KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/278
- Karar no
- 2025/311
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/04/2024
- Numarası
- 2024/216 (E) - 2024/223 (K
- Davanın konusu
- Tespit
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak müvekkilinin aracında hasar meydana gelmesine sebep olduğunu, müvekkilinin aracın kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj gönderdiğini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 07/12/2022 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 19.500 TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (Tramer) 47.161,38 TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini,
davalı sigorta şirketinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine 07/12/2022 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip müvekkiline ait aracın değer kaybına sebep olduğunu ileri sürerek 07/12/2022 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça Tramer'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 19.500 TL olduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince.
"Davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; sigorta şirketleri tarafından yalnız ve sadece hasar ile ilgili bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunduğunu ancak sigorta şirketlerinin açık mevzuata rağmen değer kaybı ve yargılama giderleri gibi ödedikleri tüm bedelleri Tramer kaydına işlettiklerini, bu durumun kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, araca sigorta yaptırmak istenildiğinde sigorta şirketlerinin sigortalı adayının riskine bakarak teklif sunduklarını,
Tramer kaydında gerçekleşen hasar için ödenen bedelden daha fazla bir bedelin görülmesi halinde teklifin daha yüksek olacağını, sigortalının riskli olarak değerlendirileceğini, ödenecek prim bedelinin artış gösterdiği sıklıkla karşılaşılan bir olgu olduğunu, ayrıca aracını satmak isteyen kişinin Tramer kaydına bakan alıcının, hasarın gerçekleşenden daha yüksek olduğunu görmesi halinde daha fazla indirim için satıcıyı zorlayacağını, her iki durumda Tramer kaydında sigorta şirketi tarafından hasar için ödenenden daha fazla bedelin yazılı olmasının araç sahibinin mağduriyetine neden olacağını, davalı sigorta şirketinin,
araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü bulunduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından hazırlanan eksper raporuna göre müvekkile ait araçtaki hasarın 19.500 TL olduğunu, davalının 19.500 TL hasar bedelini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine 47.161,38 TL olarak bildirmesiyle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ederek müvekkiline ait aracın değer kaybına sebep olmak suretiyle müvekkilinin mağdur edildiğini,
müvekkilinin hasar kaydının tespiti ve bu durumun Tramere bildirilerek düzeltilmesinde hukuki yararı bulunuğunun açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, tramer kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
HMK'nin 106. maddesinde; tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edilebileceği, tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği düzenlenmiştir.Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür.
Bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da resen gözetilir.Somut davada, araçta oluşan ve davalı tarafça tramere hatalı olarak bildirildiği ileri sürülen hasar kaydının 19.500 TL olduğunun tespitinin talep edildiği, tespit davası açacak tarafın dava açmakta korunmaya değer güncel bir yararının olması ve bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun tespitini talep etmesi gerektiği, buna göre tespit davasının şartlarının oluşmadığı ve tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılmakla;
mahkemece davanın usulden reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/278, K. 2025/311, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama