İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2179 K.2023/1328

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2020/2179Karar2023/1328Tarih30 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.132 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Kasım 2023
Dosya no
2020/2179
Karar no
2023/1328
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/09/2019
Numarası
2016/233 Esas - 2019/612 Karar
Dava
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
İstinaf karar tarihi
30/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.132 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, bilahare evinin satışını talep ettiğini, satış işlemlerinin Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal.

Sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, taşınmazın açık artırma şartnamesi ve tutanağının, satış kararının, taşınmazın açık arttırma ilanı yazısının ve gazeteden yapılan ilanın hukuka aykırı olduğunu, keza dosya kapsamında müvekkiline ve diğer ilgililere yapılan tebligatların tamamının usulsüz olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin takipten haberdar olamadığını, müvekkilinin takipten 18.11.2013 tarihinde haberdar olduğunu, bu nedenle de müvekkiline yapılan tebligatların tebliğ tarihlerinin 18.11.2013 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, dosyadaki tüm bu usulsüzlüklere rağmen, bahse konu taşınmazın Gaziosmanpaşa ...

İcra Müdürlüğünün ...

Tal. sayılı dosyasından 21.11.2013 tarihinde satıldığını, taşınmazı davalı tarafın alacağa mahsuben ve gerçek değerinden çok daha düşük bir bedelle satın aldığını, bahse konu satış işleminin her yönüyle hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle de adı geçen ihalenin feshine karar verilmesi talebiyle dava açıldığını, dava devam ederken davalı tarafın satış işlemini usulsüz bir şekilde kesinleştirdiğini ve taşınmazı adına tescil ettirdiğini, akabinde ise taşınmazı, ihalenin feshi davası devam ediyor olmasına rağmen üçüncü bir şahsa sattığını,

bilahare ise Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/337 E. ve 2015/442 Karar sayısı ile feshine karar verildiğini, bahse konu kararın temyizden de geçerek kesinleştiğini, davalı tarafın yapmış olduğu usulsüz işlemlerden dolayı müvekkilinin çok ciddi zarar ve ziyana duçar olduğunu, 350.000,00 TL değerinde olan gayrimenkulünün davalı tarafın usulsüz işlemlerle 135,000,00 TL' ye satın alındığını, sonra üçüncü şahıslara devrederek aleyhlerine açılan ihalenin feshi davasını akim bıraktıklarını, uğranılan bu zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu,

başlatılan takipte müvekkilinin asıl alacak olarak 122.316.07 TL borcu nun bulunduğu iddia edilmiş olmakla birlikte, gerçekte çok daha düşük olduğunu,bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, asıl borçlu ...

Şirketi' nin, davalı bankadan aldığı birtakım çekleri iade etmediğini, davalı bankanın ise bu çeklerden dolayı üçüncü şahıslara yasal yükümlülüğü uyarınca ödeme yapmak zorunda kalabileceği gerekçesiyle 16.259,81 TL' lık gayri nakdi alacak takibi başlattığını, davalı bankanın bu bedel için takip başlatmaya hakkı bulunmadığını, ipotek teminatı bulunduğunu, ....

Bankanın sorumlu olduğu miktarın zaman geçmekle değişmeyeceğini, bankanın ancak sorumlu olduğu miktar kadar teminat talep edebileceğini, ve bu miktar için faiz talep edilemeyeceğini,buna rağmen davalı tarafın teminat için dahi faiz talep ettiğini ve tahsil ettiğini, bu bedellerin de müvekkiline iadesi gerektiğini, davalı bankanın fahiş bir oranda (% 41.25) faiz işlettiğini, alacağa ancak ticari faiz işletilebileceğini, davalı bankaya olan gerçek borç miktarının tespiti ve taşınmazın gerçek değerinin tespiti ve de müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanın miktarı ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olacağından,

davanın belirsiz alacak davası olduğunu, müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyan ile davalı tarafça fazladan yapılan tahsilatın şimdilik 10.000,00 TL nın davalı bankadan tahsili ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel, ... Kat, ... Giriş,... nolü davacı adına kayıtlı bağımsız bölüm ... Tic. Ltd. Şti. ile ... Bankası A.Ş. Tahtakale Şubesi ve/veya Merkez ve diğer şubeleri arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi ’ne ve taraflar arasında başkaca akdedilmiş ve akdedilecek tüm kredi sözleşmelerine istinaden ...

Bankası AŞ. ne 1.derece Birinci sırada fekki Banka tarafından bildirilinceye kadar süreli yıllık %75 (değişken) faizli olarak ipotek tesis edildiğini, anılan taşınmazın paraya çevrilmesi için İstanbul ... icra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası ile İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip' e geçildiğini, taşınmaz Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyasından 03.06.2013 tarihinde 135.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben ihale edildiğini, Gaziosmanpaşa ...

İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyasının 21.06.2013 tarihli yazısı ile 03.06.2013 tarihinde yapılan ihalede alacaklı ...

Bankası A.Ş. ' ne 135.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben ihale edilip kesinleşmiş olduğu” esas icrasına bildirildiğini ve müvekkili bankanın kanundan doğan hakkını kullanarak resmi belgeler neticesinde 26.06.2013 tarihinde taşınmazın tescilini yaptırdığını, ihalenin feshine sebep olan hususun satış ilanının usulsüz tebliği olup tebligat memuru işlemi olduğundan ve taraflarına izafe edilecek bir kusur bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı/borçlu şirketin her ne kadar taşınmazın gerçek değerinde satılmadığı, faiz, icra takibine dair iddialarda bulunmuşsa da;

icra emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, talimat icrasınca ipotekli taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme ilamı ile de sabit olduğu üzere borçlu/davacı şirkete icra emri ve kıymet takdiri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davacının kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığı iddiasının ise kıymet takdir raporunun ve icra emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde şikayet yoluna başvurmamakla kıymet takdiri ve icra takibindeki ve ihtarnamedeki tutarların kesinleştiğini, .u sebeple bu yöndeki itirazlarının hukuki dayanağı bulunmadığını,

açıklanan nedenlerle davanın husumet yönünden, esasa geçildiği takdirde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Tüm dosya kapsamının ve mahkememizce de benimsenen 09/07/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun birlikte değerlendirilmesinde; davaya konu davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Tic. Ltd.

Şti. 'nin davalı bankadan kullanmış olduğu ve kullanacağı kredilerinin teminatı olarak, 1. derecede ve sırada olmak üzere banka lehine 29.03.2010 tarihinde 250.000,-TL' lık limit ile verilen ipoteğin 08/03/2019 keşif tarihi itibariyle güncel rayiç bedelinin 350.000,00 TL, 03/06/2013 ihale tarihindeki rayiç bedelinin 192.678,00 TL, 31/10/2014 satış tarihindeki rayiç bedelinin 215.808,00 TL olduğunun tespit edilmiş, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte 22.01.2013 tarihli Ekspertiz Raporunda da davaya konu gayrimenkulun değerinin 220.000,00-TL olarak takdir edildiği, Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesinin ... Tal. Sayılı dosyasından davaya konu işbu taşınmazın, 03.06.2013 tarihinde yapılan ihalede malın tahmin edilen (220.000,00-TL lık) bedelinin %50 ni bulması gerektiği ve gayrimenkulün davalı ...Ş. 'ne 135.000,-TL bedel ile ihale olunduğu,

davacının gayrimenkulün satış tarihinde bedelinin 350.000,00 TL olduğu ve banka tarafından usulsüz işlemler ile gerçek değerinden çok daha düşük bir bedelle alındığı iddialarının yerinde olmadığı , davacının bankanın alacak miktarının Takip Talebinde gösterilenden çok daha az ve düşük olduğu bankanın asıl alacağının asıl borçlu tarafından bankaya iade edilmeyen çeklerin yasal karşılıklarının depo edilmesi talebinden kaynaklandığı iddialarının bankanın asıl alacağının gayri nakit depo talebinden değil, nakit kredi alacaklarından kaynaklandığı bilirkişi heyetince tespit edilmiş olup davacının bu talebinin yerinde olmadığı,

davacının bankanın deposu talep edilen çek bedelleri için faiz talep ettiği ve %41,25 nispetindeki talep edilen faizin fahiş olduğu iddialarının da depo talebine faiz talep edilmemiş ve temerrüt faizi olarak sözleşmede ve resmi senette belirtilen %75 yerine %41,25 faiz talep edilmiş olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiş olup davacının tüm taleplerinin yerinde olmadığından davacının davasının reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde ihalenin feshine dair kesinleşmiş yargı kararının hukuka aykırı olduğunu ve kendilerini bağlamayacağını iddia ettiğini, bahse konu iddianın kabul edilebilir tarafının bulunmadığını, yerel mahkemenin ise davacı tarafın taleplerine uygun olarak kesinleşmiş olan yargı kararına itibar etmeden hüküm kurduğunu, yerel mahkeme kararının bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanlardan davalı bankanın sorumlu olduğunun izahtan vares olduğunu,

yerel mahkemenin ise ihalenin feshine dair kesin yargı kararına rağmen satışta usulsüzlük olmadığını iddia ettiğini, bu gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, başlatılan takipte müvekkilinin asıl alacak olarak 122.316,07 TL borcu olduğunun iddia edildiğini, bahse konu iddianın gerçeği yansıtmadığını, takibe konu borç miktarının gerçekte daha düşük olduğunu, bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, yerel mahkemenin ise bu hususta herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmaksızın davanın reddine karar verdiğini,

davalı bankanın alacağa son derece fahiş bir oranda faiz işlettiğini, bu oranın son derece fahiş olduğunu, alacağa ancak ticari faiz işletilebileceğini, davacı tarafın bu şekilde de müvekkilinden haksız tahsilatlar yaptığını, bahse bedellerinde müvekkiline iadesinin gerektiğini, yerel mahkemenin ise %41.25 nispetindeki faiz oranının normal olduğunu fahiş olmadığını iddia ettiğini, yerel mahkeme ilamının bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu,

davalı bankaya olan gerçek borç miktarının tespiti ve taşınmazın gerçek değerinin tespitinin de müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanın miktarı ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olacağından tüm hususlara bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini, oysa yerel mahkemenin sadece taşınmazın değerinin tespitine yönelik bilirkişi raporu aldığını, adı geçen raporun ise hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin hukuka aykırı olan bu raporu esas alarak davanın reddine karar verdiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını,

davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesinde taraf sıfatının dava şartı olduğu ve 115. maddede dava şartlarının davanın her aşamasında ve resen incelenebileceğinin belirtildiğini, yerel mahkeme dosyasında mübrez bilirkişi raporunda davacının tüm iddialarının yerinde olmadığının sabit olduğunu, davacının istinaf kanun yoluna başvurmasının haksız, hukuka aykırı, mesnetsiz olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, yerel mahkeme kararının onanmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davalı bankanın davacı hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı, davacı taşınmazının düşük bedelle satıldığı gerekçeleri ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının davasını ispat edip edemediği noktasında toplanmaktadır. Dava dışı ... Ltd.Şti.

İle davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davacının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... Kat ... numaralı bağımsız bölüm üzerine kredinin teminatı olarak 1. Dereceden ipotek tesis edildiği, kredinin ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davacı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi istemli takip başlatıldığı, Gaziosmanpaşa ....

İcra müdürlüğüne yazılan talimat ile taşınmazın satış işlemlerinin gerçekleştirildiği, taşınmazın davalı bankaya alacağa mahsuben 135.000.00 TL bedelle 03/06/2013 tarihinde ihale edildiği, 7 günlük ihalenin feshi davası açma süresi içinde dava açılmadığından ihalenin kesinleştirildiği ve alıcı adına tescili için Tapu Sicil Müdürlüğüne 24/06/2013 tarihinde müzekkere yazıldığı, taşınmazın 31/10/2014 tarihinde dava dışı 3. Kişiye 175.000 TL bedel ile satışı yapılarak devredildiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça 15/04/2014 tarihinde Gaziosmanpaşa icra hukuk mahkemesinde tebligat usulsüzlükleri ve başka gerekçeler ileri sürülerek ve ihale alcısı davalı ... A.Ş. taraf gösterilerek; tebligatların 14/04/2014 tarihinde yapılmış sayılması, ve ihalenin feshi istemli şikayet yoluna başvurulmuş, ilk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2014/29523 e.

2014/28166 K sayılı ilamıyla icra emrinin ve kıymet takdirinin tebliğinin usulüne uygun olduğu ancak "satış ilanı tebligatının" usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü gerektiği bildirilerek karar bozulmuş, ilk derce mahkemesince 205/337 e. 2015/442 K. Sayılı kararı ile aynı gerekçe ile ihalenin feshine karar verilmiş, karar kanun yolundan geçerek 20/01/2016 tarihinde kesinleşmiştir.

İstanbul ... icra müdürlüğünün ... esas dosyasına alınan 22/01/2013 tarihli kıymet takdiri raporuna göre taşınmazın değeri 220.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu rapor kesinleşen icra hukuk mahkemesi kararına göre davacıya usulünce tebliğ edilmiş ancak süresinde itiraz edilmemiştir. Yine icra emri de davacıya usulünce tebliğ edilmiş ancak herhangi bir şikayet veya dava konusu edilmemiştir.

Dosyaya alınan bilirkişi raporunda taşınmaz ayrıntılı olarak incelenmiş, değerine etki edecek tüm veriler dikkate alınarak ihalenin yapıldığı 03/06/2013 tarihindeki değeri 192.678;00 TL, 3. Kişiye dava tarafça satışının yapıldığı 31/10/2014 tarihindeki değeri 215.808,00 TL olarak belirlenmiştir. Aynı raporda dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti.'nin takip tarihi itibarıyla.

122.316,07 TL asıl alacak, 24.050,40 TL işlemiş faiz, 1.202,52 TL BSMV, 911,34 TL masraf olmak üzere 148.480,33 TL nakdi kredi nedeniyle davalı bankaya borcu olduğu, ayrıca iade edilmeyen 20 adet çek ile ilgili 16.295,81 TL çek teminat bedelini bankaya depo etmesi gerektiği, İcra takibende ise davalı bankaca toplam 140.759,23 TL nakdi kredi alacağının tahsili ile 16.295,81 TL çek teminat bedelinin vadesiz hesaba depo edilmesinin talep edildiği belirlenmiştir.

Bilirkişi raporu ile davalı bankanın icra takibindeki taleplerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, nakdi alacak yönünden bilirkişice belirlenen alacak miktarından daha az talepte bulunulduğu, çek depo bedeli için faiz talep edilmediği, bankanın asıl alacağının gayri nakdi çek depo bedelinden değil nakdi kredi alacağından kaynaklandığı, temerrüt faizi de sözleşmede ve ipotek belgesinde belirtilen %75 oranından daha düşük %41,25 olarak talep edildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacının usulsüz işlem yapıldığı, borç miktarının fazla gösterildiği,

fahiş faiz alındığı ve taşınmazın değerinin çok altında satıldığı ve bu nedenlerle zarar gördüğü iddialarının ispatlanmadığı belirlenmekle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/11/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2179, K. 2023/1328, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2179
Karar No
2023/1328
Tarih
30 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/2184 K.2023/1816
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2191 K.2023/1265
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2195 K.2023/1257
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/2195 K.2023/1681
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2196 K.2023/1269
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2199 K.2023/1253

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.