KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2188
- Karar no
- 2024/166
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2020
- Numarası
- 2019/843 Esas - 2020/575 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 06/02/2024
Karar Metni
1.878 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, davalı şahıs ve yetkilisi bulunduğu şirket ile yapmış olduğu ticaretin karşılığı olarak ... Maltepe Çarşı Şubesinin ... İBAN numaralı hesabına ait ... seri numaralı 10/01/2019 tarih ve 30.000,00 TL bedelli ve ... Pendik Şubesinin ...
İBAN numaralı hesabına ait ... seri numaralı 10/02/2019 tarihli 13.320,00 TL bedelli olmak üzere toplam 43.320,00 TL'lik çekleri verdiğini, bu çeklerin bankaya ibrazında karşılığının bulunmaması nedeniyle banka sorumluluğu kapsamında her bir çek için 2.030,00, TL'den toplam 4.060.00 TL'nin ödendiğini, bu çeklerden ... seri numaralı çekin karşılığı olarak 11/01/2019 tarihinde ... hesabına 10.000,00 EFT yapılarak davalıya gönderildiğini, ayrıca ...
Milas Şubesi'nin ... iban numaralı hesabına ait ...’ün keşidecisi bulunduğu ... seri numaralı 30/08/2019 keşide tarihli 7.000,00 TL’lik çekin verildiğini ve bu çek bedelinin ödendiğini, yine bu çeklere karşılık olmak üzere aynı zamanda takibe de konulmuş olan ...
Ankara Şubesi'nin ... iban numaralı hesabına ait ... seri numaralı 30/07/2019 tarih ve 11.900,00 TL bedelli çekin verildiğini, davalıların bu çekin de 2.930,00 TL’lik zorunlu karşılığını aldıklarını, müvekkillerinin 43.320,00 TL tutarındaki çek karşılığında davalılara toplam 37.090,00 TL ödediklerini, bakiye 6.230,00 TL borcunun kaldığını, ancak davalıların tüm çekleri işleme koyduklarını ve %10’luk tazminatları ve faizleri ile birlikte takibe girişerek 59.382,00 TL'lik ödeme ödeme emri gönderdiklerini beyanla müvekkilinin Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişilen toplam 48.110,00 TL bedelli 10/01/2019, 10/02/2019 ve 30/07/2019 tarihli çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini, bu çeklerin iptali ile müvekkiline iadesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... LTd. Şti adına ... cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile 2017 yılında peşin anlaşarak çalışmaya başladıklarını, davacının geçmiş olduğu siparişlerini almadan önce peşin olarak 30.017,52 TL tutarındaki çeki teslim ettiğini, çek tesliminden yaklaşık üç ay sonra siparişlerini aldığını, çek ödendikten sonra 12/10/2017 tarihinde hesabın kapandığını, bu tarihten sonra yine sipariş verdiğini,
ancak tarafların vadeli çekle alacağını beyan etmesi üzerine mal teslimindeki günün piyasa fiyatları üzerinden faturalandırma yapılması ve çek vadesinde vade farkı ve vade günündeki faturada belirtilen malın cari peşin fiyatı üzerinden fiyat farkı tahakkuk ettirilmesi hususunda mutabık kalınması üzerine 12/10/2017 tarihinden sonra da mal teslimi yapıldığını, davacının bu şekilde 18/03/2018 tarihine kadar davacıdan emtia alımı yaptığını, ancak şirket yetkilerinin tutarsız söz ve eylemleri sebebiyle kendilerine mal teslimi yapılmadığını, 20.000,00 TL tutarındaki özel siparişlerinin bedeli peşin alınmadığı için teslim edilmediğini,
halen depoda bekletildiğini, mutabakat gereği 30.000,00 TL tutarlı ilk çekin 10/01/2019 tarihinde ödenmediğini, bankaca karşılıksız kaydı yapıldığını, banka sorumluluğu olan 2.030,00 TL'nin davacının hesabından düşüldüğünü, müteakiben diğer 13.200,00 ve 11.000,00 TL tutarındaki çekler de ödenmediği için aynı şekilde 'karşılıksızdır' kaşesi vurulduğunu,yine banka sorumluluğu olan 2.030,00+2.030,00=4.060,00 TL'nin davacının borcundan düşüldüğünü, sorunun davacının kötü niyetinden kaynaklandığını, vade farkından ve özel siparişten kaynaklanan borcundan kurtulmak için bu davayı ikame ettiklerini,
üstelik kurnazlık yaparak davalı olarak hem şirket yetkilisini, hem de şirketi gösterip güya davayı kazandıklarında iki ayrı vekalet ücreti almayı dahi hesapladıklarını, halbuki yüzde 18,5 oranında ticari faizden hesaplanacak olursa takip tarihine kadar 13.720,00 TL faiz işlediğini,bakiye 17.320,00 TL ödenmemiş borca 20.000,00 TL tutarındaki özel sipariş bedeli de eklendiğinde 13.720.00+ 17.320,00+ 20.000,00 TL = 51.040,00 TL borcu bulunduğunu, buna mukabil icra dosyasından takip çıkışının 48.110,00 TL olduğunu, bu rakama KDV'nin dahil olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davacının takip tarihi itibariyle takip dayanağı ... seri nolu 10/01/2019 tarih ve 30.000,00 TL bedelli çek ile ... seri nolu 10/02/2019 tarihli 13.320,00 TL'lik çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığı, takibin söz konusu çekler yönünden iptali ile çeklerin davacıya iadesinin gerektiği, davalı taraf davalılardan ... yönünden husumet itirazında bulunmuş ise de, takipte alacaklı sıfatıyla ... hem de temsilcisi olduğu ...'nin birlikte yer aldığı,
davacı ... sadece diğer davalı durumundaki şirketin temsilcisi sıfatıyla, şirket nam ve hesabına adına hareket ettiği sonucuna varılamadığından davanın her iki davalıya yöneltilmesinde hukuki yarar bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İlk derece Mahkemesi vermiş olduğu kararda icra takibine konu 10.01.2019 tarih, ... çek nolu, 30.000,00 TL tutarlı çek ile 10.02.2019 vadeli, ... çek nolu, 13.320,00 TL tutarlı çeklerin iptaline karar verdiğini, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin kararına konu bilirkişi incelemesi ve raporu açık hata nedeni ile doğruları yansıtmadığını, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda açık eksiklikler ve yanlışlar olduğunu, görevlendirilen bilirkişi dosyayı irdelerken eksik incelemede bulunduğunu,
müvekkil firma Ticari defterlerde kaydı olmadığı iddia edilen 30.000,00 TL tutarlı çek müvekkil firma tarafından davacı yandan 29.11.2017 tarihinde alınmış olup 2017 yılı ticari defterlerine işlendiğini, müvekkilin sunmuş olduğu bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde açıkça bu hususu beyan ettiğini, bilirkişi bu hususu atladığı için müvekkil firma davacı yana borçlu göründüğünü, bu husus açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yan ticari defterlerinde yer alan mükerrer kayıt dikkate alınmadığını, her ne kadar ilk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacı yanın müvekkil firmaya borçlu olmadığı ortaya konduğunu,
davacı yan ticari defterlerinde 30.000,00 TL tutarlı işlem mükerrer kayıt olarak girilmesi nedeni ile açık bir yanlışlığa sebebiyet verdiğini, bu hususunda gerek bilirkişi gerekse ilk derece Mahkemesi tarafından atlandığını, ayrıca müvekkil firmanın 30.000,00 TL'lik çeki 29.11.2017 tarihinde alması nedeni ile 2017 ticari defterlerinde 30.000,00 TL tutarlı çekin kaydının yer almasına karşılık ilk derece Mahkemesince bu hususun değerlendirilmemesi kararın verilmesinde yanlışlığa sebebiyet verdiğini,
yine davacı yan tarafından verilen bir kısım çekin karşılıksız çıkmış olmasına rağmen bilirkişi tarafından davacı yanın müvekkil firmadan alacaklı olduğunu tespit etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil firma tahsil ettiği çek koçan bedellerinin tamamını defterlerine işlediğini, davacı yanın karşılıksız çıkan çeklerine karşılık müvekkil firmanın hala davacı yana borçlu olduğunun tespiti usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın tekrardan bilirkişi incelemesine konun edilmesi gerektiğini,
ilk olarak davaya konu 30.000,00TL tutarlı çek 29.11.2017 tarihinde davacı tarafından müvekkil firmaya verilmiş ve müvekkil firmada 2017 ticari defterlerine ilgili çeki kayıt ettiğini, bu husus gözden kaçtığını, yine davacı yan ticari defterlerinde 31.12.2018 tarihinde 30.000,00 TL'lik tutar mükerrer kayıt olarak girilmiş ve tahsilat gibi gösterilerek müvekkilin borçlu çıkarıldığını, bu hususta gözden kaçtığını, ayrıca borç alacak ilişkisi tespit edilirken davacı yanı vermiş olduğu bir kısım çekin karşılıksız çıktığı da gözden kaçırıldığını,
tüm bu hususlar tekrar incelemeye konu edilerek bir bilirkişi raporu alınmasını ve kararın bu hususlarda irdelenerek verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; ticari satıma konu çeklerin tahsili istemiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının takip konusu edilen çekler dolayı davalıya borcu bulunup bulunmadığı, bilirkişi incelemesinin yeterli olup olmadığı noktasındadır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklılar ... ve ... tarafından borçlu ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine 30/07/2019 tarih 11.000,00 TL bedelli ..., 10/02/2019 tarih 13.320,00 TL bedelli ..., 10/01/2019 tarih 30.000,00 TL bedelli ...
Banka çeklerine dayanarak 48.110,00 TL çek bedeli + 5.432,00 TL çek bedeli + 5.840,00 TL işlemiş faizden ibaret toplam 59.382,00 TL alacağın tahsili talebiyle kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında 2017 yılından beri ticari alım satım ilişkisinin bulunduğu, davalı tarafça davacıya ticari malların satıldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı taraf taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 30.000,00 TL bedelli ve 13.320,00 TL bedelli olmak üzere toplam 43.320,00 TL'lik çekleri verdiğini, bu çeklerin bankaya ibrazında karşılığının bulunmaması nedeniyle banka sorumluluğu kapsamında her bir çek için 2.030,00 TL'den toplam 4.060.00 TL'nin ödendiğini, bu çeklerden ... seri numaralı çekin karşılığı olarak 11/01/2019 tarihinde ... hesabına 10.000,00 EFT yapılarak davalıya gönderildiğini,ayrıca ... seri numaralı 30/08/2019 keşide tarihli 7.000,00 TL’lik çekin verildiğini ve bu çek bedelinin ödendiğini,
yine bu çeklere karşılık olmak üzere avnı zamanda takibe de konulmuş olan ... seri numaralı 30/07/2019 tarih ve 11.900,00 TL bedelli çekin verildiğini, davalıların bu çekin de 2.930,00 TL’lik zorunlu karşılığını aldıklarını, 43.320,00 TL tutarındaki çek karşılığında davalılara toplam 37.090,00 TL ödediklerini, bakiye 6.230,00 TL borcunun kaldığını,
ancak davalıların tüm çekleri işleme koyduklarını ve %10’luk tazminatları ve faizleri ile birlikte takibe girişerek 59.382,00 TL 'lik ödeme ödeme emri gönderdiklerini beyan etmiştir.Davalı taraf ise takibe konu edilen çek bedellerinin ödenmediğini savunmuş olup ticari defterlerin incelenmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesinde; "a)Davacının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, ancak 2018 yılı Envanter Defterinin açılış tasdiki süresi içerisinde yapılmadığından lehine delil niteliğinin bulunmadığı,b)Davacının ticari defterlerine göre;
takip tarihi (15/10/2019) itibariyle davacının davalıdan 21.000,00 TL alacaklı olduğu,c) Davalının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,d)Davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (15/10/2019) itibariyle davalının davacıdan 17.230,66 TL alacaklı olduğu, e) Özetle, takip tarihi itibari ile davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 21.000,00 TL alacaklı, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıdan 17.230,66 TL alacaklı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının ise 38.230,66 TL olduğu,
davacının dilekçesine göre davalı ticari defterlerinde yapılan incelemede dava ve takip konusu 10/01/2019 tarihli 30.000,00 TL tutarlı çeklerin her iki taraf ticari defterlerinde de iade alınmış olduğu, buna karşılık olarak davacının davalıya 11/01/2020 tarihinde 10.000,00 TL havale 11.000,00 TL tutarlı çek ve 08/03/2019 tarihinde de 10.000,00 TL tutarlı çek vererek ka- panmış olduğu, tüm bu hususların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip ve dava konusu diğer 13.320,00 TL tutarlı çekin karşılıksız işlemi gördüğü,
10/01/2019 tarihli 30.000,00 TL tutarlı çeke istinaden verilen 30/07/2019 vadeli 11.000,00 TL tutarlı çekin karşılıksız işlemi gördüğü, 30/08/2019 vadeli 10.000,00 TL tutarlı çekin tahsil edilmiş olduğu, davalının 3 adet toplamda 6.090,00 TL tutarında banka sorumluluk bedelini tahsil etmiş olduğu, f)Neticeten, davacının takip konusu çeklerin ödenmediği durumda dahi 12.770,00 TL alacaklı olduğu, diğer bir ifade ile karşılıksız kalan çeklerin iadesi halinde dahi davacının 12.770,00 TL alacaklı olduğu, bu itibarla takip konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı" tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça itiraz dilekçesi sunulduğu, dilekçelerinde davalı ticari defter kayıtlarında yer almadığı belirtilen 30.000,00 TL bedelli çekin 29/11/2017 tarihinde ticari defterlere işlendiği, davacı ticari defterlerinde yer alan 30.000,00 TL lik tutarın mükerrer kayıt girdiği, bundan dolayı borçlu göründüğü itirazında bulunulduğu ancak ilk derece mahkemesince davalı tarafın itirazları karşılanmaksızın karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2017 yılı ticari defter ve dayanakları incelenmediği gibi, davalının mükerrerlik iddiası da rapor içeriğinden denetlenememiştir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Davalı vekilince ilk derece yargılamasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürülen sebepler istinaf başvurusuna da konu olmuş olup alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. Bu durumda ilk derece mahkemesince dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi ile 2017,2018 ve 2019 yıllarına ait tarafların ticari defter ve dayanakları üzerinde inceleme yapılarak sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2188, K. 2024/166, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama