KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Dosya no
- 2025/1553
- Karar no
- 2026/459
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/4/2025
- Numarası
- 2024/157 (E) - 2025/345 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davalı ...'a karşı açılan davanın açılmamış sayılmasına; Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna karşı açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; eldeki davanın, orijinal parça kullanılmamasından kaynaklanan fiyat farkı zararının KDV dahil tüm gerçek zararın ödenmesi amacıyla açıldığını, Türkiye'de yapılan tüm ticari işlemlerin KDV Kanuna tabi olduğunu, bilirkişi raporunda ise kaza tarihi itibarıyla orijinal kazasız araç fiyatları esas alınmadan, kazalı olanlarla karşılaştırmadan, somut veri ve kanıtlar ikame edilmeden rapor tanzim edildiğini, önden darbe alan araçta 10.000 TL tutarında değer kaybının çok düşük kaldığını; müvekkiline ait aracın bu kazadan önce boya işlemine tabi tutulmadığını;
orijinal parça fiyatlarının sorgulanmadan, muadil parça fiyatları dikkate alınarak bilirkişi raporu düzenlendiğini; hasar tazminatının ödenmesinde öncelikle orijinal parçaların dikkate alınması gerektiğini.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca gerçek tüm zararın tanziminin zorunlu olduğunu, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu; uzman mütala raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin de giderilmesi gerektiğini, aracın kaza tarihindeki güncel değerinin de dosya içinde tespitli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
Hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22'nci maddesinin 17'nci fıkrası uyarınca maddî hasarla sonuçlanan trafik kazaları için kanıt niteliğini taşıyan sigorta ekspertiz raporu incelenerek düzenlenen raporda, motor kaputu ve ön panjuru değiştirilen ve ön tampon ve ön paneli onarılan, boya ve elektik işçilikleri yapılan aracın onarımına ilişkin faturalar incelendiğinde 37.000 TL olarak hesaplanan onarım bedelinin kadri maruf olduğu, bu bedelin davacıya ödenmesi nedeniyle davacının hasar bedeli alacağının kalmadığının; piyasa araştırması bilgilerine yer verilerek,
kazaya karışan ... plakalı otomobilin dosyadaki fotoğrafları, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelendiğinde aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği dikkate alındığında ikinci el piyasa değeri ile onarım gördükten sonraki ikinci el piyasa rayiç değer arasındaki farktan oluşan değer kaybının 9.300 TL olduğunun bildirilmesi,
böylece davaya konu trafik kazası nedeniyle ... plakalı otomobilde oluşan hasarın onarım bedeli ile değer kaybının davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu tarafından davacıya ödendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1553, K. 2026/459, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama