KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Dosya no
- 2020/1790
- Karar no
- 2023/1329
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/12/2019
- Numarası
- 2017/1239 Esas - 2019/1193 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 30/11/2023
Karar Metni
2.007 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derce mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Bankası A.Ş Çarşı Üsküdar Şubesi ile ...
Limited şirketi arasında Genel Nakdi GAyri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve adı geçen diğer davalı da söz konusu sözleşmeleri kefil olarak imzaladığını, borçlular tarafından Bankaya olan kredi borçlarının geri ödenmemesi üzerine, usul ve yasaya uygun olarak hesaplar kat edilerek borçlu firma ve davalıya Üsküdar ...Noterliği'nin 25/10/2017 gün, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek, Bankaya borlu oldukları ve söz konusu borcu ödemeleri ihtar edildiğini, bankaya olan borçlarını ödememesi nedeniyle davalılar hakkında İstanbul Anadolu ...
İcra müdürlüğünün ... e sayılı dosyasından ilamsız icra yolu ile takibe geçildiğini, davalılar da icra takip dosyasına yazılı olarak " borcun tamamına ve ferilerine" itirazda bulunduğundan takibin durduğunu beyanla, İstanbul Anadolu ...
İcra dairesinin ... e sayılı dosyasından yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosyada mevcut tüm delillerin incelenerek değerlendirilmesinde. Taraflar arasında 11/07/2017 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, mahkememizce aldırılan bankacı bilirkişi raporuna göre borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalı borçlulara Üsküdar ...
Noterliği'nin 25/10/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarnamenin davalı ....LTD.ŞTİ.'ye tebliğ edilemediği, ihtarnamenin iade edildiği, borçlu kefil ...'e ise 27/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için 7 gün süre verildiği, tebliğ tarihinden itibaren temerrüt tarihinin 06/11/2017 tarihi olduğu,
asıl borçlu yönünden hesaplanan 243.631,00 TL asıl alacağın tamamen ödeninceye kadar %15,89 oranında akdi faiz ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalıdan istenebileceği, kefil yönünden ise kefalet limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren 243.631,00 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %15,89 oranında akdi faiz ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalıdan istenebileceği, 06/11/2017 temerrüt faizi tarihinin başlangıç tarihinden itibaren 243.631,00 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %31,78 oranında faiz ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalıdan istenebileceği,
kullandırılan kredinin kredi garanti fonu kefaleti ile kullandırıldığı ve riski kredi garanti fonunun 15/11/2017 tarihinde kapatmış olduğu, davacı tarafça tahsilat olması halinde tahsilatın kredi garanti fonu adına yapılacağını, takibin kredi garanti fonu ile davacı banka arasında akdedilen protokolün D4.3 maddesine istinaden kredi garanti fonu adına takip edileceğini bildirdiği, davacı tarafça sunulan ... A.Ş. ile ...
A.Ş. arasında düzenlenen kefalet protokolü içerisinde alacağın temilikinin bulunmadığı, ayrıca alacağın temilikine ilişkin herhangi bir yazılı belge de sunulmadığı, kredi garanti fonu kefaleti ile kullandırılan ticari kredinin 15/11/2017 tarihinde kredi garanti fonu tarafından davacı bankaya ödenerek kredi riskinin kapatıldığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasında amacın takibin açıldığı anda alacaklı olduğunu bildiren tarafın alacaklı olup olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, mahkemece yapılan yargılama kapsamında da müvekkili bankanın alacaklı olduğunun açık bir şekilde tespit edildiğini, KGF'den yapıldığı belirtilen tahsilatların takip açıldıktan sonra yapılan tahsilatlar olduğunu,
dosyada mübrez olan müvekkili banka ile KGF arasında akdedilen protokolün D.4.3.'de yer verilen "KGF kefaletinin tazmininden doğan alacak tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verinin yükümlülüğündedir" yönündeki düzenleme gereği anılan tahsilatla alacağın sona ermemiş olduğunu, anılan hüküm gereği söz konusu takibe müvekkili bankaca devam edildiğini, KGF'den kefaletine istinaden ödeme yapması sonrasında müvekkili bankanın alacağın tamamı için takibe devam edilmesinin nedeninin KGF'nin ödediği tutarın borçludan tahsili için müvekkili bankaya yetki vermiş olduğunu,
diğer yandan kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteğine ilişkin 31.10.2016 tarih, 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 6. Maddesinde “temerrüt sonrası takip süreçleri kredi verenlerce yürütülür” “temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilat tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır.” düzenlemesinin bulunduğunu, bu kararın 6. maddesinde değişiklik yapan 10.03.2017 tarih, 30003 sayılı RG’de yayımlanan 2017/9969 sayılı kararda da bu düzenlemenin korunduğunu,
belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve bu süreç içerisinde kendilerine mehil vesikasının verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme nezdinde davaya konu icra takibine ilişkin borcun tamamının kredi garanti fonu tarafından davacı tarafa ödendiğini, davacı tarafça alacak tutarının tahsil edilmiş olduğunu, işbu davayı açmada hukuki menfaati ve aktif husumeti bulunmadığını, bankanın her ne kadar KGF tarafından ödenen tutarın tahsili için bankalarına yetki verildiği iddia edilmiş ise de dosya içerisinde böyle bir yetkinin mevcudiyetine ilişkin belgenin bulunmadığını, davacı banka tarafından alacağın temilikine ilişkin herhangi bir evrakın da dosyaya ibraz edilmediğini,
belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde. Kredi Garanti Fonu tarafından takipten sonra, davadan önce yapılan ödemenin kredi alacağından düşülüp düşülemeyeceği noktasındadır.
Davacı banka ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 07/04/2016 tarihinde 130.000 TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalanmış, kredinin limiti arttırılarak son olarak 28/03/2017 tarihinde 550.000 TL'ye çıkarılmıştır. Sözleşmeye şirket ortağı ... müteselsil kefil sıfatıyla katılmıştır.
Davalı asıl borçlu tarafından ayrıca bankaya 22/03/2017 tarihinde istenilen evraklarda eklenerek 250.000 TL kredinin KGF kefaletiyle tahsisi talep edilmiş ve ek sözleşme imzalanmış, bankaca 28/03/2017 tarihinde 250.000,00 TL kredi borçluya kullandırılmıştır. Davacı banka tarafından davalı muhataplara keşide edilen Üsküdar .... Noterliği'nin 25/10/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredinin kat edildiği ve kredi borcunun 7 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir.
İhtarname borçlu kefil Süleyman Demir'e 27/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, diğer borçluya tebliğ edilememiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasında, "kredi sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti" sebebine dayalı olarak 244.664,38 TL asıl alacak, 2.437,91 TL işlemiş temerrüt faizi, 121,90 TL BSMV olmak üzere toplam 247.224,19 TL alacağının tahsili istemiyle 31/10/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle 24/11/2017 tarihinde eldeki dava açılmıştır. Takipten sonra ve davadan önce 14/11/2017 tarihinde Kredi Garanti Fonu tarafından 217.623,89 TL davacıya ödenmiştir.
İlk derece mahkemesince kredinin Kredi Garanti Fonu tarafından davacı bankaya ödenerek kredi riskinin kapatıldığı ve alacağın davacıya temlik edildiğine dair bir evrak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı kamu finansmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanunun geçici 20/1. maddesinde, finansman imkanlarını geliştirmek ve kredi sisteminin etkin işlemesine katkı sağlamak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler ile ticari işletmelere kredi garantisi veren kredi garanti kurumlarına 100 milyar Türk Lirası'na kadar nakit kaynak aktarmaya ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Anılan maddenin üçüncü fıkrasında da, bu madde kapsamında nakit kaynak ve/veya özel tertip devlet iç borçlanma senedi aktarılacak kredi garanti kurumlarının belirlenmesine, aktarılacak kaynağın kullandırılmasına ve bu maddenin birinci fıkrasında belirlenen tutar dayanak gösterilerek söz konusu tutarın 10 katını aşmamak üzere bu kurumlarca verilebilecek kefaletin bakiye tutarına ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu'nca belirleneceği düzenlenmiştir.
4749 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine dayanılarak çıkarılan kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteğine ilişkin 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 6/1. maddesi; "temerrüt sonrası takip süreçleri kredi verenlerce yürütülür" şeklinde düzenlenmiştir.Davacı banka ile dava dışı Kredi Garanti Fonu arasında imzalanan 2016 tarihli protokolün D bölümünün "Hazine Destekli Kredilerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı 4.3.1 maddesinde kurum kefaletiyle kullandırılan kredilerin temerrütü halinde kurumun alacağı dahil kanuni takip işlemlerinin kredi veren tarafından yürütüleceği,
kredi verenin talep etmesi halinde kurum kanuni takip işlemlerinin yürütülmesini teminen kredi verenin yetkilendirileceği ya da göstereceği avukat/avukatlar adına vekalet düzenleneceği ifade edilmiştir. 4.3.3 maddesinde ise kurumun kredi verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğünde olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve Protokol 4.3.1. ve 4.3.3 maddelerinden de anlaşılacağı üzere KGF tarafından ödeme yapıldıktan sonra da, kredi veren davacı banka tarafından başlatılan icra takibinin sürdürülmesi bankanın yükümlülüğüdür.
Bu durumda KGF tarafından somut olayda olduğu üzere icra takibinden sonra dava tarihinden önce 14/11/2017 tarihinde Kredi Garanti Fonu tarafından 217.623,89TL davacıya ödeme yapılmış ise de, bu ödemeler kredi borçlularının borcunu sona erdirme vasfında değildir.
Bahsi geçen ödeme Bakanlar Kurulu Kararı ve davacı banka ile dava dışı KGF arasında akdedilen protokol hükümleri kapsamında kendine özgü bir tazmin biçimi olup, davacı banka, KGF ödemesine ilişkin olarak da KGF adına alacağın tahsili için icra takibine devam etmekle yükümlüdür.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince, KGF tarafından yapılan ödeme dikkate alınmadan hüküm kurulması gerekirken bankanın kredi riskinin kapandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dosyada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 07/04/2016 tarihinde genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, davacıya Kredi Garanti Fonu kefaletiyle 250.000,00 taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredinin ödeme planına göre geri ödenmediği, davacı banka tarafından davalı borçlulara Üsküdar ...
Noterliği'nin 25/10/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarnamenin davalı ...Ltd.
Şti.'ye tebliğ edilemediği, borçlu kefil ... ise 27/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için 7 gün süre verildiği, tebliğ tarihinden itibaren temerrüt tarihinin 06/11/2017 tarihi olduğu, ancak bu süre geçmeden 31/10/2017 tarihinde takibe geçildiği, bu durumda temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren başlatılmasının gerektiği, her iki borçlu yönünden 243.631,00 TL asıl alacak ve alacak ödeninceye kadar yıllık %31,78 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalılardan istenebileceği belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı temerrüt tarihinde bankaca uygulanan en yüksek faizin %20 olduğu, sözleşme gereği temerrüt faizinin cari faizin iki katı olan %40 uygulanması gerektiğini savunmuş ise de dosyaya cari faiz oranına ilişkin evrak sunulmamış olması nedeniyle bilirkişi tarafından uyuşmazlık konusu krediye uygulanan akdi faizin 2 katı olarak berillenen %31,78 oranında temerrüt faizi yürütülmesi gerekmektedir.
Alacak likit borçlu itirazında haksız bulunmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmekte gerekmektedir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.
Mahkemece KGF tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1790, K. 2023/1329, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama