KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Dosya no
- 2020/1558
- Karar no
- 2023/1012
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/02/2019
- Numarası
- 2016/678 Esas - 2019/122 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 12/10/2023
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın Perpa/İstanbul Şubesi ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerini, ... ve ...'in de müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeye istinaden asıl borçlu ... San. ve Tic.
A.Ş. adına kredi tahsis edildiğini, asıl borçlunun kullandığı krediden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden asıl borçlu ve müşterek borçlu ile müteselsil kefil olan borçlulara borçlarını ödemeleri için Beyoğlu ...
Noterliği'nin 08/02/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin keşide edilip tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğinden bahisle İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/270 D.iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından verilen itirz dilekçesiyle faiz oranlarına, çek riskine mesnetsiz olarak itiraz ettiklerini ve icra takibinin bir kısmını durduklarını, yapılan itirazın kötü niyetli olarak müvekkil bankanın alacağını tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu ve tüm bu nedenlerle davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılarının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faiz oranının davacı bankanın insiyatifi ile belirlendiğini, davacı bankanın henüz ödeme vadesi gelmemiş krediyi talep ettiğini, bu talep yüzünden hiçbir muaccel borcu olmayan müvekkillerinin zor durumda kalarak ödemeyi yapamadıklarını, müvekkillerinin ticari hayatlarını sona erdirildiğini, müvekkillerinin asıl alacağa itiraz etmediklerini, sadece faize, faiz oranına ve çek bedeli olarak talep edilen alacağa itiraz ettiklerini, müvekkillerinin kötü niyetli olmadıklarını, asıl alacağa itiraz etmediklerinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini ve tüm bu nedenlerle davacının davasının ve icra inkar taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı ile davalı şirket arasında Genel Nakdi Ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişilerinde kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları, borçlar ödenmediğinden hesabın kat edildiği, çekilen ihtara rağmen yine ödenmeyince icra takibi yapıldığı, davalılarca asıl alacak dışındaki işlemiş faiz, BSMV, masraf, vekalet ücreti ve faiz oranları ile gayrinakdi alacağa itiraz edildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davacı tarafın talep edebileceği işlemiş faiz, BSMV, masraf, vekalet ücreti ve faiz oranları ile gayrinakdi alacak miktarı tespit edildiğinden tespit olunan bu değerler üzerinden davanın kısmen kabulüne , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı Banka tarafından Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden doğan alacaklar likit olup, likit bir alacağa itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay 19. HD, 17.05.2017 tarih ve 2016/6805 E., 2017/3869 K. Sayılı kararı ve yerleşik tüm içtihatlarının bu yönde olduğunu, davanın kabul edilen kısmı yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve hatalı hesaplanan vekalet ücretinin düzeltilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı ve vekalet ücreti takdirinde hata bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı banka ile davalı ... San Ve Tic.
A.Ş. arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalanmış ve diğer davalılar da bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur.Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhatabına çekilen ihtarname ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasında, "sözleşme, ihtarname ve hesap özeti" sebebine dayalı olarak faiz ve masraflarıyla birlikte toplam 1.929.411,64 TL alacağının tahsili istemiyle 07/03/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, kısmi itiraz üzerine bu kısım itibariyle takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile birlikte diğer ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda icra inkar tazminatı talebi de reddedilmiştir.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu nakdi kredi alacağı likit (belirlenebilir) olup, mahkemece hükme esas alınan miktar üzerinden davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/04/2019 Tarih, 2019/61 Esas ve 2019/2673 Karar). Ancak, depo istemine konu miktar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmez.
Bu durumda, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacak 28.589,10 TL yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, kabul ve reddedilen miktarlar nazara alındığında ise, taraflar lehine takdir edilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatına hükmedilmemesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1558, K. 2023/1012, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama