KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2023
- Dosya no
- 2020/1316
- Karar no
- 2023/576
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/05/2019
- Numarası
- 2018/264 Esas - 2019/576 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 01/06/2023
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Petrol San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Davalıların ise, sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların borçlarını ödememeleri üzerine Eskişehir ...
Noterliğinin 28/04/2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtarname neticesinde itirazda bulunulmadığını ve borcunda ödenmemesi üzerine Beykoz İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasından gelen haciz yoluyla ilamsız takibine geçildiğini, davalıların söz konusu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalıların yapmış olduğu itirazın iptaline takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kefaletin geçerliliğinden söz edilebilmesi için kefilin sorumluluğu olduğu miktarın belirli olması gerektiğini, bu durumun sözleşmede ve kefalette mevcut olmadığını, sözleşmenin ilk kısmında boş bırakılan alanın 60.000,00-TL olarak sözleşmenin kurulmasından sonra davacı banka tarafından el ile doldurulduğunu, sözleşmenin kurulması aşamasında sorumlu olunan azami miktarı gösteren hiçbir emare sözleşmede bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu hesap ekstrelerinin ise, vadeli mevduat hesabından kullandırılan ve kefaletin geçerli olmadığı iddiasıyla birlikte imzasının olduğu sözleşmeden kaynaklanmadığını,
... kredi kartına ait hesap ekstreleri olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesindeki imzasının azami miktarın sözleşme sırasında belirli olması sebebiyle kanunun aradığı şekil şartlarını karşılamadığını ve bu nedenle geçersiz olduğunu, davanın reddine, takibin iptaline, kötüniyetle açılmış davadan dolayı %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "yapılan yargılama, toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi ile; davacı banka ile dava dışı ... Day. Tük. Malları Petrol San. Ve Tic. Ltd.
Şti. arasında "Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi " çerçevesinde kredili mevduat hesabı adı altında kredi kullandırıldığı, ayrıca yine bu taraflar arasında 24/01/2011 tarihinde imzalanan Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi uyarınca davalı ... kullanımına tahsis edilen kredi kartı çerçevesinde kartın kullandırılması sonucunda bakiye borcun oluştuğu, davalıların genel kredi sözleşmesinin ve buna bağlı olarak kullanılan kredi mevduat hesabının müşterek ve müteselsil kefili oldukları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefillere Eskişehir ...
Noterliğinin 28/04/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirimde bulunulduğu, borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile icra takip tarihi itibariyle 15.027,21-TL kredi kartı alacağı ile 1.373,29-TL işlemiş faiz ve 68,66-TL gider vergisi.
1.776,75- TL kredili mevduat hesabı alacağı, buna bağlı olarak işlemiş olan 17,80-TL işlemiş faiz ve 0,89-TL gider vergisi olmak üzere toplam 18.208,32-TL borcun bulunduğu.
Davalı ...'in genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunması ve kredi kartı üyelik sözleşmesinde kartın kendisi için talep edilerek kendisi tarafından kullanılması nedeniyle belirlenen borcun tamamından sorumlu olduğu, davalı ...'in ise, kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığı, bu davalının genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredili mevduat hesabı ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, anlaşıldığından belirlenen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava-dışı borçlu ... Tic. Ltd.
Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların ise iş bu sözleşmeyi, müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak davalılar tarafından sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, davalılardan ..., diğer davalı ... ile beraber kredi kartına ait borçtan sorumlu olduğunu, şirket kredi kartı, asıl borçlu şirkete genel kredi sözleşmesine istinaden verildiğini, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 29. maddesinde kredinin, şirket kredi kartı verilmesi yoluyla da kullandırılabileceği ve şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi'nin genel kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu ifade edildiğini, Davalı ... ise,
söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzalamış olup söz konusu sözleşmeden doğan bütün borçlardan sorumlu olacağına dair taahhütte bulunduğunu, hükümde yer alan kredi kartı borcuna uygulanacak temerrüt faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, buna göre sözleşme serbestisi ilkesi gereğince, genel kredi sözleşmesinde belirtilen hususların dikkate alınarak, temerrüt faizi oranı belirlenmesi gerekirken, borcun tümüne yıllık %18 temerrüt faiz oranı uygulanmasının hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kefillerin kredi kartı borcundan sorumlu olup olmadıkları ve uygulanacak faiz noktasındadır.Davacı banka ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 14/05/2010 tarihinde 60.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalılar bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuşlardır.
Ayrıca şirket ile, 24/01/2011 tarihli Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhataplarına çekilen Eskişehir ... Noterliği'nin 28/04/2016 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu şirket ve davalı takip borçluları hakkında, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasında, "sözleşme, ihtarname ve hesap özeti" sebebine dayalı olarak kredi kartından 15.101,62 TL asıl alacak, 1.735,72 TL işlemiş faiz ve 12,38 TL BSMV alacağının; tek hesaptan 1.784,75 TL asıl alacak, 17,80 TL işlemiş faiz ve 0,89 TL BSMV alacağının tahsili istemiyle 30/03/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ... tarafından kefaletin geçerli olmadığı ve kredi kartı üyelik sözleşmesinde imzasının bulunmadığı savunulmuştur. Genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibari ile 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olduğundan, anılan Kanun gereği davalıların kefaleti, usulüne uygun ve geçerlidir.
Davalının kefil olduğu 14/05/2010 tarihli GKS'nin 29. Maddesinde kredinin "Şirket Kredi Kartı Kredisi" şeklinde kullandırılabileceği düzenlenmiştir. Kaldı ki kredinin ne şekilde kullandırılacağı banka ve kredi müşterisinin hukukundadır. Mahkemece reddedilen Kredi Kartı'ndan kaynaklı kredi de GKS'den kaynaklanmakta olup davalı kefiller, kefaleti kapsamında bahsi geçen bu krediler yönünden de sorumludur.
Dolayısıyla mahkemece Kredi Kartı verilmesi şeklinde kullandırılan kredi yönünden davalı ...'ı da sorumlu tutması gerekirken onun yönünden kredi kartından kaynaklanan alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Davalı kefil ..., genel kredi kartından kalan borç bakiyesinin sıfır olduğunu savunmuş ise de, bilirkişi tarafından 15.027,21 TL kredi kartı alacağı, 1.784,75 TL KMH kredisi alacağı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu somut olaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı banka tarafından borcun tümüne yıllık %18 faiz uygulanmasının hatalı olduğu ileri sürülmüştür. Bilirkişi tarafından kredi kartı alacağı için TCMB tebliği uyarınca %28,08 oranında temerrüt faizi uygulanmasının yerinde olduğu tespit edilmiştir.
Buna göre mahkemece, kredi kartı alacağı için de %18 oranında temerrüt faizi uygulanması yerinde olmamıştır.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince eldeki davalı ...'ın kredi kartı üyelik sözleşmesine kefaletinin bulunmadığından bahisle kredi kartı alacağından sorumlu tutulmaması ve işleyecek temerrüt faizinin %18 kabul edilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1316, K. 2023/576, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama