İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1887 K.2025/395

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1887Karar2025/395Tarih20 Mart 2025Okuma11 dk · 2.154 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Mart 2025
Dosya no
2021/1887
Karar no
2025/395
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2020
Numarası
2017/633 Esas - 2020/982 Karar
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
20/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.154 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin uzun yıllar her türlü plastik eşyanın üretimi esnasında plastik boyanın üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, uzun yıllar içerisinde edinmiş olduğu tecrübe ve modern üretim tesisleri ile faaliyet gösterdiğini, uluslararası bir grup şirketi olan müvekkili şirketin tüm grup şirketleri ile aynı teknolojiyi know-how'u kalite standartlarını, finans kaynaklarını, ürün çeşidini ve yeni geliştirilen hammaddeleri kullandığını, müvekkili şirketin tek sahibi Yunanistan'daki ... olduğunu ve Avrupa'nın ilk 10 üreticisi arasında, orta sıralarda yer aldığını,

müvekkili şirketin bünyesinde gerek İstanbul gerek Gaziantep fabrikalarında gerekse İzmir ve Antalya Şubeleri'nde çalışan yaklaşık 100 kişiye istihdam sağlayan bir kuruluş olduğunu, davalı şirketlerin aynı ve benzer alanlarda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketlerin ve müvekkili şirket bünyesinde uzun yıllardır çalışan toplam 4 adet üst düzey çalışan birlikte hareket ederek,

çok kısa bir zaman dilimi içerisinde ortak bir irade ve amaçla çalışan 4 kişinin müvekkili şirketten ayrılmalarını organize ettiklerini ve davalı şirketlerde çalışmaya başladıklarını, adı geçen kişilerin müvekkili şirket bünyesinde yapmış oldukları işler ve müvekkili şirket bünyesinde uzun yıllar boyunca, toplamda 66 yıl edinmiş oldukları bilgiler iş sırları üretim teknikleri knaw-howlar ve çalışma usullerini birlikte hareket ettikleri veya doğrudan yönlendirildikleri davalı şirketin hizmetine sunmaları müvekkili şirkete karşı Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet niteliğinde davranışlar içinde olduklarını gösterdiğini,

davalı şirketlerin hiçbir emek, yatırım ve çaba göstermeksizin müvekkili şirkete zarar verecek şekilde bahsedilen niteliklere sahip kişileri bünyesine katarak rekabet açısından haksız bir durum yarattığını,davalı şirketler tarafından organize ve kötü niyetli bir biçimde gerçekleştirilen haksız rekabet niteliğindeki açıklanan eylemler sonrasında,

davalı şirketlerin müşteri çevresinde yaşanan değişimler ve yeni müşterilerin tespiti ile yine davalı şirketlerin piyasaya sundukları veya sunmayı planladıkları yeni ürünlerin olup olmadığının ve ürün yelpazesinde yaşanan gelişme ve değişimlerin tespiti amaçlı davalı defterlerinin üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bu nedenlerle haksız rekabetin tespitine ve menine, fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak koşulu ile belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline,

100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline, haksız rekabet fiiline ilişkin verilecek kararın her türlü gideri davalılardan karşılanmak üzere ulusal yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazetede ilan edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... San ve Tic. Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili firmanın isimleri anılan personelleri ayartmadığını, firmalarından ayrılmaları yönünde bir çabasının olmadığını, aksine anılan personellerin işlerinden ayrıldıktan sonra aracı firma vasıtası ile görüştürlerini, ve işe alım gerçekleştiğini, hattanı anılan personelin bir kısmının, davacı şirket müvekkili firmaya ihtar çektikten sonra gerçekleştiğini, oysa ki müvekkili firmanın, anılan personellerin davacı firmadan ayrıldıktan sonra kendileri ile görüştüğünü, bu nedenle kendilerinin ayartmasının da mümkün olmadığını,

böyle bir niyeti ya da tarzı olmayan uluslar arası bir firma olan müvekkilinin kendisine gönderilen ihtarnameyi de çok fazla dikkate alma gereği duymadığını, firmanın iş görüşmeleri sırasında, rakip firma geçmişlerini öğrendiği çalışan adaylarının öncelikle rakip firmadan neden ayrıldıklarını, hangi problemleri yaşadıklarını öğrenmiş, kendilerine müvekkili firmada yeni bir kariyer planlayıp planlamayacaklarını analiz ettiğini, çalışanların davacı firmada bir gelecek göremedikleri için işten ayrıldıklarının bilindiğini,

serbeste piyasa ekonomisi içerisinde çalışanların bir özel ya da genel sebeplerle ayrılarak aynı ya da benzer sektörde çalışmaya başlamalarının çok olağan bir durum olduğunu, keza yıllarca plastik sektöründe çalışmış bir kişinin, işten ayrıldıktan sonra plastik sektöründe çalışmasının kendisi ve çalışacağı firmalar açısından daha tercih edilir bir durum olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla muhatap firmalardan ayrılmış personellerin istihdam edilmiş olmasının tek başına haksız rekabet olarak nitelendirilebilecek bir durum olmadığını,

TTK 56 vd. Maddeleri çerçevesinde haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için kötü niyet söz konusu olması gerektiğini, haksız rekabet olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını somut delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, bu nedenlerle takdir olunacak sebepler muvacehesinde, davacı firmada çalışmış eski personellerin daha sonra müvekkili firmada işe başlamalarının tek başına ayartma ya da iyi niyet taşımayan davranışlar yoluyla davacı firmaya zarar verme kastı ile hareket edilmediğinden, iddia olunan ayartma ve haksız rekabet eylemlerinin kanunda ve literatürde belirlenen şartları somut olayda gerçekleşmediğinden,

anılan personellerin özel sebepleri ile davacı firmadan ayrılmış olmalarının ve bir kısmının başka bir firmada işe başladıktan sonra müvekkili firmaya geçtikleri de göz önünden bulundurularak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretlerinin davacı yana tahmilini talep etmiştir. Davalı ... Tic.Ltd.Şti cevap dilekçesinde özetle.

Anılan şahısların müvekkil firmada hiçbir zaman çalışmadıklarını, ancak aynı yabancı gruba bağlı olan ... unvanlı diğer davalı firmada çalıştıklarını, müvekkil firma ile diğer davalının farklı iki tüzel kişilik olduğunu, davanın durumu itibariyle her iki firmaya karşın aynı anda açılması ve aynı anda sorumluluk yüklenmesinin hukuken mümkün olmadığını, her iki davalı firmanın, farklı organlara ve bu organları temsil eden şahıslara bağlı olarak çalıştıklarını, farklı vergi levhaları ve farklı sicil kayıtları olduğunu, bu çerçevede davacının , eski personellerinin ...’de çalışmıyor olmasına rağmen kötü niyetle huzurdaki davayı ikame ettiğini,

açıklanan nedenlerle kendisi yönünden davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dava dışı işçilerin tamamının davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde çalışmaya başladığı, diğer davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin iddia edilen haksız rekabet eylemlerine ilişkin herhangi bir faaliyetinin dolayısıyla husumetinin bulunmayacağı anlaşılmış, davalı ... Tic. Ltd. Şti yönünden davanın pasif husumet yokluğundan esastan reddine, diğer davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden esastan reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, buna rağmen bilirkişi raporuna karşı itirazlarının göz önünde bulundurulmayarak, mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, davaya konu edilen hususun tecrübeli ve eski olan dört nitelikli çalışanın organize bir şekilde ardı ardına çok kısa bir zaman diliminde davalıların işyerine geçmiş olması olduğunu,

adı geçen kişilerin davalı şirketler bünyesinde çalışmaya başladıktan sonra davacı şirketin fabrikasının da bulunduğu Gaziantep bölgesinde davalı şirketler adına tekstil segmentinde bir takım ticari girişimlerde bulunduklarını, davacı şirket müşterileri ile iletişime geçerek,

davacı şirkette çalıştıkları uzun yıllar boyunca edindikleri bilgi, birikim ve ilişkileri kullanarak davacı şirketin müşterilerini kaybetme tehlikesine neden olacak haksız rekabet teşkil eden davranışlar içerisine girdiklerini, dolayısıyla mahkeme tarafından bu husustaki beyan ve iddialarına ilişkin delillerin toplanarak tarafların ticari defterleri üzerinde detaylı incelemenin yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda tanık ifadelerinin özet şeklinde alıntı yapılmasına rağmen buna ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunulmadığını, mahkemenin ...

Tic. Ltd. Şti. Yönünden davanın pasif husumetten reddine kararı vermesinin hukuken yerinde bir karar olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi ve bu eylemler sebebiyle uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalılara isnat edilen eylemlerin gerçekletirilip gerçekleştirilmediği, gerçekleştirilmiş ise TTK 54 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler gereiği haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturması halinde davacının bu yüzden uğradığı maddi ve manevi zararın bulunup bulunmadığı noktasındadır.

Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 55. Maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır.

Aynı yasanın 56. Maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,

e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir. Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türlre için ise kusur aranmaz.

Yine Tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d). Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.

Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

TTK'nın 58'nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin maddi tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. Kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için haksız rekabeti oluşturan eylemin ve davacının uğradığı zararın kanıtlanması gereklidir. Bu şekildeki tazminat davasında asıl olan, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir.

Ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK'nın 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini hakime vermiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartı ise haksız rekabet fiilinin davacının kişilik haklarına zarar vermiş olmasıdır.

Somut olayda; davacı taraf, davalının kendisinde çalışan tecrübeli 4 personelini ayartarak davalı firmada çalışmaya başladığını, bu personelin çalıştığı süre, sahip oldukları tecrübe ve bilgi biriminine hiçbir emek sarfetmeyen davalı yararına kullandıklarını, bu kişilerin davalı firmada çalışmaya başlaması ile davalının yeni üretim teknikleri ve mamullerinin ve müşteri çevresindeki değişimlerin tespitini ile haksız rekabet yapıldığını iddia etmektedir.

Ancak isnat edilen eylemler sonucu hangi müşterilerinin kendisinden ayrılarak davalı şirket müşterisi olduğu konusunda bir bilgi verilmemektedir. İlk derece mahkemesince tarafların delilleri toplanmış, tarafların dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelenerek haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ve buna bağlı olarak maddi zararlarının olup olmadığının tespiti yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Yine hüküm kurulurken tarafların iddia ve savunmalarının özeti yapılmış, toplanan deliller tartışılmış ve değerlendirilmiş sabit görülen ve görülmeyen iddia vakıalar belirtilmiş olmakla davacının bu yöne ilişen istinaf istemleri yerinde değildir.

TTK 55/1-b yönünden yapılan değerlendirmede; davacı işçilerine dışarıdan yapılan müdahalelerin TTK 54.maddesi çerçevesinde haksız rekabet teşkil edebilmesi için; davalı tarafından yapılmış bir yöneltme fiilinin varlığı, bu fiilin var olan temel sözleşmenin ihlaline yönelik olması ve fiilin dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmesi koşullarının bir arada oluşması gerekir. Yöneltme, yöneltilen üzerinde oluşturulan etkiyi ifade eder.

Burada önemli olan, sözleşmenin ihlalinde ihlal eden kişinin bizzat kendi iradesi ile değil yöneltme faaliyeti sonucu sözleşmeyi ihlal etmesinin zorunlu olduğu hususudur.

Sözleşmeyi sona erdirmeye yöneltme eyleminin TTK 54.maddesi kapsamında dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmesi için davacı nezdinde çalışanların sistematik ve planlı bir şekilde ayartılması koşulunun oluşması gerektiği, aynı konuda faaliyet gösteren firmalardan biri nezdinde çalışan birkaç personelin kendi isteğiyle görevden istifa ettikten sonra davalı şirkete iş başvurusu yaparak davalı şirket nezdinde çalışmaya başlamasının haksız rekabet olarak kabul edilmeyeceği, zira bu durumun dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturmadığı,

aynı alanda faaliyet gösteren firmaların ekonomik faaliyette bulunma hakkı mevcut olduğu gibi hizmet akdiyle çalışan işçilerin de anayasadan kaynaklanan çalışma özgürlüklerinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2014/16035 E. 2015/2148 K.) Davacının bu yöne ilişkin hiçbir iddiasının ispatlanmadığı anlaşılmaktadır.

İşçilerin davalı firmaya geçtikten sonra, tecrübeli işçilerin davalı firmaya geçmesi halinde bu tecrübeler işçilere davacı şirket tarafından kazandırılmış olsa dahi başlı başına haksız rekabet eylemi teşkil etmez. İşçilerin geçmişteki tecrübelerinden dolayı davalı firmanın kar oranını arttırması, müşteri çevresini genişletmesi, ürün yelpazesini genişletmesi de tek başına haksız rekabet eylemi teşkil etmez.

Davacı taraf işçilerin davalı firmaya geçmesinden sonra somut olarak haksız rekabet nedeniyle hangi müşterilerin davalıya kazandırıldığı, hangi müşterilerin davacı firma ile ticari ilişkisini sonlandırdığını bildirilmediği gibi bu hususta herhangi haksız rekabet oluşturacak davalı eylemi de ispatlanmış değildir. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1887, K. 2025/395, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1887
Karar No
2025/395
Tarih
20 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1893 K.2025/396
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1894 K.2025/398
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1905 K.2025/578
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1909 K.2025/354
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1910 K.2025/399
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1914 K.2025/260

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.