KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2021/2229
- Karar no
- 2025/581
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2021
- Numarası
- 2018/1319 Esas - 2021/842 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 02/05/2025
Karar Metni
1.521 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen mal alım- satımından doğan davalı borcuna ilişkin ayrıntıları dava dilekçesinde belirtilen faturaların düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmesi için noter aracılığı ile davalıya ihtarname gönderildiğini,ancak davalının olumsuz yanıt verdiğini, faturaların irsaliyeli fatura olup davalı çalışanı ... tarafından imzalandığını, itiraz edilmediğini, daha önceki ilişkilerde de aynı kişinin imzası bulunduğunu, bu kişinin dava dışı ...Tekstil şirketinde çalışıyor olsa bile her ki şirketin aynı kişiye ait olduğunu, davalı hakkında Büyükçekmece ...
İcra müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptıklarını, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip ve dava konusu faturaların müvekkili çalışanlarına teslim edilmediğini,taraflar arasında böyle bir ticaretin yapılmadığını, davacının kötüniyetli olup haksız kazanç peşinde bulunduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının beyanında geçen kişinin müvekkili çalışanı olmadığını ve mal teslimine yetkli bulunmadığını, dava dilekçesinde telaffuz edilen diğer şirket ile müvekkilinin aynı binada, ancak farklı konularda faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip ve dava konusu faturaların müvekkili çalışanlarına teslim edilmediğini,taraflar arasında böyle bir ticaretin yapılmadığını, davacının kötüniyetli olup haksız kazanç peşinde bulunduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının beyanında geçen kişinin müvekkili çalışanı olmadığını ve mal teslimine yetkli bulunmadığını, dava dilekçesinde telaffuz edilen diğer şirket ile müvekkilinin aynı binada, ancak farklı konularda faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Görüldüğü üzere taraflar arsındaki uyuşmazlık, esasen davalının defterlerine kayıtlı olmayan 4 adet irsaliyeli fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edildiğinin ispatlanıp ispatlanmadığı, dolayısıyla irsaliyeli faturalarda imzası bulunan ...'nın imzasının davalıyı bağlayıcı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ...
SGK kayıtlarında davalının çalışanı değildir. Fakat davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı ile eynı binada fakat farklı katta bulunan, davalı şirketin tek pay sahibi olan ...'e aynı şekilde tek pay sahibi olduğu ... Testil Şirketinin çalışanı olup, davalı tarafın beyanına ve kendi beyanına göre ... Tekstilde sekreter olarak çalışmaktadır.
Bilindiği üzere, irsaliyele fatura altında imzası bulunanların SGK kayıtlarına göre ya da fiilen şirketin mal teslim almaya yetkili çalışanı veya yetkilisi olmasının ispatlanması gerekmektedir. Teslim alanını bu yetkisi açıkça ispatlanamasa da, en azından daha önce de şirket adına mal teslim aldığı ve bu malların bedelinin şirketçe ödendiğinin (veya kabul edildiğinin) ortaya ispatlanması gerekmektedir.
Davalı taraf dava konusu faturaların kur farkının davalı tarafça kabul edilmemesi üzerine düzenlenen faturalar olduğunu, ürün teslimine ilişkin olmadığını, mal teslimi söz konusu olmadığını, bu kadar yüklü malın araçlarla teslime ilişkin prosedür olmadan tesliminin mümkün olmadığını, faturanın tebliğ edildiği şahsın şirket yetkilisi veya çalışanı olmadığını savunmuş; davacı taraf ise, faturaya konu malların ... ya teslim edildiği, daha önce davalı şirket ile kapsamlı ticari ilişki mevcut olduğu, bu ticari ilişkilerde de görüşmelerin ... ile yapıldığı, cari hesap mutabakatının kendisi ile yapıldığını ileri sürmüştür.
Davacı tarafça ...'ya ilişkin sunulan mail yazısı sureti incelendiğinde; ...'nın ... @... adresinden 25.07.2018 tarihinde saat 16:20:21'de ekstre istemi konulu "Merhaba, ... için cari hesap ekstresi gönderir misiniz. Teşekkürler" içerikli e-posta'nın davacı şirketin ... @...com adresine gönderildiği görülmüştür. Davalı ... Şti ile dav adışı ... Tekstil ... Şti'nin ayın kişiye ait olmaları ve hatta yargılama sürecinde ... Tekstil'in ...
Tekstil'i devralması nedeniyle şirketler arasında bir bağlantı bulunduğu anlaşılmakta ise de, sırf yukarıdaki maile konu cari hesap ektresi talebi ... 'nın ... Tekstil adına ürün almaya yetkili olduğu ve cari hesap mutabakatı yaptığı anlamına gelmediği değerlendirilmiştir. Kaldı ki yukarıda belirtildiği gibi davacının daha önce davalı adına ... teslim edip de davalının kabul ettiği fatura veya irsaliye da davacı tarafça ispatlanamamıştır.
Davalı taraf yemin teklifinde de bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle dava konusu faturaların içeriği malların davalıya teslimi ispatlanamadığından davanın reddine, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davalı tarafça faturaya konu malların aynı gün teslim edilmesine imkan olmadığı ifade edilmişse de faturaya konu malların tamamı aynı gün teslim edilmemiş olduğundan ve de şirketlerin yüksek montanlı çalışan firmalar olduğu su götürmez gerçeklik taşıdığından davalının bu iddiasının aksine ilgili teslimatların yapılabilmesi hayatın olağan akışına son derece uygunluk teşkil ettiğini, davalının faturaya konu malları teslim almadığını, faturalarda teslim tarihi olmadığından itiraz sürelerinin başlamadığını iddia ettiğini, bu iddiları da reddettiklerini,
zira faturaların her birinde sevk tarihi bulunmakta olup mezkur mallar sevk tarihinde davalı şirkete teslim edilmesinin akabinde şirket çalışanı ... tarafından imza altına alındığını, irsaliyeli faturalar davalı çalışanına malların sevk tarihinde teslim edilmesine rağmen davalı tarafça işbu faturalara yönelik herhangi bir itiraz öne sürülmediğini, malları ve buna istinaden düzenlenen faturaları fatura üzerinde net bir şekilde belirtilen sevk tarihinde teslim alan ve buna yönelik 8 günlük yasal süresinde itirazda bulunmayan davalı taraf her nedense başlatmış olduğumuz icra takibine itiraz ettiğini,
anılan tüm bu durumlar bile davalı tarafın mahkemenizde görülmekte olan işbu davaya sebep olan icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğu hususunda ciddi bir karine teşkil ettiğini, söz konusu ürünler ve irsaliyeli faturalar davalının adresinde hazır bulunan ticari iş ve işlemleri kabul ve teslime yetkili ... adlı çalışana teslim edildiğini, irsaliyeli faturalar, faturadaki ürünlerin teslim edildiğine karine teşkil etmekte olup, aksini karşı taraf ispat etmek zorunda olduğunu, ...
San. Tic. Ltd. Şti. İle Davalı ... Yap. San. Tic.ltd.şti. arasında organik bağ bulunduğunu, davaya konu edilen faturalar usulüne uygun bir şekilde düzenlenip ticari kayıtlara işlenmesine rağmen davalı tarafça bu konuda herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ilgili faturalar ticari defter ve kayıtlara da işlenmediğini, bilirkişi tarafından faturalar üzerinde yapılan inceleme sonucu davaya konu faturaların ... tarafından imzalanmış olduğu dosya münderacatından tespit edildiğini,
bilirkişi tarafından yapılan bu tespit net bir şekilde göstermektedir ki davalı taraf kendi çalışanı tarafından imza altına alınan faturalara itiraz etmemesine karşın ilgili faturaları ticari defterlerine konu etmeyerek borç ödemesinden kaçtığını mahkemece eksik inceleme neticesinde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 424.172,97 TL asıl alacağın 8.617,76 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 09/10/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Bilirkişi raporu ile, takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Takibe konu irsaliyeli faturaların teslim alan kısmı ... adı yazılarak imzalanmıştır. Gelen SGK kayıtlarına göre, ... davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin çalışanı olmayıp birleşmeden önce dava dışı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin çalışanıdır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir.
Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.
Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez. Somut olayda, İrsaliyeli faturaları teslim alan olarak imzalayan ...'nın davalı adına mal teslim almaya yetkili olduğunu ispata yarar dosyada bir delil bulunmamaktadır. Bu yönde fiili bir uygulama olduğu da ispatlanamamıştır.
Davacının ileri sürdüğü ve ...'nın yaptığı iddia olunan mail yazışmaları da, fatura konusu malların bu kişi tarafından teslim alındığını ispata elverişli değildir. Bu halde, söz konusu irsaliyeli faturalardaki ... imzaları davalıyı bağlayıcı nitelikte değildir. Dolayısıyla söz konusu bu irsaliyeli faturalar davalı yönünden bir sonuç doğurmayacaktır. Bu durumda, davacı, faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ispatlayamamıştır.
Davacı tarafça, yemin de teklif edilmediğinden İlk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/2229, K. 2025/581, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama