KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/278
- Karar no
- 2024/1539
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/06/2023
- Numarası
- 2022/95 (E) - 2023/469 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'un öldüğünü, kazanın oluşmasında ...'un Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesince tali kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin kazaya sebep olan aracın kazanın meydana geldiği tarihteki zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması sebebiyle sorumlu olduğunu, bu kaza sonucu müvekkilleri anne ve babanın ...'un desteğinden yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 3.750 TL,
davacı ... için 3.750 TL olmak üzere toplam 7.500 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş. 14/03/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 58.870,50 TL, davacı ... için toplam 34.236,75 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, olayın 19/05/2013 tarihinde meydana geldiğini, huzurdaki davanın ise 20/05/2015 tarihinde ikame edildiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin de davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin 12/09/2018 tarih ve 2015/516 (E) - 2018/849 (K) sayılı kararıyla, davacı ...'un davasının kabulü ile 34.236,75 TL'nin 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine; davacı ...'un davasının kabulü ile 46.529,47 TL'nin 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine ilişkin kararına karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 16/11/2021 tarih ve 2019/3942 (E) - 2021/1688 (K) sayılı ilamıyla;
davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'un maddi tazminat davasının kabulü ile 58.870,50 TL'nin 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı ...'un maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ...'un yargılama aşamasında ölmesi nedeniyle 12.696,75 TL'nin 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile 1/4'nün ... mirasçısı eşi ..., 1/4'nün ..., 1/4'nün ... ve 1/4'ünün ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. 01/03/2023 tarihli aktüerya hesap raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişinin 2018 yılına göre hesaplama yapması gerektiğini, asgari ücretin 3,46 katı oranında gelirin gerçekçi olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı olan davacıların desteğinin gelirine ilişkin, mahkemece hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacıların desteği müteveffanın üniversite öğrencisi olduğu,
TÜİK ile meslek odasından gelen yazı cevapları göz önüne alınarak ve asgari ücrete oranlanmak suretiyle asgari ücretin 3,46 katı gelir elde edeceği gözetilerek tespit edilen ücret üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak. İlk Derece Mahkemesince.
Dairemiz kararı doğrultusunda gelirin emsal ücret üzerinden hesaplama yapılmış olması doğru ise de, kaldırma kararı öncesinde verilen yerel mahkeme kararı davacı tarafça istinaf edilmediğinden davalı taraf lehine usuli müktesep hak doğmuş olmakla, ilk kararda hükme esas alınan 03/06/2018 tarihli aktüerya rapor tarihindeki yaşam tablosunun dikkate alınması yerine TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrün belirlenerek yapılan hesaplamadaki tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda usuli kazanılmış hak kuralı gereğince, 04/11/2021 tarihinde vefat eden davacı baba ...'un yaşam süresinin her iki yaşam tablosuna göre aynı olduğundan tazminat tutarında bir değişiklik olmasa da, davacı anne ... yönünden hükme esas alınan 01/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan ikinci seçenek hesaplama miktarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmekte olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/278, K. 2024/1539, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama