İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1754 K.2025/417

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1754Karar2025/417Tarih27 Mart 2025Okuma11 dk · 2.107 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mart 2025
Dosya no
2021/1754
Karar no
2025/417
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
Tarihi
13/04/2021
Numarası
2017/1205 Esas - 2021/440 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
27/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.107 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan mal alım satım sözleşmesine istinaden davalıya farklı tarihlerde ürünler gönderildiğini ve faturaların düzenlendiğini, davacının ticari faaliyet devam ettiği sürece ürünleri davalıya ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde teslim ettiklerini, davalı tarafa gönderilen faturalara davalının süresi içerisinde itiraz etmediğini, bu sebeple davalının malzemeleri kabul etmiş bulunduğunu, davacı davalıya göndermiş olduğu ürünlere karşılık 59.172,23-TL alacaklı bulunduğundan İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazından haksız olduğunu, bu sebepten ötürü huzurda görülmekte olan davanın ikame edildiğini, beyan edip davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hangi faturaya dayandığını belirtmediğini, dava dilekçesi ekinde fatura ayrıntısına yer vermediğini, davacı tarafından gönderilen ürünlerin ve faturanın 16.02.2017 tarihinde ... nolu fatura ile iade edildiğini, davacı şirket tarafından gönderilen faturaya karşı, gönderilen ürünlerin birim fiyatının daha önce alınan birim fiyatından farklı olduğundan iade edildiğini, davacı şirketin iade faturasına itiraz etmediğini ve iadenin kabul edildiğine ilişkin mail yoluyla davalıya bildirildiğini, sonuç olarak tarafların karşılıklı mutabık kaldıklarını,

herhangi bir bozukluk veya eksiklik olmadan davacıya ürünleri iade ettiklerini," beyan edip davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, huzurda görülmekte olan davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli bilirkişi raporu, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle taraflar arasında mal alım satımınına ilişkin akdi ilişkinin bulunduğu hususu sabit olup, incelenen ticari defter ve kayıtlar göz önüne alındığında, usulüne uygun tutulan davacı ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan 44.092,23-TL cari hesap alacağının olduğu anlaşılmış olup, bu noktada usulüne uygun tutulmayan ve alacağın varlığının tespitine imkan sağlamayan davalı defter ve kayıtlarına itibar edilmemiştir.

Taraflar arasındaki diğer bir ihtilaf noktası ise davacı şirketin davalıya sattığı malzemelere ilişkin davalının 16.02.2017 tarihinde ... ve ... numaralı toplam tutarı 22.726,08-TL olan iki adet iade faturasına ilişkin olup, davalı taraf iade faturalarını defterlerine kaydetmiş ve vergi dairesine de beyan etmiştir.

Davacı defterlerinde ise iade faturaları kayıt altına alınmamakla birlikte iade faturasına konu malların davacı şirkete teslim edildiği ve hali hazırda davacı şirket uhdesinde olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup nitekim bu hususta davacı tarafın kabulündedir.

Davacı taraf bu malların davalı için özel üretim olduğu, başkaca bir satışa konu edilemeyeceği, davacı şirketin zararının bulunduğu bu nedenle bu mal bedellerinin alacaktan düşülmemesi gerektiğini beyan ve talep etmiş ise de mahkememizde açılan davanın itirazın iptali davası olduğu ve takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğu,

takibin de mal alım satım ilişkisinden kaynaklı faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatıldığı göz önünde bulundurulduğunda, iade faturasına konu malların davacı şirkete teslim edildiği ve hali hazırda davacı şirket uhdesinde bulunduğu anlaşılmakla ,davacının bu hususta uğramış olduğu zararın tahsili malın iadesi ve bedelinin tahsili için dava açma hakkının olduğu kabul edilmekle birlikte bu hususun mahkememiz dava konusunu teşkil etmediği,

davanın itirazın iptali olduğu ve malın iadesi ve takibin devamına yönelik hüküm de kurulamayacağı göz önüne alındığında, davacı uhdesinde bulunan iade faturalarına konu malların bedeline ilişkin 22.726,08-TL'nin davacının alacağı olan 44.092,23-TL'den düşümü ile davacının 21.366,15-TL alacağı olduğu anlaşılmış, her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de takipten önce davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge olmamakla işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenler ile davanın kısmen kabulüne davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 21.366,15-TL asıl alacak ve bu alacağa işleyecek %10,5 oranını aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz isteminin reddine, faturaya dayalı cari hesap alacağı likit olmakla, hükmedilen asıl alacak 21.366,15-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının emtiayı sözleşmeye aykırı iade etmesinin borcu sona erdiren bir sebep olmadığını, bu sebeple davacının ticari işletmesine bırakıldığı iddia edilen 22.726,08 tl tutarındaki emtianın bedelini ödeme borcu halen devam ettiğini, davacı tarafından davalıya 18.11.2016 tarihinde ''özel üretim'' emtia gönderilmiş devamlı ticari ilişki bulunan taraflar arasında son yapılan ticaret neticesinde müvekkilin ''59.172,23-TL'' alacağı doğduğunu,

bu tutar davalı tarafından ödenmediği icra takibine girişilmiş ancak takip tarihinden sonra 16.02.2017 tarihinde davalı sözleşmeye konu ''özel üretim emtianın'' bir kısmını iade etmek istemiş ancak mevcut durumda tarafların tacir olduğunu, davalı tarafın satış bedeline veya malların kalitesine ilişkin itirazı olması durumunda TTK'da belirtilen yöntemlerle veya farklı yollarla davacıya gerekli bildirimi yapması gerektiğini, bu sebeple davalının,

satış bedellerini içeren faturaları iletilen ve ''açık veya gizli ayıbı olmaksızın'' özel olarak üretilip teslim edilen ürünler için teslim tarihinden yaklaşık 3 ay sonra kabul edilebilir gerekçe olmaksızın iade talebinde bulunması ticaret hayatının olağan akışına aykırı olduğunu,

nitekim davacının Beyoğlu 57. Noterliği'nden gönderdiği ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya emtiayı haksız bir şekilde iade talebinin kabul edilmediğini ihtar etmiş ancak mahkeme takip ile sıkı sıkıya bağlı olan mevcut itirazın iptali davasının mal alım satım ilişkinsinden kaynaklı faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsilinden kaynaklı olması ve malların bir kısmını iade edilmesi sebebiyle takibin tamamen devamına karar verilemeyeceğini, iade emtia tutarı olan 22.726,08 TL'nin düşülerek takibin 21.366,15-TL üzerinden devam etmesi gerektiğine hükmetmiş,

mahkemenin başlangıçta taraflar arasındaki hukuki ilişki yönünden yapmış olduğu tespitler doğru olmakla birlikte ulaşmış olduğu sonucun yanlış olduğunu, zira itirazın iptali davası içerisinde ''tespit davasının'' özelliklerini barındırdığını, bu sebeple kambiyo senedinden farklı olarak mahkemenin ''borcun sebebini'' araştırması gerektiğini, mevcut durumda mahkeme borç kaynağı olarak taraflar arasında ''mal alım satım sözleşmesi'' olduğunu isabetli olarak tespit ettiğini ancak ''davalının temerrüt halini'' ve ''borcun sona ermediğini'' göz önünde bulundurmadığını,

bu sebeple taraflar arasında tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan müvekkilin TBK m.125 uyarınca seçimlik hakları doğduğunu, dolayısıyla davacının bu haklardan ''aynen ifayı'' talep ettiğini, olayda davalının edimi bir miktar para olduğu için ''aynen ifa'' para borcu olduğunu, bunun dışında farklı yöntemlerle yapılacak ifanın davacının kabulü dışında borcu sona erdirmeyeceğini, üstelik davacının TTK'ya ve sözleşmeye aykırı olarak yapılan ''ürün iadesini kabul etmediğini'' davalıya ihtar ettiğini, ''iade faturası reddedilmiş'' ve ''gereği gibi teslimi yapılmış'' ürünlerden dolayı davalının 22.726,08-TL'lik borcu devam ettiğini,

aksi yönde değerlendirme yapan mahkeme dar anlamda ''tespit davası'' olan mevcut itirazın iptali davasında toplam borç tutarını 22.726,08-TL eksik tespit ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

müvekkilin yerleşim yeri ''adapazarı/sakarya'' olduğundan, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, alınan bilirkişi raporunda ve yapılan defter incelemesinde, müvekkilimin davacıdan alacaklı olduğuna karar verilmiş olduğundan, salt davacının defterlerine bakılarak karar verilmesi kanuna aykırı olduğunu, işletme defterlerinde yalnızca cari denilmekte olup, sistem ayrıca hesap tutulmasına izin vermediğini ancak, zaten bilanço defterine geçerken bakiyenin mevcut olması 2016-2017 yılından kalan bir ticari alışveriş neticesinde gerçekleştiğinin açık olduğunu, ilgili vergi müdürlüklerinden belgelerin de istenilerek,

her iki defter arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor aldırılması gerektiğini,icra inkar tazminatına hükmedilmesi kanuna ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece yapılan yargılamada, davalının defterleri ile davacının defterleri arasında alacak kaydı farklılığı görülmüş olup, alacak defter kayıtlarımıza göre zaten mevcut ve likit olmadığını, davacı nezdinde mevcut olan ürünlerin de olduğunun tespiti ile rapor doğrultusunda söz konusu mallar talebi gibi mahsup edilmiş ve neticede, dava takip miktarı üzerinden değil, kısmen kabul edilmiş, alacak miktarı neredeyse yarı yarıya indiğini, ayrıca,

yine takip öncesinde faiz istenilemeyeceğine karar verilidiğini, hal böyleyken, defter durumları, mahkeme alacak kararı gözetildiğinde, itirazının haklı olduğu ve alacağın yargılamaya muhtaç olduğu ortada olmasına rağmen, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, iade faturasına konu ürünlerin alacaktan düşülüp düşülmeyeceği, davalının defterlerine itibar edilip edilmeyeceği ve icra inkar tazminatının şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında,

"cari hesap bakiyesi" sebebine dayalı olarak 59.172,23 TL asıl alacağın 408,53 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 12/12/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davalı, diğer savunmaların yanı sıra mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de yetkili olup, TBK'nın 89/1-1 maddesine göre para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden davacının yerleşim yerine göre dava yetkili mahkemede açılmış olup, davalının yetki itirazı yerinde değildir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, Davacı tarafından davalıya 51 adet toplam 229,772,69 TL fatura kesilmiş ve ayrıca 2015 yılından 33.045,68 TL borç bakiyesi devretmiş, ayrıca Ataklar firmasına kesilen 6.273,86 TL bedelli fatura davalıya virman yapılmıştır. buna karşılık davalıdan 225.000,00 TL tahsilat yapılmıştır. Buna göre davacı, takip tarihi itibariyle davalıdan 44.092,23 TL alacaklı durumdadır.

Davalının ticari defterlerine göre ise, davacının 619,50 TL tutarlı faturası ile Ataklar firmasına kesilen 6.273,86 TL bedelli fatura dışında tüm faturaları(229.153,17 TL) davalının defterlerinde kayıtlıdır. Bunun dışında davacının defterlerinden farklı olarak 2015 yılından devreden bakiye bulunmamaktadır. Davalının defterinde görünen ödeme tutarı ise 230.000,00 TL'dir. Buna göre ise, takip tarihi itibariyle davacıdan 846,83 TL alacaklı görünmektedir.

Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davacının ticari defterlerinde, davalının borçlandırıldığı 2015 yılından devreden 33.045,68 TL borç bakiyesi, ... firmasına kesilen ve davalıya virman yapılan 6.273,86 TL bedelli fatura ile davacının 619,50 TL tutarlı faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması ve davalının ödemelerinden 5.000,00 TL'lik kısmının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır.Bunların yanı sıra, davalı tarafından 16/02/2017 tarihinde... ve ... numaralı toplam tutarı 22.726,08 TL tutarında iki adet iade faturası düzenlemiştir.

Davacı vekilince, müvekkili şirketin söz konusu ürünleri ilk aşamada açmadığı ancak açtığında ürünlerin sonradan boyandığını ve yıprandığını tespit ettiğini, aynı zamanda bakiye ödeme yapılmadığı ve davalıya gönderilen ihtarnamede de iade faturasına itiraz edildiği için ürünlerin iadesinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını iddia etmiştir. Davacı tarafça bu iade faturaları kabul edilmemekle birlikte iadeye konu malların davacı tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle iadeye konu malların bedelinin de varsa davacı alacağından düşülmesi gerekir.

Ancak, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinde davalının borçlandırıldığı 2015 yılından devreden 33.045,68 TL borç bakiyesi, ...ar firmasına kesilen ve davalıya virman yapılan 6.273,86 TL bedelli fatura ile davacının 619,50 TL tutarlı faturası ile davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 5.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin bir değerlendirme yapılmamış bu kayıtların dayanakları araştırılmamıştır.

Bu nedenle, ilk derece mahkemesince eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince tarafların 2015 yılına ilişkin ticari defterleri de incelenecek şekilde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak tarafların delilleri kapsamında yukarıda anılan kayıtların dayanaklarının olup olmadığı belirlenerek taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık giderilecek şekilde rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davanın reddedilen kısmına ilişkin ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın davanın kabulüne ilişkin kısım yönünden mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,

davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.27/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1754, K. 2025/417, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1754
Karar No
2025/417
Tarih
27 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1754 K.2025/476
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1755 K.2025/410
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1756 K.2025/445
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1756 K.2025/338
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1762 K.2025/420
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1762 K.2025/579

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.