçenin içeriğine ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1425'inci maddesinin 1'inci fıkrası karşısında, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan KMAZMSGŞ'nin uygulanmasında isabetli kabul edilmiş;
hükmüne esas alınan ve dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve Kanuna uygun olarak düzenlendiği anlaşılan Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 24/2/2017 gün ve 11736 sayılı raporuna göre, davalı sürücü ...'nin kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında, davacı ... lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından, destek ...'ın kusuru oranında (%75) indirim yapılarak nihai karar verilmesinde doğru olmakla birlikte, hükmün gerekçesinde ölen desteğin kusur oranının destekten yoksun kalma tazminatına yansıtılamayacağına yer verilerek,
gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunarak, HMK'nin 297'nci maddesinin 1'inci fıkrasının "c" bendine aykırı davranıldığı sonucuna varılmış; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılma gerekçesine göre, ilk derece mahkemesinin nihai kararının yinelenmesiyle yetinilmiştir.
6/2/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1735, K. 2025/183, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama