KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2076
- Karar no
- 2024/291
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/07/2020
- Numarası
- 2018/39 Esas - 2020/357 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 28/02/2024
Karar Metni
1.513 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile, takibe konan 55.000,00.TL.
Bedelli senedi teminat olarak verdiğinin, ...'ya verilen senet ciro ile resmi olmayan ortağı ... tarafından teminat senedi olduğu bilinerek icraya konduğu, hem ciro imzası bulunan ... hem de alacaklı ... senedin varant kısmında teminat senedi olduğunu bilmekte olduklarını, davacının telefonuna da görüntü olarak whatsapp görüntüsünün mevcut olduğunu, senedin arka varant kısmında, daire satışına istinaden verildiği, ... plakalı araç için verildiği, teminat senedi olduğu, başka amaçla kullanılamaz ibaresi yazılı olduğu halde bu yazıyı kesip, imha edip senedi cirolayıp, icraya koyduklarının, kambiyo vasfını sağlamak için kesildiği,
senedin ön yüzündeki sol varant kısmının arka yüzünün başına gelecek şekilde kesilen bölümle birlikte senedin teminat senedi olduğu hususunun yok edildiği, davacının ...'dan alacaklı olduğu, 3. Şahıs kullanılarak senedin tahsili kolaylaştırılmak istendiği, yine senette teminat senedi olduğu halde nakden ahzolunduğunu, sonradan doldurulduğunu, senette 3. Kişi tarafından ... ibaresinin de sonradan eklendiği,
senedin teminat senedi olduğunu, araç satışı ve daire satışı gerçekleşmediğinden kambiyo takibinini iptali ve borçlu olmadığının tespitini talep ettikleri, ileride tahsilden dolayı mağduriyet yaşamamak için tedbir talep ettikleri, arz ve izah edilen nedenlerle; .. İcra Müdürlüğünün ...E.
Sayılı dosyasıyla takibe konan kambiyo takibinin iptaline, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, bu aşamada icranın durdurulması hususunda tedbir kararı verilmesini dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu bu davanın reddinin gerektiğini, davalının davaya konu olan bonoyu ciro yoluyla alan iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, bu davanın davalı yönünden Türk Ticaret Kanunu'nun 687.
Maddesi esas alınarak incelenmesi gerektiğini, dolayısıyla somut olay yönünden davacı yanın iddialarından birini oluşturan davacı ile dava dışı ... arasında bu bononun tanzim edilmesini haklı kılacak bir alt hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, senedin teminat senedi olduğunu, davacının lehtar durumundaki ...'ya hiçbir borcunun olmadığı biçimindeki savunmasının iyi niyetli üçüncü kişi konumundaki davalıya dermeyanı mümkün olmadığının, zira şahsi def'ileri yaratan düşünce hukuki görünüşe itimat prensibi olduğunu,
poliçeye ilişkin TTK m.687 poliçe hükümlerine ve bu arada TTK m.687 hükmüne de atıf yapan TTK m.778/1,a ve 825 hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bile bile borçlu zararına olarak senedi iktisap etmek suretiyle borçluyu mağdur etme iradesi, hamil senedi devralırken mevcut olması gerektiğini, bu iradenin sonradan oluşmasının hukuken bir değerinin bulunmadığını, zarar verme iradesi senet ciro yoluyla devralınırken yoksa, bilerek borçlunun zararına hareket etmenin de yok olduğunun, bu noktada ispat yükünün bunu ileri süren davacı taraf üzerinde kalması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini,
tedbir kararı verilmiş olduğundan davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminat verilmesinin, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller birlikte incelendiğinde; dava konusu senet kambiyo vasfında sebepten bağımsız olup davalının bu senedi ne şekilde edindiğini ispat mecburiyeti bulunmadığı, takip konusu senet üzerinde teminat olgusuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davacı borçlu tarafından bu iddiayı ispatlamak üzere sunulan sözleşmede takip konusu senede açıkça atıf yapılmadığı, davalı alacaklı tarafından gerek cevap dilekçesinde gerek yargılama aşmasında teminat iddiasının kabul edilmediği,
davacının senedin daire satışına/... plakalı araç nedeniyle teminat senedi olarak verildiği yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği gibi(Emsal:Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2016/2300 E., 2016/14142 K. sayılı 01/11/2016 tarihli kararı, 2014/19921 E. 2015/13035 K. sayılı 19/10/2015 tarihli kararı), TTK hükümlerine göre açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının bu iddiasını da yazılı delille kanıtlaması gerektiği (Emsal:Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2016/4254 E., 2016/14849 K. sayılı 17/11/2016 tarihli kararı),
ancak davacının bu iddialarına ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmadığı ve senede ekli olduğunu iddia ettiği ve çıktılarını sunduğu kağıtta teminat olarak verildiğine dair ibarelerin bulunduğu kağıdın da senede birleşik olduğunu da ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine, dava konusu alacağın %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Dava konusu bononun arka yüzünde bononun teminat olarak verildiğini, kesilerek teminat olduğu hususu gizlendiğini, dosyada mübrez sözleşmeye göre müvekkilin borçlu olması söz konusu olmadığını, zira müvekkilin iş yapıp malzeme götürdüğünü, müvekkil ile davalı arasında yapılan sözleşmeyle İş bu inşaat ile ilgili İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/ 133 Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine açılan dosyada bilirkişi heyet raporu müvekkilin alacaklı olduğunu, mahkemeye bu rapor ile dosya numarası bildirildiğini, taşeron sözleşmesi,
mahkeme dosyası içinde mevcut ekte sunulan duruşma zaptındaki davalı ifadesi ve taşeron sözlemesinde imzası olması, olayın tarafı olduğunu gösterdiğini, senedin cirosu dosyada davalı ve taraf olduğunu, davalı o davanın davalısına tanıklık yaptığını, işte çalıştığını beyan ettiğini, tarafların iyi niyetli olması söz konusu olmadığını, hukuk dairesinin resen gözeteceği sebepler ve dosyada yapılan savunmalar çerçevesinde davalı ...'ın senedi ciro eden ... ile birlikte hareket ettiğini, müvekkilin taraflarla inşaat işi yapmasından başka bir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını,
mahkemece bononun kesilmesi ve etrafının bantlanması hususunu duruşma zaptında sorguladığını ve zapta geçtiğini, senet ve ticari defterler üzerinde birlikte dosyanın bilirkişiye verilmesi ve bono üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken; tahkikat yapılmadan dava reddedildiğini, bono ticari bir ilişki olduğunu, üstelik müvekkilin inşaatın gecikmesi ihtimalinde teminat verdiği araba için teminat olduğunu, arka yüzünde teminat olduğu yazıldığı halde sınırdan kesilerek teminat kısmı yok edilerek kambiyo takibi yapıldığını, bu nedenle eksik incelemeyle verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava; icra takibine konu edilen bononun teminat bonosu olduğu ve davacının borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller çerçevesinde davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık takip konusu bononun teminat için verilip verilmediği noktasındadır.
Davacının iddiası takibe konu bononun teminat bonosu olduğu ve teminat altına aldığı alacağın bulunmaması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu takibe dayanak bononun ;ihdas nedeni "nakten" 12/05/2017 tanzim ve 26/05/2017 vade tarihli 55.000,00 TL bedelli lehdarı ve ilk cirantası ..., sonraki cirantası davalı ..., keşidecisi davacı ... olduğu bono üzerinde yapılan incelemede görülmektedir.
Kambiyo senedinin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden bu hususu yazılı belge ile ispatlamalıdır. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin açıkça yazılması gerekir.(YHGK 06.03.2013 tarih ve E:2012/12-768 -K:2013/312 ). Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur.
Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. (YHGK 'nun 19/04/2022 tarih ve E: 2019/(19)11-449 -K: 2022/569 ) Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Davaya konu bono metninde teminat amaçlı olarak verildiğine yönelik bir açıklama yoktur.
Bononun teminat olarak verildiği iddiasının 6100 sayılı HMK'nun 200 ve 201 maddeleri uyarınca yazılı delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre senedin teminat senedi olarak verildiği iddiasının senede açıkça atıf yapan bir sözleşme ile de ispatı mümkündür.
Somut olayda, Davacı bononun arkasında daire satışı ve arsa ve araç satışı için verildiğine dair kaydın bulunduğu kısmın kesilerek teminat ilişkin kaydın yok edildiğini ileri sürmüş ise de senet araksında bu şeklide bir kayıt olduğu ve bunun yok edildiğini ispatlamış değildir.
Kaldı ki bahsi geçen yazıların varlığı ispat edilmiş olsaydı dahi, bahsi geçen kayıt temel borç ilişkisindeki hangi edimin teminatı olarak düzenlendiğini dolayısıyla bononun teminat ettikleri hususun ne olduğu da belli değildir. Davacı borçlu tarafından teminat iddiasını ispatlamak üzere dayanılan sözleşmede de takip konusu senede açıkça atıf yoktur.
Davacının senedin daire satışına/... plakalı araç nedeniyle teminat senedi olarak verildiği yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlaması gerekir. TTK hükümlerine açığa senet düzenlenmesi de mümkündür. Açığa düzenlenen senedin boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının bu iddiasını da yazılı delille kanıtlaması gerekir.
Davacının senet üzerine ihdas sebebi ve düzenleme yerinin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiaları da yazılı delille ispatlanmış değildir. Yine dava konusu bono kambiyo vasfında, sebepten bağımsız kıymetli evrak olup davalının bu senedi ne şekilde edindiğini ispat mecburiyeti de bulunmadığından ilk derece mahkemesinde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2076, K. 2024/291, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama