İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/140 K.2024/684

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/140Karar2024/684Tarih8 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.278 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/282 Esas, 2014/73 Karar Sayılı Dosyası

Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Dosya no
2021/140
Karar no
2024/684
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/07/2019
Numarası
2014/475 Esas - 2019/649 Karar
Dava
İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
24/10/2013
Karar tarihi
02/07/2019
Dava
İtirazın İptali (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
08/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.278 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile müvekkili ... Arasandı Beyoğlu ... Noterliğnin 31.05.2001 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisine haiz acentelik sözleşmesi akdedildiğini, 19.12.2012 tarihi itibarı ile müvekkili şirkete 42.687,23 TL borcu bulunduğunu, Bakırköy ... Noterliğinin 19.12.2012 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bu hususun taraflara bildirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/282 ESAS, 2014/73 karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılardan ... ile müvekkili ... Sigorta A.Ş. Arasandı Beyoğlu ...

Noterliğnin 31.05.2001 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisine haiz acentelik sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ...'in ise söz konusu acentelik sözleşmesinin teminatı olarak kendi adına kayıtlı bulunan İstanbul, ... mah. ... ada, ... parsel ... Kat ... numaralı bağımsız bölüm üzerinde müvekkili şirket lehine 1. Derecede 20.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, davalı ...'in sözleşme gereği edimlerini ifa etmediğini.

19.12.2012 tarihi itibarı ile müvekkili şirkete 42.687,23 TL borcu bulunduğunu, Bakırköy ... Noterliğinin 19.12.2012 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bu hususun taraflara bildirildiğini, borcun ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçileceğinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dayanağı takibin İstanbul ...İcra müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyası ile mükerrer olduğunu aynı alacak talebinin işbu takip dosyası kapsamında da yapıldığını, aynı alacağa istinaden birden fazla takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu bu nedenle takibin iptali ile haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili 19/11/2013 havale tarihli cevap dilekçesi ile; dava dayanağı takibin İstanbul ...İcra müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyası ile mükerrer olduğunu aynı alacak talebinin işbu takip dosyası kapsamında da yapıldığını, aynı alacağa istinaden birden fazla takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu bu nedenle takibin iptali ile haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında mükerrer icra takibi başlatıldığını, davaya konu icra takibinin İstanbul ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı icra dosyası ile mükerrer olduğunu, davaya konu acentelik sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğin belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı ... ile davalı acente ... arasında, Beyoğlu ...

Noterliğinin 31/05/2001 tarih ve ... yevmiye numaralı Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında Acentenin, kendisine verilen vekaletname doğrultusunda, belirlenen sigorta dallarında, sözleşme yapma ve şirket adına prim tahsil etme yetkileri olan, (A) tipi sigorta acentesi konumuna sahip olduğu, ...'in sigorta acenteliği yapabilmesi, acentelik faaliyetinde bulunabilmesi için 14/04/2008 tarih ve 26847 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Acenteleri Yönetmeliği'nin 9 /1 maddesi gereğince ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 20.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiği, acentelik sözleşmesinin.

Beşiktaş ... Noterliğinden 23/08/2006 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesihname ile davacı şirket tarafından sözleşmenin 48.nci maddesi (A-G) gerekçe gösterilerek feshedildiği, 48.nci maddesinin.

"Şirket aşağıda yazılı hallerden birini tespit ettiği takdirde sözleşmenin süresinin bitmesini beklemeden derhal bir ihtarname keşide etmek veya iadeli taahhütlü bir yazı ile diğer tarafa bildirmek suretiyle Acentelik Sözleşmesini feshetmek ve yetkilerini acenteden tamamen geri almak yetkisine sahiptir.

A) Acente, ilgili Kanunlara ve Yönetmeliklere, Sözleşme hükümlerine ve ilgili Bakanlık Genelgelerine ve Şirket tarafından Acenteye gönderilen Genelge, Talimat ve Riziko Kabul Yönetmeliği hükümlerine uygun çalışmazsa, B) Acente, bu sözleşme hükümlerine göre Şirkete ödemesi gereken prim borçlarından nakden tahsil edilenleri 23.maddede belirtilen sürelerde ödemezce, c) Acente taksitli işler için sigortalıdan kendi adına alacağı ödeme araçlarını 23.madde hükmü gereğince Şirkete teslim etmezse, D) Acente Şirketin bilgisi ve izni dışında başka bir sigorta şirketinin acenteliğini yaparsa, E) Acente,

sözleşmenin 40.maddesine göre istenilen ek teminatı vermezse, F) Şirketçe verilen satış hedeflerine ulaşamaz ise, G) Zararlı portföy oluşumu nedeniyle", Acentelik Sözleşmesinin 23.maddesinin.

"Acente bir hafta süresince tahsil ettiği primleri komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra kalan kısmını, en geç ertesi haftanın son iş gününün bitimine kadar Şirkete peşin poliçelerde tamamının posta çeki, posta havalesi veya Şirket adına açılmış bir banka hesabına yatırmak suretiyle poliçelerde 22. Maddeye göre aldığı peşinat ve diğer ödeme araçlarını Şirkete tevdii ederek öder..." 24.maddesinin; "...Her ayın ilk on günü içinde bir önceki ayın üretim, tahsilat ve ödemeleri için taraftar arasında mutabakat yapılır ve buna ilişkin belgelerin birer örneği ayrı ayrı saklanır.", 27.maddesinin.

"Acentelik komisyonunun hesap ve tespiti Acentenin portföyüne giren poliçelere ait net prim üzerinden 26. Maddede belirtilen oranlara göre yapılır. Şirket herhangi bir sigorta ücretini ne sebeple olursa olsun tamamen veya kısmen sigortalıya iade ettiği takdirde Acente, iade edilen bu ücrete isabet eden komisyonu Şirkete iadeye mecburdur. Komisyon dışında acenteye ücret ödenmez. Acentenin her türlü harcama ve vergileri kendisine aittir.", 37.maddesinin.

"Şirket'in tanzim ederek Acente'ye göndereceği haftalık üretim cetvelleri ile Acente her ayın ilk on günü içinde mutabakatını veya varsa itirazını yazılı ve ayrıntılı olarak bildirecektir. Bu süre içinde itiraz yapılmadığı takdirde Acente, Şirket'in göndermiş olduğu cetvellerin muhteviyatını aynen kabul etmiş sayılır. Bir ihtilaf halinde Şirket'in defter ve kayıtlarının ispat belgesi olacağı konusuna taraflar mutabıktırlar.

Acente, itiraz edilmeyerek veya taraflarca mutabakat yoluyla kesinleşen Şirket kayıtları ve hesap cetvellerinin İİK' nun 68. maddesi ve ilgili hükümlerine uygun olarak kesin borç miktarına havi belgelerden olduğunu, Şirket'in bu belgelere dayanarak hiçbir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ihtiyati haciz dahil her türlü kanuni işleme başvurabileceğini peşinen kabul eder." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.

Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, her ne kadar davacının usulüne uygun tutulmuş olan defterleri kapsamında davalıdan 42.867,23 TL alacaklı olduğu belirlenmiş ise de; sözleşmenin feshinden önceki taksitlerin 33.703,36 TL olduğu, bu taksitler arasında yer alan 3713521 numaralı poliçe borcunun, ...

Ltd.Şti'nin ... numaralı poliçesinin hasar ödemesinden mahsup edilmesiyle sonucu fesihten önceki taksitlerin 33.703,36 TL - 2.846,43 TL = 30.856,93 TL olduğunun tespit edildiği, fesihten sonraki taksitlerin ise 11.615,54 TL olduğu,

fesih tarihinden sonra devam eden poliçe borçlarının acenteye borç kaydedilebilmesi için acentenin, poliçelerin gelecek taksitlerini önceden sigortalılardan tahsil etmiş olması ve bu tahsilat miktarlarını da şirkete intikal ettirmeyerek uhdesinde tutmuş olması gerektiği, böyle bir durumun ise söz konusu olmadığı ve sigorta şirketi tarafından acentenin fesih tarihinden sonraki prim taksitlerini uhdesinde tuttuğunun ispatına dair bir delil sunulmadığı,

davalı acentenin fesihten sonraki taksitler tutarı olan 11.615,54 TL'den sorumlu tutulamayacağından, davalının borcunun 30.856,93 TL olduğu kanaatine varıldığından asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin bu bedel üzerinden devamına, ipoteğin paraya çevrilmesi yönünden başlatılan takip nedeniyle açılan birleşen itirazın iptali davası kapsamında ise ipotek bedeli 20.000,00 TL ve dava değeri de 20.000,00 TL olmakla davanın kabulüne ve inkar tazminatı isteminin kabulüne" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davacı tarafından, borcun kaynağına ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığını, müvekkil acentenin, araç çokluğu indiriminin iptalinden kaynaklı prim borçlarından sorumluluğu bulunmadığını, gerek acentelik sözleşmesinden gerekse başkaca bir nedenden dolayı müvekkillerin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlar hiçbir şekilde incelenmediğini, bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, kendi aralarında dahi çelişkili olduğunu, müvekkillerin davacıya borcu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla,

likit olmayan bir alacaktan dolayı icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasa ve usule aykırı olduğunu, müvekkile gönderilen dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligat usulsüz olduğunu, davacının alacak iddiasının sebebi davacı tarafından açıklanmamasına rağmen, mahkemenin davanın kısmen kabulüne karar vermesi mümkün olmadığını, şayet davacı zeyilnameden kaynaklı alacak iddiasında ise, bu iddiaya esas her bir zeyilnameyi, tarihini, zeyil nedenini açıklamalı ve dayanak zeyilnameleri dosyaya ibraz etmesi gerekmesine rağmen, davacı tarafından hiçbir belge ibraz edilmediğini, davacının müvekkilden alacak talebi zeyilnameye dayandığını,

müvekkilin zeyilnameden kaynaklı primlerden sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, davacının ilgili zeyilnameleri, zeyil nedenini, her bir primin tarihini vs. detaylı olarak bildirmesi ve buna ilişkin tüm belgelerini dosyaya ibraz etmesi gerektiğini, buna rağmen davacı tarafından, alacak sebebi açıklanmadığını, hiçbir poliçe, zeyilname vs sunulmaması yasaya aykırı olmasına rağmen mahkemece bu hususlar dikkate alınmadığını, şu hali ile dosyanın açıklığa kavuşturulabilmesi imkansızken, bilirkişilerin ve mahkemelerin davacı yerine geçerek alacağa dayanak oluşturmaları ve neticede asıl davanın kısmen,

birleşen davanın kabulüne karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava; acentelik sözleşmesinden kaynaklanan pirim alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; sözleşme yapmaya ve prim tahsiline yetkili davalı acentenin tahsil ettiği primlerden dolayı müvekkiline borcunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı alacaklı tarafından davalı ... hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyası ile " 31/05/2001 tarihli acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak" borcun sebebi gösterilerek 42.687,23 TL asıl alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süreside itirazın iptaline ilişkin asıl davanın açıldığı görülmektedir. Davacı alacaklı tarafından davalı ... ve ipotek veren ... hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyası ile " acentelik sözleşmesinden kaynaklana borçtur" açıklaması ve rehnedilen taşınmazın bilgileri verilerek 42.687,23 TL asıl alacak, 478,33 TL faiz olmak üzere toplam 43.165,56 TL alacağın tahsili istemiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu ve süreside itirazın iptaline ilişkin birleşen davanın açıldığı görülmektedir.

İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir.

Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir.

Eldeki uyuşmazlıkta ipotek miktarının 20.000,00 TL olduğu, takip konusu alacak iddiasının 43.165,56 TL olduğu anlaşıldığından, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ile birlikte ilamsız takip yapılabileceği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği uyuşmazlık konusu değildir.

Davacı taraf takip talebinde borcun sebebi olarak "31/05/2001 tarihli acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak" açıklaması bulunmuştur. Acentelik sözleşmesi hükümleri arasında davalıların ödemesi gereken belirlenmiş bir meblağ bulunmadığına göre alacak bu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Davalılar birleşen dosyaya süresinde verdikleri cevap dilekçesinde alacağa ve davaya ilişkin itirazlarını ileri sürmüşlerdir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan raporlar dosyaya alınmış, ancak alacağın vasfı ve kaynağı tam olarak belirlenmemiştir. Davacı kayıtlarına davalı borcu olarak yapılan kayıtların, bir kısmının davalının tahsil edip davacıya ödenmesi gereken sigorta primleri olduğu, bir kısmının iptal edilen poliçeler için düzenlenen zeyilnamalerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Zeyilnameye ilişkin kayıtların davalıların sözleşmenin 27. ve uyuşmazlığın doğduğu 2006 tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 127 vd maddeleri gereği davalıların tahsil ettikleri komisyon ücretlerinin iadesi mi, iptal edilen poliçeler nedeniyle sigortalılardan tahsil edilecek prim mi, davacının uğradığı zarar mı olduğu anlaşılamadığı, davacı tarafça bu konuda açık bir beyan bulunmadığı gibi yargılama aşamasında toplanan deliller ile de bu hususun aydınlanmadığı, gerekçeli kararda davalı savunmalarının karşılanıp tartışılmadığı görülmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

6100 sayılı HMK 222 maddesi gereği mahkeme Ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

Bu durumda davacı defterlerindeki kayıtların denetlenip, delil olma niteliğinin değerlendirilmesi yönünden davalı tarafa HMK 220/3 gereği ihtar yapılarak ticari defterlerin ibrazı istenilerek davalının defter ibraz edip etmemesine göre değerlendirme yapılmak, ayrıca HMK 31. maddesi kapsamında davacıya alacak iddiasını açıklatmak, alacak birden fazla nitelikte ise her bir alacak yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalılar tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/140, K. 2024/684, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/140
Karar No
2024/684
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/142 K.2024/439
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/142 K.2024/136
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/146 K.2024/403
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/146 K.2024/412
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/147 K.2024/370
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/147 K.2024/1117

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.