KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2021
- Dosya no
- 2021/1974
- Karar no
- 2021/1619
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/09/2021
- Numarası
- 2021/99 Esas - 2021/358 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 23/12/2021
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, Çin menşeli ... firmasından 16.01.2018 tarihli fatura karşılığında kumaş emtiası satın aldığını, ithalata konu emtiaların Hong Kong Limanından yüklenerek İstanbul Limanı’na dava dışı fiili taşıyan ...
Ltd. şirketi tarafından deniz yolu ile taşındığını, Türkiye’de yerleşik acente olarak da davalı firma, ifa yardımcısı doğrudan temsilci olarak yer aldığını konişmentoda kayıt düşüldüğü üzere mallar ... yani navlun ücreti ödenmiş olarak ve CFS/CFS (yük konteynerden yük terminali-geçici depolama yerinde boşaltılmış) teslim şekli ile taşıma taahhüt edilerek taşımanın gerçekleştirildiğini, taşıyan yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdü devam ettiğini, ithalata konu emtialar İstanbul Ambarlı Limanı’na vardığında davalı firma tarafından müvekkiline varış bildirimi yapıldığını,
varış bildirimi’nde emtiaların tesliminin “... Depolama” dan yapılacağı ancak davalı firmadan ‘’liman içi terminal ücreti, dökümantasyon ücreti, yük bildirim ücreti‘’ gibi haksız şekilde faturalandırılan ücretlerin emtiaların tesliminden önce, peşin olarak ödenmesi gerektiği ifade edildiğini,
oysa navlun ücreti taşıyıcıya taşıma başlamadan ödenmiş veya varma yerinde gönderilenden açıkça talep edilmeyeceği bildirildiği halde davalı firma tarafından söz konusu fatura içeriği ücret ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceği bildirilmiş olması karşısında daha yüksek maliyete katlanmak istemeyen ve malın beklemesi-gecikmesinden zararı engellemek isteyen müvekkili tarafından teslim almak zorunluluğundan dolayı ve ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını,
navlun ve zorunlu masraflar dışında ödeme talebinde bulunulması navlun sözleşmesine ve kanun açık hükümlerine aykırı olduğunu müvekkilin ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı tutarın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının emtiayı teslim aldığı konusunda hiçbir tereddüt olmadığına göre teslimle birlikte taşıma sözleşmesi uyarınca ödemekle yükümlü olduğu bütün alacakları ödeme borcu altında olduğunu, konişmetoda “...” kaydı sadece ihraç ülkesindeki liman ve yükleme masraflarının taşıyana ödendiğini gösterdiğini, ancak konteyner boşaltma limanında gemiden tahliye edildikten sonra oluşacak her türlü masraftan davacı alıcı sorumlu olup, nitekim davaya konu fatura bedelleri de haklı olarak davacıdan tahsil edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, TTK m.1246 uyarınca, navlun sözleşmelerinden, konişmentodan veya konişmentonun düzenlenmesinden kaynaklanan bütün alacakların 1 yılda zamanaşımına uğradığı, dava konusu alacak navlun teferruatı mahiyetinde olan liman içi terminal ücreti, dökümantasyon ücreti, yük bildirim ücreti olup 1 yıllık zamanaşımına tabi olup alacağın muaccel olması ile işlemeye başladığı, muacceliyet tarihi ise faturaların düzenlendiği 26.02.2018 tarihi olarak kabul edildiği, davaya konu icra takibi ise, 05/12/2020 tarihinde açıldığı,
buna göre fatura edilen ve ödeme yapılan tarih olan 27.02.2018 tarihinde başlayan zamanaşımı sürecinin 1 yıl sonra 27/02/2019 tarihinde dolmasına karşın alacağın 05/12/2020 tarihinde takip konusu edildiği, zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan icra takibinden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacakların faturalarda nasıl isimlendirildikleri sadece davalıyı bağladığını, faturalar tek taraflı düzenlenen belge niteliğinde olup davalı acente firması isterse faturadaki tüm alacak kalemlerine dökümantasyon, kırtasiye masrafı vb. taşıma hukukuyla alakalı olmayan isimlendirmelerde de bulunabileceğini, bu isimlendirmelere itibar edilerek alacak kalemlerini navlunla ilişkilendirmenin doğru olmadığını, bu alacak kalemlerinin navlun sözleşmesinden mi kaynaklandığı yoksa başka bir sebepten mi kaynaklandığı araştırılmadığını, buna göre zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiğini, davalı taraf, masraf yaptığına dair hiçbir belgeyi delil olarak gösteremediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ihtirazi kayıt altında ödenen fatura bedelinin istirdatı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça, yurt dışından ithal ettiği emtiaların deniz yoluyla taşındığını, varma limanına ulaşan emtiaya ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenen liman içi terminal, dokümantasyon ve yük bildirim ücretinin ihtirazi kayıt altında ödenmek zorunda kalındığını, oysa ki, navlun ücreti taşıyıcıya taşıma başlamadan ödendiğini, davalının faturaya konu taleplerinin dayanaksız olduğu gibi, fatura içeriği hizmetin verilip verilmediğinin ispata muhtaç olduğunu iddia ederek ihtirazi kayıt altında yapılan ödemenin iadesini istemiştir.
Uyuşmazlığa konu davalı tarafından davacı adına 26.02.2018 tarihli “liman içi terminal ücreti, dökümantasyon ücreti, yük bildirimi” açıklamalı 836,50 Usd tutarlı faturanın düzenlendiği, fatura tutarının ihtirazi kayıt altında 27.02.2018 tarihinde ödendiği sabit olup, TTK m.21’de bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağının hükme bağlandığı,
buna göre, davacının her ne kadar fatura bedelini ihtirazi kayıt altında ödediği ihtilafsız ise de, uyuşmazlığa konu fatura içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini ileri sürmediği gibi bu yönde dosyada herhangi bir delile de rastlanılmadığından dava konusu fatura içeriğinin kesinleştiğinin kabulü gerekir.
TTK m.1246 gereği, navlun sözleşmelerinden ,konişmentodan veya konişmentonun düzenlenmesinden kaynaklanan bütün alacaklar 1 yılda zamanaşımına uğrar.Dava konusu alacak navlun teferruatı mahiyetinde olan liman içi terminal ücreti, dökümantasyon ücreti, yük bildirim ücreti olup 1 yıllık zamanaşımına tabidir ve alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar.
TTK m.1246 “...gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar.” şeklindedir. Bu durumda, dava konusu alacak navlun teferruatı mahiyetinde, liman içi terminal ücreti, dökümantasyon ücreti, yük bildirim ücreti olup, 1 yıllık zamanaşımına tabidir.
Buna göre, dava konusu fatura tarihi 26.02.2018, ödeme tarihi 27.02.2018 ve dava konusu icra takip tarihi 09.12.2020 olduğuna göre, ödeme tarihi olan 27.02.2018 tarihinden başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra eldeki davaya konu 09.12.2020 tarihli icra takibine girişildiği gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerindedir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1974, K. 2021/1619, 23 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama