KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/393
- Karar no
- 2025/191
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/11/2023
- Numarası
- 2021/404 (E) - 2023/936 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalı işleten ...'a ait davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı taksinin, adı geçen davalı sürücünün kusuruyla dava dışı sürücü ...'nin yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların yaralandığını belirterek, her bir davacı için ayrı ayrı tedavi giderine ilişkin 500 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, tedavi nedeniyle çalışamadıkları sürede oluşan maddi zarardan dolayı her bir davacı için ayrı ayrı 500 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline;
davacılar için ayrı ayrı 500 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsiline; davacı ... için 75.000 TL, davacı ... için de 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, 7.291,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 136.504,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine. 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalı ...
Sigorta AŞ'ye karşı açılan manevi tazminat davasının reddine, ...'ın açtığı maddi tazminat davasının reddine, 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran ölen davalı ... mirasçıları vekili dilekçelerinde özetle.
21/4/2021 günü ölen ... aleyhine açılan davanın mirasçılarına yöneltilmesi olanağının bulunmadığını, zira dava açılırken davacının, davalının ehliyet durumunun araştırması gerektiğini; davaya, talep arttırımına ve ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmalarına karşın gerekçeli kararda bir değerlendirme yapılmadığını.
16/11/2022 tarihli kök hesap raporuna davacılar tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle 7.291,81 TL geçici iş göremezlik, 81.013,94 TL sürekli iş göremezlik tutarlarının davacı aleyhine kendileri lehine usulî kazanılmış hak oluşturduğunu, ... plakalı taksinin miras bırakan ... tarafından 14/1/2014 günü, dolmuş, taksi kiralama, ticari araç ve ticari plaka alım-satım işini meslek edinen ...
İnşaat Taahhüt AŞ'ye uzun süreli kiralandığını, kazanın da kira süresi içinde meydana geldiğini, ölen ...'ın işleten sıfatının bulunmadığını; emniyet kemerleri bağlı olmayan davacıların müterafik kusurlarının dikkate alınması gerektiğini;
hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda ödemenin tenzil yönteminin hatalı olduğunu, sigorta şirketi tarafından ödenen 53.434,18 TL'nin güncellenerek mahsup edildiğini, oysa ödenen paranın avans niteliğinde olmayıp tazminatın ödenmesi niteliğinde olduğunu, bu itibarla tazminatın ödendiği tarih itibarıyla mevcut tazminat miktarının izale edildiğinin kabulü gerektiğini, günümüzün olağanüstü ekonomik koşullarına göre yıllık %9 faiz oranı ile güncellenip mahsup edilmesinin de hakkaniyete uygun olmadığını, ifa amaçlı ödenen paranın mahsup edilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu, dava tarihinden önce davacılara tazminat ödeyen davalı ...
Sigorta AŞ'nin dava tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulmasının da müvekkillerinin hukukunu etkileyen aleyhe sonuç doğuran nitelikte olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazadan önce işleteni değişen aracın karıştığı kazadan kaynaklanan zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını; davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmediğini; taraf sıfatını taşımayan ...'a karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davada tarafların taraf ehliyetine sahip bulunmaları HMK'nin 114/1-d maddesi uyarınca dava şartlarındandır.
Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı mahkemece kendiliğinden incelenecektir. Davada tarafların taraf ehliyetine sahip bulunmaları HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "d" bendi uyarınca dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı mahkemece kendiliğinden incelenecektir.Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir.
Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki hak ehliyetini medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 8'inci ve 48'inci maddelerine göre belirlenir. Buna göre hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Yalnız gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır.
Yani, yalnız gerçek ve tüzel kişiler hakların ve borçların sahibi (hamili) olabilir ve bu nedenle haklarının korunması için dava açabilir ve borçlarından dolayı kendilerine karşı dava açılabilir. TMK'nin 28'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre de gerçek kişilerin kişiliği ve bununla hak (medeni haklardan yararlanma) ehliyeti ölümle sona erer. Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava devam ederken davacı ölürse, davacının mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip edebilirler. (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Aslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 25'inci baskı, sayfa 207 vd.) Eldeki davada dosyaya eklenen nüfus kaydından, davalı ...'ın, nihai karar verilmeden önce henüz yargılama devam etmekte iken 14/11/2023 günü öldüğü anlaşılmaktadır.
Bu itibarla davanın devamı sırasında ölen davalı ...'ın davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu gibi, adı geçen ölen davalıya yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin işlem de geçersizdir. Bu itibarla ölen davalı ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilerek, taraf teşkilinin sağlanmasından sonra oluşacak sonuca göre nihai karar verilmesi gerekirken, ölmesi nedeniyle taraf ehliyeti sona eren davalı ... hakkında nihai hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Kararın kaldırılma gerekçesine göre ileri sürülen istinaf nedenleri inceleme dışı bırakılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/393, K. 2025/191, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama