KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/370
- Karar no
- 2025/1608
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/12/2024 tarihli ek karar
- Numarası
- 2021/317 Esas - 2023/140 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26/06/2017 tarihinde gerçekleşen kazada yolcu ...'ın vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalı S.S. ... Sigorta Koop. Vekili ve davalı ... Elektrik Makina İnş. İth. San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödeme bakımından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, bakiye tazminat alacağı bakımından davanın kabulü ile davacı... için 57.887,40 TL'nin, ...için 4.499,73 TL'nin davalılar ... ve ... Ltd.
Şti bakımından kaza tarihi olan 26/06/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından ise 29/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... Elektrik Makina İnş. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ...
Sigorta AŞ vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 21/05/2024 tarih, 2024/276 Esas - 2024/793 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Davalı ...
Sigorta AŞ vekili Av. ... ... , 10/12/2024 tarihli dilekçesi ile 01/03/2023 tarihli ve 2023/140 karar sayılı gerekçeli kararda "1-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödeme bakımından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, 2-Bakiye tazminat alacağı bakımından davanın kabulü ile davacı... için 57.887,40 TL'nin, ...için 4.499,73 TL'nin davalılar ... ve ... ... Ltd.
Şti bakımından kaza tarihi olan 26/06/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından ise 29/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine," karar verildiğini, dosyada müvekkili yönünden hükmün 1. fıkrasında davanın konusuz kalmasına karar verilmişse de 2. fıkrada müvekkili yönünden sehven müteselsil sorumluluğa ilişkin hüküm kurulduğunu belirterek; gerekçeli kararın hüküm kısmının 2. fıkrasının düzeltilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 18/12/2024 tarihli ek kararında; davalı ...
Sigorta AŞ vekilinin hükmün tashihi/tavzihi talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ek karara karara karşı davalı ...
Sigorta AŞ vekili: davacının aynı kazaya ilişkin olarak aynı taleplerle İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açmış olduğu 2018/741 Esas sayılı dosyalarda davacı ile sulhen anlaşma sağlanarak davacıya yeterli tazminat ödemesi yapıldığını, davacının bakiye tazminat alacağı olmadığını, gerekçeli kararın 1. fıkrasında müvekkil sigorta şirketi açısından davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de müvekkil şirket 2 numaralı fıkrada aleyhe tazminattan müteselsil sorumlu tutulduğunu, çelişkili kararın düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunulmuşsa da taleplerinin reddedildiğini,
müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: HMK'nın 305. maddesine göre; " Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” Hakim, karar verdikten sonra bu kararını tarafların talebi olsa dahi değiştiremez. Ancak istisnai hallerde hüküm açık değil, hüküm fıkrası birbirine aykırı ise ya da uygulanmasında tereddütler oluşturacak nitelikte ise bu halde belli koşullarda hüküm tavzih edilebilir.
Tavzih yolu ile ancak hükümdeki kapalılık, açık olmayan hal, tereddüt ya da çelişki ortadan kaldırılabilir. Ancak tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez. Ayrıca mahkeme daha önce unutulan bir hususu hükme ekleyemez veya hükümden çıkaramaz. Bu açıklamalara göre somut olayda.
Dairemizin ilk kaldırma kararından (2020/1916 Esas, 2021/269 Karar sayılı) sonra İlk Derece Mahkemesinde devam eden yargılamada davalı sigorta şirketi vekilince, davacı tarafla sulh olunduğu, buna göre sigorta şirketi hakkındaki davanın konusuz kaldığı bildirilmiş ve beyan dilekçesinin ekinde 02/03/2020 tarihli "İbraname, Feragatname ve Makbuz" başlıklı, davacılar vekilinin imzasını taşıyan belge sunulmuştur.
Bu sözleşme içeriğinde varılan mutabakat uyarınca 207.970 TL asıl alacak ve ferilerinin ödenmesi kaydıyla sigorta şirketinin ve diğer zarar sorumlularının ibra edileceği ve ibranamenin ödemenin yapılmasını müteakip geçerli olacağı kararlaştırılmıştır. Dosyaya eklenen takip dosyası içeriğinden, davalı ... Sigorta AŞ tarafından 05/03/2020 tarihinde ibranamede belirtilen ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan ödeme nedeniyle bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar hesabı yapılmış, davacılar vekilince bu kez bakiye kısım bakımından ıslah dilekçesi sunulmuş ve mahkemece karar gerekçesinde "sigorta şirketinin sorumluluğunu aşan miktar itibariyle davacı... için 57.887,40 TL, davacı ...için bakiye 4.449,73 TL maddi, tazminatın sigortacı dışındaki davalılardan tahsilinin" istenildiği belirtilmiş ve buna göre hüküm kurulmuştur.
Ancak hükmün (1) numaralı bendinde "Davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödeme bakımından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmesine rağmen, devam eden (2) numaralı bentte gerekçede belirtilen kabulün aksine davalı sigorta şirketinin de diğer davalılar ile birlikte sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu durumda hükmün yeterince açık olmadığı ve icrasında tereddüt oluştuğu anlaşılmakla HMK'nin 305/1. maddesi koşullarının oluştuğu açıktır.
Mahkeme hükmünün davalı sigorta şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde de anılan davalının ibraname nedeniyle tazminat ile sorumlu tutulmadığı kabul edilerek, istinaf itirazları sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluğu bağlamında ele alınmış, dava açmakta haklılık çerçevesinde incelenmiş, tavzih konusu edilen husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden (ve kamu düzenine aykırılık kapsamında olmadığından) inceleme konusu yapılmamıştır.
Bu açıklamalara göre, hükmün tavzihi koşullarının oluştuğu kabul edilerek davalı ... Sigorta AŞ vekilinin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış (anılan davalı hakkında açılan ve konusuz kalan davada haklılık durumu itibarıyla bu davalının aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hüküm korunarak), istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/370, K. 2025/1608, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama