İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2085 K.2024/206

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2020/2085Karar2024/206Tarih15 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.152 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Şubat 2024
Dosya no
2020/2085 Esas
Karar no
2024/206
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/07/2020
Numarası
2019/463 Esas, 2020/371 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.152 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait araçların ihlalli geçişleri nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini,davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu, icra takibinden sonra 7144 sayılı kanun'un 18.md ile 6001 sayılı Kanun'un 30 md de değişiklik yapılarak ceza kat sayısının 4'e düşürüldüğünü, bu nedenle kanuni değişiklik sonrasında oluşan hukuki duruma göre dava değerinin belirlenerek harçlandırma yapıldığını, icra takibine konu edilen geçiş ücretlerinin 4 katını aşan ceza bedellerinin bu davanın konusu olmadığını beyanla 169.250,56 TL dava değeri üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını,

davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araçların, davacının işlettiği otoyol ve köprülerden geçtiğini, davada Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davacının, geçiş ücretinin 4 katı kadar cezanın talep edildiği belirtmiş ise de, icra dosyasında borcun değiştiğine dair bir talebi/düzeltmesi olmadığı gibi müvekkile bu yönde bir tebligat da yapılmadığını, itirazın iptalinin talep edildiği icra dosyasına konu tüm alacak için harç yatırılması gerektiğini, eksik harç tamamlanmadığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini,

davacı tarafın şeffaf bir şekilde güzergah ve ücretlerini belirleyip açıklaması gerektiğini, müvekkilinin araçlarının bağlantı yollarına girerken hiçbir uyarı yapılmadığından ücretten haberdar olmadan yola girdiklerini, çekici ve dorseye ayrı ayrı ceza yazıldığını, davacının talep ettiği ücretlerin haksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece.

Dava konusu plakalı araçların ihlalli geçişlerine esasen genel itibariyle ödeme talimatı bulunmuyor, OGS de tanımlı olmayan plaka, yetersiz bakiye, ürün kara listede, iptal ürün, kayıt bulunamadı, ürün bakiyesi yetersiz gibi ibarelerden kaynaklı nedenlerle ihlalli geçişlere sebebiyet verdiği, takip tarihi itibariyle toplam 169.596,24 TL davacı talebi olabileceği, talebe bağlı kalınarak 169.250,56 TL. üzerinden takibin (takip tarihi itibariyle) davalı adına devam edebileceğinin tespit edildiği, davacının yürürlüğe giren 7144 sayılı torba kanun hükmü gereğince;

dava tarihi itibariyle davalıdan tahsili gereken alacağının toplam 169.596,24 TL olduğu, dava konusu alacak miktarında fazlalık bulunmadığı, davalının bu miktardaki likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın iptaline ve davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davaya konu uyuşmazlığın Tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiğini, görev itirazları hakkında ilk derece Mahkemesince karar verilmediğini, davacı tarafın yasa değişikliği nedeniyle talep ettiği alacakların 10 katı yerine 4 katı şeklindeki talebini müvekkiline bildirmediğini, icra dosyasında düzeltme yapılmadığını,

bu durumda yeni bir icra takibi de yapılmadığına göre itirazın iptalinin talep edildiği icra dosyasına konu tüm alacak için harç yatırılması gerektiğini eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesi veya eksik harç tamamlanmadığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece bu hususlar da dikkate alınmadığını, müvekkiline ait araçların daha çok bağlantı yollarını kullandığını, yolun paralı olduğuna dair uyarı olmamasına rağmen bir kere girildiğinde çıkış imkanı verilmeden tek yöne 3-4 defa paralı geçiş cezası yazıldığını,

davacının mecburi istikamette üst üste ücretli geçiş ücreti talebi mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemece adil yargılanma ve savunma haklarının kısıtladığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporu taraflarına tebliğ edildiğini, 7226 sayılı kanun gereğince usule ilişkin sürelerin durması nedeniyle süresinde bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduklarını, yerel mahkemece süresinde sunulmamış gibi hatalı değerlendirme yaptığını, cevap dilekçelerinde de açıkça belirtildiği üzere ceza yazılan araçların tır olduğunu, öndeki çekici kısmı ile arkadaki dorse kısmının plakalarının farklı olduğunu,

dorseler motorlu araç vasfında da olmadığını, araç kayıtlarının celbini talep etmelerine rağmen yerel mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadığını ve eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı kurum bunlar iki faklı araçmış gibi cezai işlem uyguladığını, mahkeme de bu hususu dikkate almadan tek aracı iki ayrı araç gibi kabul ederek davayı bu yönüyle kabul ettiğini, kararın bu yönüyle de haksız ve dayanaksız olduğunu, hukuk devletinde davacı özel işletmenin,

araç sahiplerine karşı hiçbir bilgilendirme ve ihlal uyarısı yapmadan ve zamanında ihlali bildirmeden her geçişe 10 kat ceza yazması kabul edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılması ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, geçiş ihlalinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 348.545,70 TL geçiş ücreti ve para cezasına ilişkin asıl alacak + 18.395,21 TL yıllık ticari faiz + 3.311,20 TL KDV'den ibaret toplam 370.252,11 TL alacağın tahsili istemiyle 13/02/2018 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, borçlu vekilinin 17/10/2018 tarihinde ibraz ettiği dilekçe ile borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği,

davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 169.250,56 TL dava değeri üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'da ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. TTK m.12 gereği bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.

Davacı şirketin TTK m. 16 gereği tacir olduğu şüphesizdir. Davalının ise adına kayıtlı ve yük naklinde kullanılan davaya konu römork ve çekici sayısı dikkate alındığında tüketici olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. İhlalli geçiş yapan araçların yük naklinde ve ticari kazanç elde etmek için kullanıldığı göz önüne alındığında, uyuşmazlığın tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmış davalının görev itirazı yerinde görülmemiştir.

27/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı vekilinin/yetkilisinin, ihlal yapıldığı iddia edilen tarihlerde müvekkiline ait araçların ihlalli geçiş bildiriminde yer alan gişelerde olmadıklarına ilişkin bir itirazının bulunmadığı. davacı tarafça sunulan fotoğraflarla geçişlerin belgelenmiş olduğu, Bağcılar Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün yazısı ekinde yer alan belgeden ihlalli geçişlere esas ... plakalı çekici kamyonlara bağlı ... plakalı yarı römork cinsi vasıtaların ihlalli geçiş tarihleri itibariyle davalı ...'ya ait olduğunun anlaşıldığı,

her ne kadar davalı vekili " çekici ve dorse ayrımının yapılmadığına" dair itirazda bulunmuş ise de, davacı vekilince sunulan ihlalli geçiş kayıtlarında çekici ve romork plaka ayrımının yapılmış olduğu, listeler üzerinde yapılan incelemelerde aynı gün itibariyle hem çekici hem de romork plakasına yazılmış ceza tespit edilemediği, kayıtlarda ihlalen geçiş tarihinde geçiş yapan araca ait çekici ve romork plakalarının ayrı ayrı belirtildiği,

dava konusu plakalı araçların ihlalli geçişlerine esasen genel itibariyle;" ödeme talimatı bulunmuyor / OGS de tanımlı olmayan plaka/ yetersiz bakiye/ ürün kara listede, iptal ürün, kayıt bulunamadı, ürün bakiyesi yetersiz" kaynaklı nedenlerle ihlalli geçişlere sebebiyet verdiği, takibe konu: geçiş + ceza bedeli (33.649,70 TL. + 125.998,20 TL.) =159.647,90 TL.

Asıl Alacak, 8.430,80 TL (yıllık % 9, 75 )Ticari Yıllık Faiz ve 1.517,54 TL KDV olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 169.596,24 TL davacı talebi olabileceği bildirilmiştir.

Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,

bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir.. ..” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.

6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında,

geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir.

OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "....

İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır.

Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir.

Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür.

Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir.

Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, davacının özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğu, davacıya 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için farklı hukuki rejim ve usulleri düzenleme yetkisi verildiği, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği,

davalının araçların ihlalli geçiş bildiriminde yer alan gişelerde olmadıklarına ilişkin bir itirazının bulunmadığı davacı tarafça sunulan fotoğraflarla geçişlerin belgelenmiş olduğu, Bağcılar Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün yazısı ekinde yer alan belgeden ihlalli geçişlere esas araçların ihlalli geçiş tarihleri itibariyle davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı vekili çekici ve dorse ayrımının yapılmadığına dair itirazda bulunmuş ise de, davacı vekilince sunulan ihlalli geçiş kayıtlarında çekici ve romork plaka ayrımının yapılmış olduğu,

bilirkişi tarafından listeler üzerinde yapılan incelemelerde aynı gün itibariyle hem çekici hem de romork plakasına yazılmış ceza tespit edilemediği ve kayıtlarda ihlalen geçiş tarihinde geçiş yapan araca ait çekici ve romork plakalarının ayrı ayrı belirtildiği bildirilmiş olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından 08/02/2018 tarihinde başlatılan takipten sonra 16.05.2018 tarihli değişiklik ile "...geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,

bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.. ..” hükmündeki "on" ibaresinin “dört” şeklinde değiştirildiği, yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibari ile geçiş ücreti davalıdan tahsil edilmediğinden bu durumdan davalının da faydalandığı,davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.

Buna göre yasal değişiklik dikkate alınarak davacı vekilinin icra dosyasına konu tüm alacak için harç yatırılmasına da gerek bulunmadığı anlaşılmış davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği yolda ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davalının geçiş ücretini ödediğini ispatlayamadığı, geçiş esnasında HGS bakiyelerinin yeterli olmadığı, davalının belirtilen araçlara ilişkin bir itirazının olmadığı, ihlalli geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin ödenmediği, davalı tarafından söz konusu ücretin 15 günlük yasal süresi içerisinde ödenmesine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, buna göre takip tarihi itibari ile davacının 159.647,90 TL.

Asıl Alacak, 8.430,80 TL (yıllık % 9, 75 )Ticari Yıllık Faiz ve 1.517,54 TL KDV olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 169.596,24 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmüştür. Bu nedenle Mahkemece taleple bağlı kalınarak 169.250,56-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.

Davalı vekili 7226 sayılı kanun gereğince usule ilişkin sürelerin durması nedeniyle süresinde bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduklarını, yerel mahkemece süresinde sunulmamış gibi hatalı değerlendirme yaptığı ve savunma haklarının kısıtlandığını bir diğer istinaf sebebi ileri sürmüş ise de, Mahkemece karar tarihli duruşmada, davalı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin değerlendirildiği ve toplanan delillere göre davanın esasının aydınlandığı, araştırılacak başkaca husus kalmadığı gerekçesi ile talebin reddine ilişkin ara karar oluşturulduğu anlaşılmış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.

1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/463 Esas, 2020/371 Karar sayılı ve 03/07/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.890,37 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.462,77 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme

SONUÇ / HÜKÜM

sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.15/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2085, K. 2024/206, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Hükü M
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2085
Karar No
2024/206
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2095 K.2024/183
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2098 K.2024/243
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2100 K.2024/237
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2100 K.2024/136
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2101 K.2024/221
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2101 K.2024/210

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.