KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Dosya no
- 2020/1660
- Karar no
- 2023/1113
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/01/2020
- Numarası
- 2019/241 Esas - 2020/35 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit
- İstinaf karar tarihi
- 26/10/2023
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı banka vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili ile diğer borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, takip dayanağı olan belge ve sözleşmelerdeki imzaların müvekkiline arz olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu beyan ederek; müvekkilinin davalıya mezkur takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalının aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş. (... Bank A.Ş.)’nin davaya konu kredi alacakları Alacak Temlik Sözleşmesi uyarınca ... A.Ş.’ye devir ve temlik ettiğini, ... A.Ş. 10.06.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... A.Ş. ile “...
A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, davacının beyan ettiği üzere, borçlu tarafından, icra takibine süresi içerisinde itiraz edilmediğini ve takibin itirazsız kesinleştiğini, davalının imzaya yönelik itirazlarının haksızlığı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılacağını, müvekkili şirketin temlik alan sıfatına haiz olduğunu, takip ve işlem yapmakta kötüniyetinin bulunmadığını beyan ederek; davanın reddine ve davacı aleyhine İİK.
Madde 170/3 gereğince %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, İİK'nın 72.maddesi uyarınca imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkememizce İstanbul ...İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosyanın tetkiki sonucunda; davalı tarafın alacağı temlik ede ... Bankası A.Ş. (...
Bank A.Ş.) ile davacı taraf arasında imzalandığı iddia olunan genel kredi sözleşmesi dayanak yaparak davacı aleyhine takip başlattığı görülmüştür. Mahkememizce davacının imza örnekleri Kütahya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi huzurunda talimat yolu ile alınmış, 15/05/2009 tarihli ...
Bankası ile ... arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi, Kütahya Esnaf ve Sanatkarlar Odası hitaplı 21/06/1999 tarihli iki adet ve 08/10/2004 tarihli bir adet belge aslı celp edilerek, genel kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yapılması için grafoloji alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.Dayanak genel kredi sözleşmesindeki imzası inkar edildiğinden davacının resmi kurumlarındaki kredi sözleşmesi düzenleme tarihinden önceye denk gelen resmi kurumlardaki imzalı evrak asılları toplanarak, davacının imza ve yazı örnekleri talimat yolu ile mahkemede alınarak,
kredi sözleşme aslı da getirtilerek, kredi sözleşmesinde bulunan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti amacıyla dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan rapor incelendiğinde; davaya konu sözleşmede bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Yaptırılan araştırmaya göre imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
Dolayısıyla davacı tarafından söz konusu def inin ileri sürülmesi mümkün olup, davacının davalıya söz konusu genel kredi sözleşmesinden dolayı herhangi bir borcu söz konusu değildir, bu nedenle davacının menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.İİK 72. Maddesine göre borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir takdir edilecek zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz.
TBK 188. Maddesine göre borçlu devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Yapılan bu açıklamalar nedeni ile davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;... Bankası A.Ş. (... Bank A.Ş.)’nin davaya konu kredi alacakları Alacak Temlik Sözleşmesi uyarınca ... Yönetim A.Ş.’ye devir ve temlik edildiğini, temlik veren banka ve davalı borçlu, dava dışı ... ile ... arasında kredi sözleşmesi imzalanmış olup, borçluların kredi borcunu ödemede temerrüte düşmesi üzerine kredi hesabı kat edilerek borçlular aleyhinde alacağın tahsilini teminen İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, söz konusu takip semeresiz kalmış ve işlemden kalktığını, dava konusu alacak müvekkil şirket tarafından temlik alındıktan sonra tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosyasından takibe başlandığını, icra dosyasından borçluya gönderilen ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve takip itirazsız olarak kesinleştiğini, takip itirazsız olarak kesinleştiğinden takibe yönelik işlem yapılmasında usule ve kanuna aykırılık bulunmadığını, davalı borçlu tarafından sözleşmedeki imzanın sahteliği sebebiyle mahkemece görülen menfi tespit davası ikame edilmişse de sözleşmedeki imzaya ilişkin herhangi bir şikayet, cumhuriyet savcılığı soruşturma dosyası, açılmış bir ceza davası hakkında tarafımıza herhangi bir tebligat ulaşmaması sebebiyle takibe yönelik işlem yapılmasında hiçbir engel bulunmadığını,
dava kapsamından yapılan imza incelemesi sonunda düzenlenen 02/01/2020Tarihli Bilirkişi raporu ile "Tetkik konusu 15/05/2009 tarihinde ...
Bank Manisa Şubesi ile ... arasında düzenlenmiş Genel Kredi Sözleşmesi aslındaki ... ismine atfen atılı imzaların ...' in eli ürünü olmadığı " kanaatine varıldığını, her ne kadar mahkemece tarafından alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmişse de müvekkil şirket temlik alan sıfatına haiz olup takip ve işlem yapmakta kötüniyetli bulunmadığı aşikar olduğunu, temlik veren Banka tarafından borçlular aleyhinde İzmir ...İcra Müdürlüğü' nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, dava konusu alacak müvekkil şirket tarafından temlik alındıktan sonra tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından takibe başlandığını, söz konusu alacak tahsil edilmediğinden bahisle müvekkil şirkete devir ve temlik edilmiş olup müvekkil şirket temlik veren tarafından davacı borçluya kullandırılan ve ödenmeyen kredi kartı sebebiyle alacaklı olduğunu, dolayısıyla söz konusu takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığından bahsedilemediğini, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, rapora itirazlarımız dikkate alınmadan mahkemece tarafından hüküm kurulmuş olup, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmek zorunluluğumuz hasıl olduğunu,
öncelikle Tehir-i icra talebimizin kabulüyle yukarıda sayılan nedenlerle ve Re’sen belirecek sair sebeplerden ötürü mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ve dava ederiz.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesindeki imzanın inkarına dayalı açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık, takip konusu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının takip konusu borçtan dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.
İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş,davalı vekilince yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Somut olayda; dava dışı ... Bankası ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 15/05/2006 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafın müteselsil kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesinde kendisi adına atılan imzayı inkar ederek iş bu davayı açtığı, dava dışı ... Bankasının alacağını dava dışı ...
A.Ş ye devir ve temlik ettiği, ... A.Ş'nin ... A.Ş ile birleşmesi ve sonrasında da bu şirketin de davalı şirket ile birleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dosyada davaya konu edilen genel kredi sözleşmesindeki TC kimlik numarası ile davacının kimlik numarasının aynı olmadığı, adres bilgilerinin de uyuşmadığı görülmüştür.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada tensip zaptı ile davacı tarafça dava dilekçesinde davacıya ait olduğu ve imza incelemesine esas olmak üzere bildirilen belgelerden sözleşme tarihine en yakın tarihli belge asılları ilgili kurumlardan istendiği ve gelen belge asılları ile dosyanın Grafoloji bilirkişiye tevdi edilerek imza incelemesi yaptırılmış ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor uyarınca genel kredi sözleşme aslındaki davacı ismine atfen atılan imzaların
...'in eli ürünü olmadığı tespitini edilmiştir.Buna göre mahkemece mahkemece davanın kabulüne, genel kredi sözleşmesinde imza kendisine ait olmayan ve genel kredi sözleşmesindeki yazılı kefilin TC kimlik numarası ve adresinden farklı bilgilerer sahip olmasına rağmen davacı hakkında takip başlatılması nedeniyle davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1660, K. 2023/1113, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama