KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Dosya no
- 2020/1737
- Karar no
- 2023/1199
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/02/2020
- Numarası
- 2019/580 Esas - 2020/133 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 08/11/2023
Karar Metni
1.464 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın 27/06/2019 tarihinde davalıya ait istasyondan akaryakıt aldığını, dizel yakıt tüketen araca davalı çalışanlarınca benzin konulması nedeni ile hasar meydana geldiğini, 42.681,85TL hasar bedelinin davalı tarafça ödendiğini, ancak aracın tamirde kaldığı süre içinde müvekkilinin başka bir araç kiralama zorunda kalması nedeni ile zarara uğradığını, diğer yandan davalı kusuru nedeni ile aracın arızalanması nedeniyle görülen bakım ve tamir dikkate alındığında aracın 2.el piyasa değerinde düşüş meydana geldiğini ileri sürerek, değer kaybı ve ikame araç nedeniyle şimdilik 8.000TL'nin faizi ile birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin zarar sonrası tüm onarım masraflarını karşıladığını, davacının herhangi bir onarım gideri ödemediğini, tüm tamir giderlerini ödeyen davalının kötü niyetinden söz edilemeyeceğini, davacının fahiş miktarda değer kaybı talep etmesi nedeni ile arabuluculuk aşamasında uzlaşılamadığını, araçta herhangi bir değer kaybı oluşmadığını, mekanik parçaların orijinal ve yenileri ile değiştirilmesi nedeni ile değer kaybı bulunmadığı aksine aracın değerinde artış meydana geldiğinin ekspertiz raporu ile belirlendiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesinde hatalı yakıt doldurulması sonucu aracın motor aksamında meydana gelen hasarın davalı tarafından giderildiği sabittir.
Yapılan tamiratın aracın kaportasına ilişkin olmayıp kullanılarak eskiyen parçaların orijinal yenileri ile değiştirilmiş olması nedeniyle araçta herhangi bir değer kaybı bulunmadığı aksine aracın değerinde artış olduğu sonucuna varılmış davacının değer kaybına ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Haksız fiil sonucu davacıya ait aracın makul tamir süresi dikkate alındığında 6 günlük süre ile tamirde kalması suretiyle bu süre içerisinde kullanılamayacağı, davalının haksız fiil sorumlusu olarak tamir süresince alınacak ikame araç bedelinden sorumlu olacağı anlaşılmakla bilirkişice belirlenen 6 günlük süre için objektif şekilde verilen 1.200,00TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, bu kapsamda davanın kısmen kabulüne , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aracına davalı şirket tarafından yanlış yakıt ikmali gerçekleştirildiğini, davacının aracında meydana gelen hasarın, araçta değer kaybı oluşturduğunu, işlem gören bir aracın; aynı marka, aynı model olan ve hiç tadilat görmemiş bir araç ile kıyaslandığında aynı değere sahip olmayacağını, meydana gelen parça değişimi neticesinde zarar davalı şirket tarafından giderilmiş olsa da, aracın orijinal parça aksamı gibi olamayacağı ve değerinde düşüş meydana getireceği hususu aksi iddia edilemez bir gerçek olup aracın tramer kaydına 45.681,85 -TL'lik hasar kaydı işlenecek olup,
işbu kayıt ikinci el piyasasında aracın satış fiyatının düşeceğini, söz konusu araçta 42.681,85-TL’lik bir onarım yapılmış ve bu onarım servis kayıtlarına işlenmiş olmasına rağmen rayiç bedelinin düşmediğini kabul etmenin mümkün olmadığını, tramer kaydı olan bir aracın, ilgili konuda uzman olmayan herkes tarafından bile bilindiği üzere tramer kaydında böyle bir kaza ve onarımın gözükmesi,
aracın değer kaybettiğine ispat olduğunu, aracın yolda kalmasından sebeple çekici bedelinin ve aracın serviste kaldığı süre zarfında yerine kiralanan araç bedelinin davalıdan tahsili gerektiğini, yerel mahkeme kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunda çekici bedeline dahi hiç değinilmemiş olup, aracın onarım süresi farazi 6 gün olarak belirlenmiş ve araç ikame bedeli olarak günlük 200-TL bir bedel tespit edilmişse de bu süre ve bedel taraflarınca kabul edilebilir bir husus olmadığını, kaldı ki hasar gören aracın bakım ve tadilatı kapsamında araç servisinde sadece 6 gün kalacağını ileri sürmek,
hayatın olağan akışına da dosyada bulunan servis formlarına da açıkça aykırı olup aracın serviste kaldığı süreyi hiçbir belge incelemeyen ve araç ikame bedelini ve süresini rayicin çok altında olarak kendi kendine tayin eden bilirkişi raporunu mahkemenin kararına esas almasının hukuken kabul edilemeyeceğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketin ...’nın yetkili servisi olan ...
A.Ş.’de tamiratı yapılan aracın tüm onarım masraflarını ücretsiz olarak karşıladığını, İlk Derece Mahkemesi’nin değer kaybı yönünden gerekçeli kararında hukuka aykırı ve kararın bozulmasını gerektirir herhangi bir husus bulunmadığını, araçta herhangi bir değer kaybı oluşmamış olup dosya uzman Bilirkişi’ye de tevdii edilerek değer kaybının oluşmadığı yönünde görüş alındığını, aksine uzman kişilerce aracın ömrünün uzadığı ve nispeten değerinin arttığı kanaatine varıldığını, mekanik parçaların değişimi sebebiyle değer kaybı oluşmayacağı sabit hale gelmekle ilk istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yanlış akaryakıt dolumu nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ile ikame araç bedelinin tahsili istemli alacak davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, onarım sonucunda davacı aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı, ikame araç bedelinin miktarı ve davacının çekici ücretini talep edip edemeyeceği noktasındadır.
Davalının işlettiği akaryakıt istasyonunda davacının aracına yanlış akaryakıt konulduğu ve bunun sonucunda oluşan hasarın davalı tarafından karşılandığı ihtilaf konusu değildir. Davacı tarafça, araca yanlış akaryakıt konulması nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğu ve araç kiralamak zorunda kaldığı iddiasıyla zararının tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 112.
Maddesi uyarınca, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, yapılan parça değişikliği ile aracın değerini düşürecek onarımdan söz edilemeyeceği, hasar gören parçaların orijinalleri ile değiştirildiği, aracın değer kaybına neden olacak şekilde kaportasında değişiklik olmadığı gibi yenilenen mekanik parçalar nedeni ile aracın çalışmasını olumsuz etkileyecek bir işlemden söz edilemeyeceği ifade edilmiştir.
Bu halde, aracın hasar bedelinin Tramer kaydında gözükeceği iddiası aracın değer kaybına uğradığının kabulü için tek başına yeterli değildir. Ayrıca, onarımdan sonra aracın orijinal parça aksamı gibi olmayacağı iddia edilmiş ise de, bilirkişi tarafından aracın orijinal parçalarla onarıldığı tespit edilmiş olup, söz konusu iddia dinlenebilir değildir.
Bilirkişi tarafından, aracın onarımı için gereken 6 gün boyunca kullanılamayacağı ve günlük araç ikame bedelinin 200,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan araç kiralamasına ilişkin fatura tarihi 02/07/2019 olup, hasarın meydana geldiği 27/06/2019 tarihi nazara alındığında bilirkişi tarafından tespit edilen onarım süresi makuldür.
Söz konusu faturada araç kiralama bedeli 4.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, bu faturanın davalıya karşı ileri sürülebilmesi mümkün değildir. Hasarın meydana geldiği tarih itibariyle tespit edilen günlük araç kiralama bedeli makul olup, davacının iddiaları yerinde değildir.
Sonuç olarak, araç orijinal parçalarla onarılmış olup değer kaybına uğramadığı ve ikame araç bedelinin makul olduğu nazara alındığında, ilk derece mahkemesince değer kaybına ilişkin davanın reddine, ikame araç bedelinin 1200,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Buna karşın, yanlış akaryakıt dolumu nedeniyle arızalanan araç için çekici hizmeti almış olup, mahkemece, çekici bedelinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bunun yanı sıra ihtarname giderleri yargılama masraflarından olup, davacı tarafından davalıya çekilen ihtarname nedeniyle noter masrafının yargılama masrafı olarak değerlendirilmesi gerekir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince çekici bedeli ve noter masrafının hükme bağlanmaması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1737, K. 2023/1199, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama