KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1562 - 2026/893
- Esas no
- 2025/1562
- Karar no
- 2026/893
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/06/2025
- Numarası
- 2021/943 Esas - 2025/559 Karar
- Başvuran davalı
- ETHİCA SİGORTA A.Ş ...
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Başvuru tarihi
- 06.08.2025
- İstinafa geliş tarihi
- 26.09.2025
- Yazım tarihi
- 24.04.2026
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından sigortalanan aracın davacının kullanmış olduğu motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, sol bacağının dizinin altında koptuğunu, desteksiz yürüyemez hale geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda bacağında kalıcı bir fonksiyon kaybı meydana geldiğini, davacının 51 yaşında bir Almanca öğretmeni olduğunu, bir daha eskisi kadar sağlıklı hareket edemeyeceğini ve yaşının henüz genç olması nedeniyle uzun süre boyunca kalıcı fonksiyon kaybı ile yaşamak zorunda kalacağını, davalı sigorta şirketine zararının tazmini için başvurulduğunu, ancak bir sonuç alınamadığını,
arabuluculuk görüşmelerininde olumsuz sonuçlandığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki itirazları bulunduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla Maluliyetin tespitine yönelik Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca maluliyet tespiti yapılması için maluliyet bilirkişi raporu aldırılmasını, olası tazminat tutarının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanmasını, davacının teminat dışı geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, protez gideri ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddini, kusur dağılımının tespitine ilişkin kusur bilirkişi raporu aldırılmasını, her halükarda davacının müterafik kusuru dikkate alınarak olası tazminat tutarında indirim yapılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 367.818,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.481,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri, 544,00 TL bakıcı gideri talebi olmak üzere toplam 370.943,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 21.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Ethica Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limiti olan 370.943,41 TL ile sorumlu tutulmasına, davacının protez giderlerinden kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı Ethica Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Ethica Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yargılama aşamasında belirttikleri savunmalarının yok sayıldığını, avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sigorta şirketine müracaatı üzerine tazminat bedelinin 59.056,59 TL olarak 21.10.2021 tarihinde ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödeme tarihinde eksik ve yetersiz bir ödeme yapıldı ise, bu durumda bakiye tazminat bedeli olup olmadığı tespit edilirken ödeme tarihindeki verilerin esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri,
tedavi gideri ve protez gideri taleplerinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, her halükarda başvuranın müterafik kusuru nedeniyle olası tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağında davacı araç sürücüsünün kask ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının belirsiz olduğunu, her durumda bakıcı giderine ilişkin hesaplamanın net asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı tarafından bakıcı tutulduğunun ispat edilemediğini, başvuran tarafından tedavi giderlerinin faturalandırılmadığını, sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğunu,
sigorta şirketinin bakiye poliçe limitinin 370.943,41 TL olduğunu, fazlaya dair taleplerin reddi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat(sürekli, geçici iş göremezlik), bakıcı gideri, protez ve tedavi gideri istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, 25.02.2021 tarihinde, davacının idaresindeki motorsikletle ile davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın çarpışması sonucu davacı yaralanmıştır.
Dosya kapsamındaki hükme esas alınan aktüer raporun Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hazırlandığı, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, bakıcı, belgesiz tedavi giderinden sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine davacı tarafından ibraname verilmediğinden davadan önce yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamında davacının müterafik kusurunu teşkil edecek bir veriye rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Her ne kadar bakıcı giderinin, brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken aktüer raporda hatalı şekilde asgari ücretin 2,47 katı üzerinden hesaplanmış ise de davacı vekilince bakıcı gideri talebinin 544,00 TL olarak belirlendiği ve bu miktarın kaza tarihindeki 1 aylık brüt asgari ücretten kusur indirimi yapıldıktan sonra bulunan miktardan az olması nedeniyle yapılan hatanın sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın ruhsat bilgisinde kullanım amacının "hususi-yolcu nakli" olmasına ve ticari amaçla kullanıldığı yönünde dosyada veri bulunmamasına göre yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, hükmedilen tazminata avans faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, avans faiz yasal faize dönüştürülmüş ve esasa yönelik değişiklik yapılmadığından hükmün diğer kısımları (vekalet ücretleri vb) aynen muhafaza edilmek suretiyle yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1562, K. 2026/893, 22 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama