İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/682 K.2022/98

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davacı ile davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2020/682Karar2022/98Tarih2 Şubat 2022Okuma16 dk · 3.104 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

Karar tarihi
2 Şubat 2022
Dosya no
2020/682
Karar no
2022/98
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/01/2019
Numarası
2015/678 Esas - 2019/27 Karar
Dava
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
02/02/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.104 kelime·16 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davacı ile davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılan hizmet anlaşmasına göre davalıya bağlama hizmeti verildiğini, hizmet için davalı adına 24/03/2014 tarihli fatura düzenlendiğini, faturanın marina ücret tarifesi üzerinden kesildiğini, davalı ödeme yapmaktan kaçındığından alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının kötü niyetli olarak borca ve fer'ilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

HMK 'nun 6.maddesine göre davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı yanın delil olarak sunduğu hizmet sözleşmesi ve faturada ismi ve imzası bulunmayan davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, her iki müvekkilinin de hizmet sözleşmesinde imzalarının yer almadığını, ayrıca müvekkillerine fatura tebliğinin de yapılmadığını, davadışı üçüncü kişi ...'nın tekne kaptanı olmadığı gibi müvekkilleri adına işlem yapma yetkisinin de bulunmadığını, bu nedenle adı geçenin imzaladığı hizmet sözleşmesinin müvekkillerini bağlamayacağını,

davacının 22/03/2014 ve 21/03/2015 tarihleri arasında müvekkillerinin davacıdan herhangi bir bağlama hizmeti almadıklarını, davacının müvekkillerinin zarara uğratmak kastıyla icra takibi başlattıklarını savunarak davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davalı ...'un maliki olduğu ... isimli tekneye davacının işletmekte olduğu marinada bağlama hizmeti verilmesi konusunda 30/10/2012 tarihinde ...'in imzası ile bir yıl süreli hizmet sözleşmesi akdedildiği, ...'in ...

Turizmin temsile yetkili müdürü olduğu ve sözleşmeyi de bu şirketi temsilen imzaladığı, teknenin sözleşme süresinin bitim tarihi olan 21/03/2014 tarihinden sonrada marinada kalmaya devam ettiği, bu süreçte davadışı ...'nın ...' a ait yetki belgesi ile 52.000,00 TL bedel üzerinden davacı ile ikinci bir hizmet sözleşmesi düzenlediği,

davalı tarafça yetki belgesindeki imzaya itiraz edilip, söz konusu imzanın görsel olarak Kalyon yetkilisi ...'e ait olmadığı anlaşılmakla birlikte, davacının yetki belgesine güvenerek ...'u temsil ettiğine inandığı ... ile hizmet sözleşmesi imzaladığının kabulü gerektiği, zira ilk sözleşme süresinin dolmasından sonra da tekne limanda bırakılmaya devam edildiği ve ... vekili ilk sözleşmenin sona ermesinden sonra teknenin ...'ya kiraya verildiğini ileri sürmekte ise de,

bu konuda marina işletmecisi olan davacıya herhangi bir bildirimde bulunulmamış olduğundan güven prensibi gereğince davacının ilk kira sözleşmesinin devam ettiği inancıyla ikinci sözleşmeyi imzalamış olması, sözleşmenin muhatabının da ... olduğunu kabul etmesinin hukuka uygun bir yaklaşım tarzı olacağı değerlendirilmiştir. Diğer yandan, bağlama ücretine ilişkin faturalar ve e-posta yolu ile yapılan borç bildirimlerine ...

Turizm tarafından itiraz edilmemesi, ikinci kira döneminin başladığı 22/03/2014 tarihinden sonraki dönemde dava konusu tekne ile ilgili elektrik, su, karapark giderleri ile ilgili faturaların ... Turizmin ticari defterlerinde kayıtlı olması birlikte değerlendirildiğinde, ...

Turizmin ikinci kira sözleşmesi ve kira borçlarından haberdar olduğu ve borcu kabullendiği, ayrıca teknenin kiraya verilmeyip, Kalyon Turizmin kullanımında kaldığı kanaatine varılmakla, dava konusu kira borcundan dolayı ... Turizmin sorumlu olması gerektiği kabul edilmiştir.

İkinci kira dönemi 22/03/2014 tarihinde başlayıp, jurnal raporuna göre 12/10/2014 tarihinde tekne marinadan ayrıldığından bağlama ücretinin kira başlangıç tarihi olan 22/03/2014 tarihinden 12/10/2014 tarihine kadar tespit edilmesi gerekmektedir.

Hizmet sözleşmesinde kabul edilen yıllık 52.000,00 TL 'nin bilirkişi raporlarında sektördeki bağlama ücretleri ile uyumlu olduğu belirtildiğinden hizmet bedelinin tespitinde bu tutarın esas alınması gerektiği, buna göre teknenin marinada kaldığı 22/03/2014 tarihinden 12/10/2014 tarihine kadar 205 gün günlük süre için istenebilecek bağlama ücretinin 29.205,00 TL olduğu anlaşıldığından, davalı ...

Turizm hakkındaki davanın bu tutar üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak belirli ve likit olduğundan takdiren % 20 oranı üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, diğer davalı ...- ... Turizmin yetkili temsilcisi olup, şirkete olan borçtan şahsen sorumluluğu tutulamayacağından bu davalı hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ödemesi gereken bedelin marinadan ayrıldığı güne kadar hesaplanması gerektiği yönünde hüküm kurulmuş olsa da tarafların imzaladığı sözleşme süresinin miktarı ve sözleşmenin ne durumda aynen yenileneceği koşulunun belli olduğunu, davalı ile sözleşme imzalanmış olup devam ederken davalının istediğinde yatını marinada konaklatabileceği gibi istediği zaman da yatının marinadan çıkışına sağlayabileceğini, sözleşmenin sonlanmayıp yenilenerek devam ettiğini, davalı, işbu durumdan haberdar olmuş, söz konusu gider kayıtlarını defterlerine de işlemiş olup,

teknenin marinada tutulmaya devam edildiğini, yenilenme süresi belli olan sözleşmeye rağmen mahkemece alacağa esas tarih aralığı teknenin marinadan ayrıldığı tarihe çekildiğini, sözleşme süresi boyunca davalının hiç tekne getirmese dahi ona ayrılan alanı ona açık tutarak hizmetini ifa etmeye devam ederken davalının teknesini çıkartmış olmasından faydalanmasının kabul edilemeyeceğini,

belirli bir süreli sözleşme imzalandıktan sonra yatın marinadan erken çıkarak daha az süre hizmet aldığını iddia ettiğinde sözleşme bedelinde herhangi bir değişiklik veya indirim olmayacağı bir o kadar açıkken mahkemece bu yönde hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bağlama hizmeti ücret tarifesine göre 6 aylık bağlama hizmet bedeli çok daha yüksek iken davalıya özel olarak indirim uygulanarak 52.000 bedel yıllık olarak belirlendiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı ... Yat İşlt. Ltd.

Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davadışı ...'nın davalı şirket adına işlem yapmaya yetkili olmadığını, Dava dışı ..., müvekkil şirket adına işlem yapmaya yetkili olmadığını, Müvekkil şirket ile dava dışı ... tarafından yapılan kiralama sözleşmesi gereği teknenin kullanımı 15.03.2014 tarihinden itibaren bir yıllığına ...'nın kullanımına terk edildiğini, teknenin kaptanı olmadığı gibi davalı şirket adına imza atmaya yetkili olmadığını, Kendisinin kaptanlık belgesi dahi bulunmadığını, taraflarca ikame edilen sözleşme 30.12.2012 - 21.03.2014 tarihleri arasını kapsamış olup,

sözleşmeden kaynaklı tüm borçlar davalı şirket tarafından süresinde ödendiğini, Sözleşmenin süresi sona erdikten sonra kendisine yetki verilmeyen üçüncü kişi ile yapılan yeni sözleşmenin, davalı şirketi bağlamayacağını, davacının bilerek kendi kusuru ile sözleşmeyi imzaladığını, bir kişinin zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermesi halinde, zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiği genel hukuk ilkesi olup hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, söz konusu sözleşmenin, müvekkil şirketin bilgisi olmaksızın ... tarafından imzalanmış olduğu ve bu sebeple sözleşmeden kaynaklanan borçtan,

müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı şirketin tacir olup, TTK Madde 18/2'ye göre ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, Dolayısıyla tacir olan davacı yanın, sözleşmeye imza atacak kişiyi denetleme yükümlülüğü bulunması sebebiyle 30.12.2012 tarihli sözleşmeyi imzalayan şirket yetkilisi ile ...'nın farklı kişiler olduğunu fark etmesi halinde müvekkil şirket ile irtibata geçmesi gerekmekte iken veyahut sözleşmenin dava dışı ...'nın kendisiyle imzalandığının bilinciyle söz konusu takibin sadece ... aleyhine başlatılması gerekmekte iken aksi yönde hareket edilmiş olmasının,

davacının kusurlu olduğunu gösterdiğini, mahkemece, uyuşmazlık konusu olaydaki çelişkiler ve beyanlarının göz ardı edilerek, sadece yetki belgesine güven gerekçesi ile hüküm kurulması kanuna aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21.03.2014 tarihinde sona ermesinden sonra neden 04.09.2014 tarihinde yenilendiği ve sözleşmenin neden müvekkil ... şirketi yetkilisi tarafından değil de 03.09.2014 tarihinde yetki verilmiş gibi gösterilen dava dışı ... tarafından imzalanmasına müsaade edildiği hususlarındaki çelişkiler göz ardı edilerek hüküm kurulmuş ve gerekçe olarak yetki belgesine güvenildiği hususu belirtildiğini,

Davacı tarafından müvekkil şirketin yetkilisinin ... olarak bilinmesine rağmen neden üçüncü kişi tarafından imzalanmasına müsaade edildiği ve bu süreçte müvekkil şirket ile neden irtibata geçilmediği açıklığa kavuşturulmuş olmadığı,

mahkemece "söz konusu imzanın görsel olarak ... yetkilisi ...'e ait olmadığı anlaşılmakla" şeklinde hüküm kurmuş olup buna rağmen bu durumda davacı yanın hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi karar oluşturulduğunu, Davacı takibe konu alacağını yetki belgesine dayandırdığını ancak belge asılları dosyaya sunulmadığını, itiraz edilen yetki belgelerinin varlığı ispatlanıp üzerindeki imzalar üstünde imza incelemesi yapılması gerektiğini, davacının davalı şirkete göndermiş olduğu fatura veya e-mail bulunmadığını, Borçlar Kanun md. 196 gereği ;

...Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır." denildiğini, bilirkişiler tarafından yapılan hatalı hesaplamalara dayanılarak hüküm kurulduğunu, 30.10.2012 tarihli sözleşmede, 17 aylık süre için 43.089,00 TL gibi bir bedel üzerinden anlaşılmış iken müvekkil şirketin imzasının dahi bulunmadığı 1 yıllık sözleşme bedeli için 52.000 TL'nin sektördeki bağlama ücretleri ile uyumlu olduğu belirtilerek,

işbu bu tutarın esas alınması suretiyle 205 günlük süre için 29.205,00 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi kabul edilemeyeceğini, 17 aylık süre için 43.089,00 TL bedel ödeyen müvekkil şirketin, 1 yıllık süre için 52.000 TL bedel ödemeyi kabul etmeyeceği aşikar iken, aksi yönde karar verilmiş olması da kanuna aykırı olduğunun göstergesi olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi kanuna aykırı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: ...'nın, dosya içeriğine sunulan 03.09.2014 tarihli imza, kaşe ve isim barındıran yetki belgeleriyle müvekkil şirket adına işlem yapmaya açıkça yetkili kılındığını, dosyaya sunulan hizmet sözleşmesi'nden anlaşılacağını, bu hizmet sözleşmesini tekne sahibi ümit kürşad dokumacının imzaladığını, davalı şirket, beyanlarının aksine kendisi basiretli bir tacir gibi davranmayarak,

...'ya yetki vermiş ve müvekkil şirketi zarara uğrattığını, davalı taraf icra dosyasına itiraz ederken imzaya itiraz etmedikleri gibi, cevap dilekçesinde de bu hususu hiçbir şekilde belirtmediklerini, 4.müvekkil şirket rutin olarak ücret bilgilendirmesini davalıya e-posta yoluyla ve fatura yoluyla bildirdiğini, bilirkişi tarafından her iki ihtimalde dahi yapılan hesaplama davalıdan talep edilen bağlama hizmeti bedelinden fazla olduğunu, davalı ile özel olarak indirim uygulanmak suretiyle 1 yıllık sözleşme imzalandığından sözleşme bitiminden önce davalının marinadan çıkmış olmasının bağlama ücretine herhangi bir etkisi olmayacağını,

davalı/borçlu, hizmet sözleşmesinden doğan alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönünde açıklamalarda bulunduğunu, genel bir kavram olarak likit alacak, “tutarı belli, bilinebilir, hesaplanabilir alacak anlamındadır”, borçlunun, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte ya da kolayca hesap edebilmesi durumunda alacağın likit olduğunu, icra takibine konu tutar, davalı tarafın tekne ölçüleri alınarak hesap edilmiş ve hizmet sözleşmesinde açıkça yazılmış olup, davalı tarafça bu hizmet sözleşmesinin imzalandığını, özetle, takibe konu alacak,

belirlenebilir ve davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğunu, beyanla davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, marina bağlama hizmeti ücretinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafın 04.09.2014 tarihli marina hizmet sözleşmesi kapsamında verilen hizmet nedeniyle sorumlu olup olmadığı noktasındadır.

Davacı ile davalı şirket arasında ... isimli yata ilişkin olarak 30.10.2012 tarihinde, 43.089,00 TL hizmet ücreti belirlenerek 30.10.2012-21.03.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere marina hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Daha sonra bu kez davacı ile dava dışı ... arasında ... isimli yata ilişkin olarak 04.09.2014 tarihinde, 52.000,00 TL hizmet ücreti belirlenerek 22.03.2014-21.03.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere marina hizmet sözleşmesi imzalanmıştır.

Bu sözleşmeye istinaden davacı tarafından davalı şirkete 24.03.2014 tarih, ... seri nolu ve 52.000,00 TL bedelli fatura kesilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, takip borçlusu ... ile davalı takip borçluları hakkında, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, marina bağlama hizmeti sebebine dayalı olarak 52.204,00 TL asıl alacak ve 3.980,38 TL işlemiş faizinin tahsili istemiyle 02.12.2014 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine davalılar yönünden takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davacı tarafça, davalı şirket yetkilisinin ... isimli yatın yetkisinin ...'ya devredildiği ve bu kişiye gerekli işlemleri yapabilmesi için yetki verildiğine ilişkin olarak yetki devri ve yetki belgesi şeklindeki belgeleri dosyaya sunulmuştur.

Davalı taraf ise 2. Cevap dilekçesiyle bu belgelerdeki imzaları inkar etmiştir.Davalı tarafça dosyaya sunulan 15.03.2014 tarihli Tekne Kiralama Sözleşmesine göre, ... isimli yat 15.03.2014-15.03.2015 tarihleri arasında ...'ya kiralanmıştır. Tarafların bilirkişi aracılığıyla incelenen ticari defterlerine göre, davacı 52.204,00 TL alacaklı durumdadır. Davalı ise kendi ticari defterlerine göre 13,00 TL borçlu görünmektedir.

Ancak davacının 24.03.2014 tarih, ... seri nolu ve 52.000,00 TL bedelli faturası davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Dava dışı, ...'nın davalı şirketin vekili veya temsilcisi olarak ... isimli yata ilişkin 04.09.2014 tarihli ve 52.000,00 TL bedelli marina hizmet sözleşmesini imzaladığına dair geçerli bir vekalet sözleşmesi veya temsil yetkisi bulunmamaktadır.

Kaldı ki söz konusu sözleşme ... tarafından tekne sorumlusu ve tekne kaptanı olarak imzalanmış olup, sözleşmenin davalı şirketi temsilen vaya şirket adına imzalandığına ilişkin bir ibare bulunmamaktadır.Davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı şirket tarafından sadır olduğu iddia edilen yetki belgesi ve yetki devri başlıklı belgelerdeki imzalar davalı tarafça inkar edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 209/1.

Maddesinde, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağı düzenlenmiştir. Mahkemece söz konusu belge asıllarının ibrazı istenmiş ancak davacı tarafça belge asılları sunulmamıştır. Bu halde belgelerdeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu ispat yükü davacı tarafta olup, bu durum ise ispatlanamamıştır.

Bu halde söz konusu belgelerin ispat vasıtası olarak kullanılması mümkün değildir. Buna karşın, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan 30.10.2012 tarihli marina hizmet sözleşmesinin bittiği 21.03.2014 tarihinde taraflar arasındaki cari hesap sıfırlanmış olup, bundan sonra davacının yata sağlanan elektrik su gideri, adaptör ve kara park ücretine ilişkin faturaları davalının ticari defterlerinde kaydedilmiş ve 13,00 TL'si dışında kalan tutarlar da davacıya ödenmiştir.

Davalının defterlerine kaydettiği faturalardan 3 adedinin düzenleme tarihi, ihtilaf konusu sözleşmenin imzalandığı 04.09.2014 tarihinden sonrasına aittir. Ancak bu üç faturaya konu hizmetin sunulduğu tarih dosya kapsamı itibariyle belirsizdir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 46/1. Maddesine gör, bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.

Anlaşılacağı üzere yetkisiz temsilci tarafından yapılan sözleşmenin temsil olunanı bağlayabilmesi için işleme onay vermesi şarttır. Davacı tarafça ihtilafa konu olan ve ... ile imzalanan 04.09.2014 tarihli marina hizmet sözleşmesinin davalı şirkete bildirildiği ve onayının alındığı ispat edilememiştir.

Dolayısıyla ihtilaf konusu bu sözleşme şartları gereğince davalı taraf davacıya karşı sorumlu değildir.Ne var ki, söz konusu yatın davalı şirketin ihtilaf konusu olmayan ilk sözleşme sona erdikten sonra davacının işlettiği marinadan 12.10.2014 tarihine kadar marina hizmeti aldığı sabittir.

Davalı taraf her ne kadar söz konusu yatı ...'ya 15.03.2014 tarihinde kiraladığını iddia etmiş ve buna ilişkin kira sözleşmesini dosyaya sunmuş ise de, bu kira sözleşmesi adi yazılı şekilde düzenlenmiş olup, davacıya karşı ileri sürülebilmesi için kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihin ya da davacıya bildirildiğinin ispatlanması gerekir.

Ancak dosyaya bu yönde delil sunulmadığı gibi kira sözleşmesinin vergi dairesine bildirildiğine, kira ücretine ilişkin faturaların düzenlendiğine ya da kira ücretinin tahsil edildiğine dair herhangi bir belge dosya kapsamında mevcut değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1061/2.

Maddesinde, kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişinin üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılacağı düzenlenmiştir. Ancak davalı tarafın dayandığı kira sözleşmesi davacıya karşı ileri sürülemeyeceğinden dava dışı ...'nın davacıya karşı ... isimli yatın donatanı olarak kabulü mümkün değildir.

Bu nedenle her ne kadar taraflar arasında nizalı döneme ilişkin geçerli bir bağlama hizmet sözleşmesi bulunmasa da yatın davacıdan hizmet aldığı 22/03/2014-12/10/2014 tarihleri arasındaki bağlama hizmeti nedeniyle davalı şirket davacıya karşı iş görme(hizmet) hükümleri gereğince sorumludur. TBK'nın 502/2. Maddesinde, vekâlete ilişkin hükümlerin, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanacağı düzenlenmiştir.

Anılan maddenin 3. Fıkrasında ise, sözleşme veya teamül varsa vekilin, ücrete hak kazanacağı düzenlenmiştir.Taraflar arasında ihtilaflı dönem için kararlaştırılmış bir ücret bulunmadığından ücret, hizmetin sunulduğu tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmelidir.

Ancak davacı taraf ticari defterlerine göre, 1 yıllık bağlama hizmeti için davalı şirketi 52.000,00 TL bedelli faturaya istinaden borçlandırmış olup, davalı şirketin sahibi olduğu yatın hizmet aldığı süre ise 205 gündür.

Davacı taraf 2014 yılı marina tarifesini dosyaya sunmuş ise de icra takibine dayanak olarak takip talebine cari hesap dökümü eklenmiş olup, bahsi geçen fatura da bu cari hesabın içinde olduğundan eldeki itirazın iptali davasında takibe bağlılık kuralı gereği bu faturadaki değerler esas alınmalıdır.

Her ne kadar davacının sunduğu tarifeye göre 205 gün için bağlama hizmeti 56.844,60 TL olarak hesaplanmış ise de, bu tutar davacının dayandığı ve bir yıla ilişkin olan fatura bedelinden fazla olup hükme esas alınamaz. Bu halde, yat bağlama hizmeti ücretinin, 1 yıla ilişkin fatura bedelinin 205 güne oranlanması suretiyle bulunan 29.205,00 TL olduğu kabul edilmelidir.

Bu yönden Mahkeme kararı yerindedir.Buna karşılık, davaya konu bağlama hizmeti ücreti konusuda taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığından ve ücret yargılama sonunda belirlendiğinden alacağın likit olduğundan bahsedilemez. Davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması şarttır. Dava konusu alacak likit olmadığından Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olmamıştır.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine, buna karşın hüküm altına alınan alacağın likit olduğundan bahisle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı ... Yat İşlt. Ltd.

Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın 29.205,00 TL üzerinden kabulüne, davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı ... Yat İşlt. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davalı Fahri Keklik hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı ...

Ltd Şti hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, bu davalının İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, 29.205,00 TL 'nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, (takip borçlusu ... hakkındaki takip kesinleşmiş olduğundan) tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı şirketten tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 1.994,99 TL harçtan 959,49 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.035,50 TL harcın davalı ...

Tic Ltd Şti 'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5- 959,49 TL peşin harcın davalı ... Tic Ltd Şti 'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 3.504,60 TL vekalet ücretinin davalı ... Tic Ltd Şti 'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ...

Tic Ltd Şti vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 3.237,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-Davalı ... vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

9-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 27,70 TL başvurma harcı, 334,70 TL posta gideri ile 5.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.762,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 2.995,33 TL'sinin davalı ...

Tic Ltd Şti 'den alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı ... İşlt.

Ltd. Şti. vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, d-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 121,30 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2022

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/682, K. 2022/98, 2 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/682
Karar No
2022/98
Tarih
2 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/682 K.2022/63
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/682 K.2021/974
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/682 K.2022/37
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/684 K.2022/100
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/684 K.2022/17
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/685 K.2022/96

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.