KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1776
- Karar no
- 2025/1475
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/02/2025
- Numarası
- 2023/387 Esas - 2025/186 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.639 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
05/05/2022 tarihinde davalı sürücü ...'ın idaresindeki aracın davacı yaya ... ...'e çarptığını ve yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde.
Dava konusu kaza nedeniyle müvekkillerinin uğradığı manevi zararların tazmini için müvekkili ... ... lehine 100.000 TL, müvekkili Elif ... lehine 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı ... vekili birleşen dosyaya cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; asıl dava yönünden maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile,
davacı ... ... için 1.114.724,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 500.000 TL ile sınırlı olmak üzere), 139.350,47 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.004 TL bakıcı gideri ve 15.000 TL tedavi gideri olmak üzere (Sigortanın tedavi gideri klozu kapsamında limiti 500.000 TL ile sınırlı olmak üzere) toplam 1.274.079,31 TL'lik tazminat alacağının, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi 15/09/2022 tarihinden itibaren,
diğer davalılar ... ve ... ... yönünden olay tarihi 05/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,Birleşen İstanbul 13.asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/260 E 2024/324 K sayılı dosyasında, manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulü ile,
davacı ... ... için 50.000 TL, eşi Elif ... için 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar ... ve ... ... vekili: Müvekkiline tam kusur atfedilerek davacı yaya yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığını, hazırlanan raporun somut gerçeklikten uzak ve eksik hazırlandığını, davacı yayanın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, müvekkiline yüklenebilecek maksimum kusurun tali kusur olabileceğini, yürürlükteki trafik mevzuatı gereği yaya kaldırımı bulunmayan cadde ve sokaklarda yürümek zorunda kalındığı takdirde yolun sol kenarından yürünmesi gerektiğini, alınan raporun eksik değerlendirmeler içerdiğini,
Yargıtay'ın bu yönde vermiş olduğu emsal kararlarda ağır bedensel zararın varlığına ve maluliyet oranına öncelik verdiğini, emsal kararlarda bu oranların en az %50 ve üzeri maluliyetlere ilişkin olduğunu, davacının ise dilekçesinde %14 maluliyet oranından bahsettiğini, manevi tazminata da hükmedilmiş olmasının haksız olduğunu, davalı eş Elif ...'ün taraf ehliyeti yokluğundan davanın ilgili taraf bağlamında husumetten reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde;
birleşen dava yönünden davacı müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük kaldığını, manevi tazminat tutarlarını belirlerken her somut olayın şartlarının ayrı ayrı değerlendirmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... ... vekili ...
23/09/2025 tarihli dilekçesinde; müvekkili ... ... adına yapmış olduğu istinaf başvurusundan feragat ettiğini bildirirmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu bildirilmiştir.
ATK raporunun kaza tespit tutanağı ve ceza davasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, dosyadaki kusur durumları ile davacının yaralanmasının niteliği ve engellilik oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacıların manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar vermek gerekmiş, bu konudaki davacılar vekilinin istinaf itirazının kabulüne, davalı vekilinin istinaf itirazının ise reddine karar verilmiştir.
Davalı ... ... vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmuş ise de dava dosyası Dairemize gönderildikten sonra, adı geçen davalı vekili sunmuş olduğu 24/09/2025 tarihli dilekçeyle istinaf başvurusundan feragat ettiklerini bildirmiştir.HMK'nin 349/2. maddesine göre istinaf başvurusu yapıldıktan ve dosya istinaf incelemesi için gönderildikten sonra istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edilirse bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilir.
Bu nedenle, davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 349/2. maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1776, K. 2025/1475, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama