KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/100
- Karar no
- 2024/267
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2020
- Numarası
- 2019/295 Esas - 2020/724 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 27/02/2024
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının "... Hafriyat ve Nakliye" adı altında hafriyat ve nakliye işi yaptığı, davacının davalı ile bu kapsamda iş yaparak fatura ettiği alacağının tamamını tahsil edemediğini, faturaların davalı tarafından teslim alındığını ve iade edilmediğini, davalının borcuna ilişkin bir kısım ödeme yapıldığını ancak yapılan şifahi görüşmelerde kalan tutarın sürekli ötelenerek davacının oyalandığını, bunun üzerine davacının İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu açıklanan nedenlerle borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı kooperatif ile davacının bir süredir ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü ve cari hesap ilişkisi içerisinde çalıştıklarını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacının yerine getirdiği hizmetlerin tüm karşılığının ödendiğini, ödenmemiş herhangi bir mal teslimi ve/veya hizmetinin bulunmadığını, davacının haksız olarak başlatmış olduğu icra takibine itiraz ettiklerini, tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları bulunmadığını açıklanan nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle davacı alacaklı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda "...Tüm dosya kapsamı, tarafların iddiaları, savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde, her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davalı tarafından kabul edildiği, her ne kadar davalı tarafından genel ifadelerle ödeme yapıldığı,
borcunun bulunmadığı iddia edilmişse de ispat yükü kendisine geçen davalı tarafından, dava konusu edilen meblağın ödendiği hususunda herhangi bir delil sunulmadığı hususu birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 29.815,21 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış, davanın kabulüne, icra takibine yöneltilen itirazın 29.815,21 TL'lik kısım yönünden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca ticari avans faizi yürütülmek sureti ile takibin 29.815,21 TL üzerinden devamına karar verilmiş,
davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kooperatif ile davacı bir süredir ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü ve cari hesap ilişkisi içerisinde çalıştığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacının yerine getirdiği hizmetlerin tüm karşılığının ödenmiş olup, karşılığı ödenmemiş herhangi bir mal teslimi ve/veya hizmeti bulunmadığını, dolayısıyla Yerel Mahkeme tarafından davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/295 Esas 2020/724 Karar sayılı dosyasının kararının istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılmasını’ ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari hesabı oluşturan faturalara konu hizmetin verilip verilmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 41.651,86 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 21.03.2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir.
Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır.
Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Somut olayda,
davacı tarafça dava konusu açık (cari) hesaba ilişkin faturalara konu hafriyat ve nakliye işinin yapıldığı ileri sürülerek anılan hususların ispatı için her iki tarafın ticarî defterlerine dayanılmış, tarafların ticari defterleri incelenmiştir.
Dosya kapsamına alınan mali müşavir bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu icra takibinin dayanağı hesap ilişkisinin 2019 yıllarındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu, davacı tarafından düzenlenen toplam 383.991,65 TL tutarındaki 3 adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihinden önce yapılan 23.076,65 TL tutarındaki davalı ödemelerinin dikkate alınmasıyla 21/03/2019 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 41.651,86 TL alacaklı olduğu,
takip tarihinden sonra yapılan 11.836,65 TL tutarındaki davalı ödemesi dikkate alındığında 16/05/2019 dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 29.815,21 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda tarafların ticari defterlerinden, davacının, fatura ve cari hesap ekstresi uyarınca borç sebebine ilişkin olarak nakliye ve hafriyat işinin yapıldığını ispatladığı, ticari defterlerin aksinin yazılı delili bulunmayan davalı tarafından ispatlanamadığı gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, alacak faturaya dayalı olup, likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/100, K. 2024/267, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama