İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/287 K.2024/890

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/287Karar2024/890Tarih6 Haziran 2024Okuma14 dk · 2.828 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Haziran 2024
Dosya no
2021/287
Karar no
2024/890
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/09/2020
Numarası
2017/239 Esas - 2020/191 Karar
Dava
İtirazın İptali (Rücuen Tazminat
İstinaf karar tarihi
06/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.828 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirkete ... numaralı Yat Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...'ün donatanı olduğu ... isimli teknenin, 12.10.2016 günü saat 09.40 sularında, bağlama yeri olan ...

Kooperatifi Balıklı Barınağı Mendireğinin deniz/boğaz tarafında kıçtan karaya bağlı durumda ve makinesi çalışır vaziyetti beklemekte iken, aynı bağlama yerinde bulunan davalı ...'ın donatanı olduğu ... isimli tenezzüh teknesinin, barınak rıhtımından ayrılırken yapmış olduğu manevra sırasında kontrolden çıkarak ... isimli tekneye yaslaması; yaslamanın kuvvetiyle ... teknesinin tonoz halatlarının kopması ve mendireğe dik konumda bağlı bulunan sigortalı teknenin sancak tarafına doğru dönerek mendireğe paralel konumda yaslanması,

gelen dalgalar ile sürekli mendirek duvarına ve kayalara çarpması ve çarpışmanın etkisiyle ahşap tekne gövdesinde kırıklar oluşması ile su almaya başlayarak batması sonucunda maddi zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde ... teknesinin %100 oranında kusurunun bulunduğunu, oluşan zarardan davalı/borçlu ...'ın donatan sıfatıyla ve ...

Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı sıfatıyla sorumlu bulunduklarını, çatma hadisesi neticesinde ... teknesinin kurtarılamayacak şekilde battığını ve tamir kabul etmez hale geldiğini, sigortalı ile varılan mutabakat gereği sigorta poliçesi limitleri dahilinde 175.000 TL sigorta tazminatının 01.03.2016 tarihinde sigortalı hak sahibine ödendiğini, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, 175.000 TL rücuen tazminat alacaklarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için borçlular aleyhine İstanbul ... icra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, takipten sonra borçlulardan ... Sigorta A.Ş.'nin müvekkiline 81.000 TL kısmi ödeme yaptığını, bu arada icra dosyasından borçlulara ödeme emri gönderildiğini, süresinde borca ve yetkiye vaki itiraz neticesinde dosyanın yetkili Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile kaydedildiğini ve yeniden ödeme emri gönderildiğini, borçluların yasal süresi içinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2017/757 Esas saydı dosyasında haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 05.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Davacının sigorta teminatı kapsamında olmayan bir zarar için ödeme yaptığından müvekkilin karşı dava açma hakkı bulunmadığını, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, TTK m.1472 uyarınca sigortacının geçerli bir sigorta sözleşmesine istinaden sigorta tazminatını ödemesi gerektiğini, aksi halde halefiyet şartlarının gerçekleşmeyeceğini, davacı sigortalısının ... isimi tekneyi 16.06.2008 tarihinde 41.000 TL'ye satın aldığının anlaşıldığını, oysa davacı tarafından dosyaya sunulan sigorta poliçesinde sigorta bedelinin 61.500 Euro olduğunun görüldüğünü,

davacının 41.000 TL'ye satın aldığı teknenin yaklaşık 188.805 TL'ye sigorta edildiğini, bu nedenle sigorta bedeli sigorta olunan teknenin değerinden çok üzerinde olduğundan, TTK m.1463 uyarınca aşkın sigortanın mevcut bulunduğunu ve aşan kısmın geçersiz olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan sigorta poliçesinde, "işbu poliçe ile sigortalı teknenin hiçbir ticari amaç taşımaksızın, kendi sahibinin veya kaptanının yönetimde özel tenezzüh amacıyla kullanılabileceği meşruttur" yönünde özel şart konulduğunu, poliçedeki bu şart ile sigortalı teknenin ticari amaçla kullanılmamasının kararlaştırıldığını,

oysa mübrez delillerden ... isimli tekne için Antalya Valiliği'nden Deniz Turizm Araçları Turizm İşletme Belgesi alındığı ve teknenin ticari amaçla kullanıldığının anlaşıldığını, bu itibarla sözkonusu teknenin sigorta poliçesinde öngörülen şartlar çerçevesinde kullanılmadığından,

meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını, bu nedenle de davacı tarafından sigorta teminatı dışındaki zararın tazmin edilmemesi gerektiğini, teminat dışındaki zararı ödediği için sigortalısının haklarına halef olmadığını ve bu nedenle tazmin ettiği bedeli müvekkiline rücu edemeyeceğini, dava konusu zararın doğmasına davacının sigortalısının %100 kusuru ile neden oluğunu, dava konusu ihtilafa ilişkin olarak 17.01.2016 tarihli Tekne Hasarı Ekspertiz Raporu'nda olayın oluş şekli ve sorumlusunun tespit edildiğini,

buna göre ... isimli teknenin ... isimli tekne ile temasından önce su almakta olduğunu ve İki direğinin kırılmış olduğunu, bağlandığı yerin gemiler için güvenli ve korunaklı olmadığını, denizcilik kurallarına uygun olarak tonoza bağlanmadığını, tekne ilgililerinin zararı azaltıcı yönde çaba harcamadıklarının tespit edildiğini, ayrıca davacı tarafından atanan ... tarafından düzenlenen 13.01.2016 tarihli raporda geminin ... isimli tekne ile baş tarafından teması neticesinde battığına ilişkin bir tespit bulunmadığını, tazminat makbuzu ve ibranamede hasar tarihinin 04.01.2016, ihbar tarihinin ise 12.01.2016 olarak yazıldığını,

dava konusu olayın 12.01.2016 tarihinde meydana geldiğini, yani teknenin batmasından 8 gün önce teknede hasarın meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu kayıtların, davacının sigortalısına ait teknenin olay tarihinden önce su aldığına ilişkin tanıkların beyanlarını doğrular nitelikte olduğunu, Enstitü Yat Klozları CL 328 m.15.1 ve TTK m.1444 uyarınca sigortalının rizikoyu ağırlaştırmama yükümlülüğünün bulunduğunu, bu yükümlülüğe aykırı hareket eden davacı sigortalısının artan zararı TTK m 1445 uyarınca gerek davacı sigortacıdan gerekse müvekkilinden talep edemeyeceğini, talep edilen zarar ve faiz miktarının fahiş olduğunu,

2008 yılında 41.000 TL'ye satın alınan tekne için 175.000 TL sigorta tazminatı ödendiğini, ödenen bu bedelin fahiş olduğunu, davacı tarafından 13.500 TL'ye tekne batığının denizden çıkartıldığını, teknenin sovtaj değerinin ödenen sigorta bedelinden düşülmediğini, HMK m. 188/3 uyarınca sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrarın tarafları bağlamayacağını, olayla ilgili sulh görüşmeleri sırasında müvekkili şirket tarafından davacı tarafa durumun netleşmesi halinde iade alınmak üzere 81.000 TL ödeme yapıldığını,

bunun üzerine davacı tarafından adeta icra takibi kesinleşmiş gibi dosya hesabı çıkartılarak bakiye 131.809,71 TL'nin tahsili ve takibin devamı talebi ile işbu davanın açıldığını, müvekkilinden haksız surette tahsil edilen 81.000 TL'nin müvekkiline faizi ile birlikte ödenmesi talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafça fahiş miktarda faiz talep edildiğini, davacı tarafından müvekkiline TTK m 18'de öngörülen şekle uygun olarak bir ihtarname gönderilmediğini, davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı ... 20.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Dava konusu zararı doğmasına doğrudan sebep olmadığını gösterir yeterli delil ve kanıtların olması nedeniyle kendisine isnat edilen suçlamanın asılsız olduğunu, 12.01.2016 tarihinde saat 09.30 sularında ...

Barınağı'ndan o saatlerde patlayan hava ve şiddetli rüzgar nedeni ile teknesini güvenli bir bölgeye çekmek için hareket ettiğini, hemen sonra teknesinde mekanik bir sorun yaşadığını ve sürüklenmeyi başladığını, şiddetli rüzgarın da etkisiyle yakınında bulunan ve o sırada su almakta olan ... isimli teknenin baş tarafında bulunan baston kısmına çarptığını, lakin bu çarpmanın şiddetli ve tekneyi batıracak nitelikte bir çarpma olmadığını, zaten ... teknesinin o sırada ciddi zarar görmüş, direkleri devrilmiş ve su almakta olduğunu, kendisinin derhal yardım çağırarak teknesini, başka bir tekne ile yedeklettiğini,

bu arada ... teknesine de yardım teklifinde bulunduğunu ancak teklifinin kabul edilmediğini, kendilerinin bir takım şeyler yapmayı deneyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine olay yerinden ayrıldığını, beyan ettiği bu bilgilerin doğruluğunun limanda bulunan kamera kayıtlarından ve o esnada civarda bulunan diğer tekne sahiplerinden doğrulama imkanı bulunduğunu, ayrıca davacı sigortalısına ait tekne ile alakalı ekspertiz raporunda teknenin kıç tarafından su almış olduğunu, dalgıçlar kanalı ile yapılan incelemelerle kendisi tarafından teknenin batmasına neden olacak bir bulguya rastlanmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda,12.01.2016 günü saat 09.40'da ... isimli ahşap tekne ... balıkçı barınağı dışında kıçtan karaya baştan tonoza bağlı vaziyette iken, yine aynı yerde bulunan ve sahilden ayrılma manevrası yapan ...isimli saç teknenin makine arızası yaptığı ve şiddetli Lodos rüzgarının da etkisi ile kontrolden çıkarak ... isimli tekneye baş tarafından çarpmak suretiyle teknenin başta bulunan tonoz halatlarını koparttığı, halat koptuktan sonra ...teknesinin ... teknesini mendireğe sıkıştırması,

ezmeye zorlaması sonucunda mendirek kayalarınca karinasında, bordasında ve armuzunda çatlaklar oluşturduğu, ... teknesi gulet tipi ahşap tekne olduğu için borda kaplama tahtalarının çatladığı, teknenin su alarak battığı, baş tonoz halatını kopartarak bu olayların silsile halinde gelişmesine yol açan ... teknesinin olayda %100 kusurlu olduğu kabul edilmiş, davalı tanık beyanları hasar ve batma olayına ışık tutmaktan uzak kabul edilerek bu beyanlara itibar edilmemiş, TTK m. 1288 f. 1 uyarınca meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğu,

olay anında hava ve deniz durumuna göre sigortalı ... teknesi kaptanı ve donatanı teknede ise de olayın ani ve beklemedik şekilde geliştiği dikkate alınarak, ... teknesi kaptanı ile donatanın ani tehlike karşısında çatmayı önlemek adına tekneyi bağlayan halatları serbest bırakarak bulundukları noktadan kaçamayacağı kanaatiyle kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, ... teknesinin ahşap olması ve armuz/borda/karina kaplama tahtalarında dava konusu olay nedeniyle çatlaklar ve kırıklar oluştuğu, tekneye buralardan hızla su dolduğu, delikleri kapamanın mümkün olmadığı, hızla ve fazla miktarda yani bir tür sel gibi tekne içerisine suyun dolduğu,

su aldıkça sephiyesi ve su çekimi artan teknenin her geçen dakika denize daha da fazla battığı, bir noktadan sonra olduğu yerde deniz dibine indiği anlaşılan ... teknesinin batmasını engelleyecek veya geciktirecek bir önlemin olmadığı,

davalı vekillerince sigorta hasar ihbar yazılarının tarihinin dava konusu olaydan önce olduğu bu nedenle hasarın daha önce oluştuğu iddia edilmiş ise de hasarın daha önce oluştuğuna dair iddianın ispatlanamaması nedeniyle, tazminat makbuzu ve ibranamede 04/01/2016 olarak yer alan hasar tarihinin sehven yazıldığı kanaatiyle, ... isimli teknenin batarak zayi olması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 175.000 TL tutarındaki meblağın kadri marufunda ve makul olduğu kabul edilerek,

davanın kısmen kabulüne karar verilmiş her ne kadar hüküm fıkrasında icra inkar tazminatı talebinin reddine denilmiş ise de icra inkar tazminatı ifadesinin sehven yazıldığı esasen davacının bu yönde talebinin de bulunmadığı dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin kötü niyet tazminatı talebinin, reddedilen kısım bakımından davacının kötü niyeti ispatlanamadığından reddine karar verilmiş gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişkiye sebep olmamak için hüküm fıkrasında değişiklik yapılmadığını, davanın kısmen kabulü ile, davalıların Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ...E.

Sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 107.160,96 TL asıl alacak 13.160,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.321,92 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Tanık beyanlarının hasar ve batma olayına ışık tutmaktan uzak olduğu şeklindeki gerekçe gerçek dışı ve taraflı olduğunu, ... teknesinin batmasını engelleyecek veya geciktirecek bir önlemin olmadığı şeklindeki gerekçe açıkça gerçeğe aykırılık teşkil ettiğini, hasarın daha önce oluştuğuna dair iddianın ispatlanamaması nedeniyle, tazminat makbuzu ve ibranamede 04/01/2016 olarak yer alan hasar tarihinin sehven yazıldığı şeklindeki gerekçe mahkemenin açıkça sadece davacı tarafın iddialarına itibar ettiğini ortaya koyduğunu, davacı tarafın kendi hasar dosyasıyla,

yani kendisinin dosyaya sunduğu yazılı delillerle hasar tarihinin çatma hadisesinden önceki bir tarih olduğunu açıkça ikrarına karşın mahkemenin bu ikrarı sehven yapılan bir hata olarak değerlendirip hüküm kurması ilgili mahkeme kararının bozulması için gerekli zemini tek başına oluşturulduğunu, mahkemece verilen hükmün gerekçesi genel olarak adeta davacı tarafı savunmak için zorlama ifadeler içermekte olduğundan mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi,

yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenler ile müvekkil davacı taraf lehine resen nazara alınacak diğer nedenlerle, hukuka, hakkaniyete, somut olayın gerçekliklerine, dosya kapsamına ve davacı tarafın da kabulünde olmakla davacı tarafça dosyaya sunulan dokümanlara aykırı olarak verildiğini, bulunan mahkeme kararının kaldırılmasına,

hukuka ve hakkaniyete aykırı iddia ve talepler içeren ve ispatlanamayan ve hatta davacı tarafın sunduğu delillerle aksi ispatlanmış bulunan davanın reddine, dava kapsamında yeniden yargılama ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekiyor ise yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, eksik ve hatalı olduğunu, tanık beyanları ve diğer delillerin dikkate alınmadığını, davacı iddialarının tekrarından ibaret olduğunu, kusur incelemesi yapılırken tanık beyanları ve kamera kayıtlarının incelenmediğini ve expertis raporundaki tespitlerin görmezden gelindiğini, bu sebeple belirlenen kusurun hatalı olduğunu, yine raporda ... isimli tekne değeri ile ilgili hesaplamanın yanlış olduğunu, raporda geçerli bir sözleşme bulunup bulunmadığı ve aktif ve pasif ehliyeti yönünden hatalı ve eksik olduğunu,

Sovtaj bedeli yönünden taleplerinin incelenmediğini, yine mali müşavir tarafından yapılan hatalı hesaplamanın hükme esas alındığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, çatma sonucu oluşan hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği tazminatı çatmaya neden olan davalı ve sigortacısından rücuen tahsili istemli başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemidir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı, mahkemece delilerin takdirinde hataya düşülüp düşülmediği noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafça davalılar hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. Dosyası ile "...

(B) hasar dosyası gereği sigortalıya ödenen bedel ve TTK 1472 hükmü gereğince doğan rücu alacağı" borcun sebebi gösterilerek 175.000,00 TL asıl alacak ve 13.256,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.256,25 TL nin tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı ...'ın yetkiye ve borca itirazı üzerine, alacaklı tarafından yetki itirazının kabul edilmesi nedeniyle dosyanın Beykoz İcra müdürlüğüne gönderildiği ve ...

Esas numarası aldığı, borçlulara yeni ödeme tebliğ edildiği borçlularca borca itiraz edildiği, davacı beyanıyla takipten sonra davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 81.000 TL kısmi ödeme yapıldığı, eldeki itirazın iptali davasının 131.809,714 TL harca esas değer belirtilerek açıldığı görülmektedir.Davacı ile sigortalısı arasında 25/11/2015-2016 tarihlerini kapsar ... İsimli tekne için yat sigorta poliçesinin 25/11/2015 tarihinde tanzim edildiği anlaşılmaktadır.

Sigortalı teknenin 12/01/2016 tarihinde ...

Kooperatifi balıkçı barınağı dışında kıçtan karaya, baştan tonoza bağlı vaziyette durduğu, aynı yerde bulunan ve sahilden ayrılma manevrası yapan ... isimli saç teknenin makine arızası yapması ve şiddetli Lodos rüzgarının da etkisi ile kontrolden çıkarak ... isimli tekneye baş tarafından çarpmak suretiyle teknenin başta bulunan tonoz halatlarını koparttığı, halat koptuktan sonra ... teknesinin ... teknesini mendireğe sıkıştırması, ezmeye zorlaması sonucunda mendirek kayalarınca karinasında, bordasında ve armuzunda çatlaklar oluşturduğu, ... teknesi gulet tipi ahşap tekne olduğu için borda kaplama tahtalarının çatladığı,

teknenin su alarak battığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 175.000 TL tazminatı 01/03/2016 tarihinde ödediği, ayrıca bu hasara ilişkin alacak, dava ve talep haklarının davacı sigorta şirketine temlik edildiğine dair ibraname düzenlendiği, ibraname üzerinde hasar tarihinin 04/01/2016, ihbar tarihinin 12/01/2016 olduğu şeklinde bir kaydın bulunduğu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine ödediği tazminatın rücuen ödenmesi için 08/03/2016 tarihinde iadeli taahhütlü mektupla ihtar gönderildiği anlaşılmaktadır.

Dosyaya kazandırılan ve birbiri ile tam uyumlu 2 ayrı heyete ait raporlarda meydana gelen çatmanın tamamen davalı ...'a ait ... teknesinin tam (%100) kusurlu olduğu, davacı sigortalısının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, 19/12/2019 tarihli raporda ayrıntılı şekilde tanık beyanları ve video kayıtları üzerinde durularak kusur belirlendiği, kaydının bulunduğu, davalı tarafın beyanlarına dayandığı Tanık ...'ın beyanlarının dosyadaki video görüntüleri, fotoğraflar, diğer tanıklar ve hatta davalı ...'ın süresinden sonra verdiği cevap dilekçesindeki beyanları ile çelişkili olduğu,

davalı taraf " ... isimli teknenin baş tarafında bulunan baston kısmına çarptım" derken bu tanığın teknenin çarpmadığını ifade ettiği, diğer tanık ...'ünde geminin zaten su aldığnıa yönelik beyanları dosya içresindeki fotoğraf, video ve tanık olarak dinlenen kaptan beyanları ile çelişkili olduğu, bilirkişi raporunda da tanığın anlatımının teknenin durumu olay ile örtüşmediği yolundaki teknik açıklamaları ile bu tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda teknenin bahsi geçen çatma olmasaydı su aldığı ve zaten batacak olduğu yönündeki savunmalara itibar edilme imkanı bulunmamaktadır.

Dosyaya kazandırılan her iki tekneye ait ekspertiz raporları, ayrıca bilirkişi raporları ile kırıma uğrayan teknenin rizikonun gerçekleştiği tarihteki değeri 175.000 TL olarak kadri maruf olarak belirlenmesi karşısında olayda aşkın sigortanın bulunduğu, sigorta şirketininde aşkın sigorta bedelini değil teknenin riziko tarihindeki gerçek değerini ödediği, ayrıca dava dışı sigortalıdan TBK 183 ve devamı hükümlerince düzenlenen alacağın temlikine ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.

Davalı tarafın; hasara uğrayan teknenin poliçesinde teknenin ticari amaçla kullanılamayacağına dair kayıt bulunmasına rağmen teknenin ticari amaçla kullanıldığı, bu nedenle poliçenin geçersiz olduğu, geçersiz poliçeye dayalı tazminatın istenemeyceğine yönelik savunmasına itibar edilme imkanı da yoktur.

Çünkü dava dışı sigortalının sözleşme öncesi beyan yükümlülüğünü ihlali riziko sonrası anlaşılması halinde, ihlal taminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. (TTK 1439) kusur kast derecesinde ise ve ihlal ile gerçekleşen zarar arasında illiyet bağı var ise tazminat ödeme borcu kalkar.

Dava dışı sigortaların ihlali ile meydana gelen riziko ve tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığı sabittir. Dosyaya sunulan ibraname üzerinde hasar tarihinin 04/01/2016 olduğuna dair kaydın sehven yazıldığı, hasar dosyası ve içeriği ile bu tarihte bir ödemenin bulunmadığı, hasar tarihinin 12/01/2016 olduğu hususu da sabittir.

Bu durumda dosya alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, tanık beyanlarının ayrıntılı olarak değerlendirildiği, davacı ile sigortalısı arasında riziko tarihini kapsar geçerli bir sigorta sözleşmesi ve poliçesinin bulunduğu, tazminatın poliçe kapsamında ve hasara uğrayan teknenin riziko tarihindeki gerçek değeri olarak ödendiği, eldeki uyuşmazlığın kaynağının haksız fiil olduğu, temerrütün haksız fiil tarihinde oluştuğu, davacı sigortacının selefinin haksız fiil tarihinden itibaren faiz isteme hakkı bulunduğu,

sigortacının alacağın temliği yolu ile alacağı tüm ferileri ile bu arada işlemiş faiziyle birlikte temlik almış olduğu, davalı borçluların daha lehine olan riziko tarihinden daha sonraki bir tarih olan sigortalıya tazminatın ödendiği tarihten itibaren faiz hesaplayan bilirkişi raporunda da bir hata bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla her iki davalı vekilinin istinaf sebeplerinin tümünün reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 8.219,19 TL istinaf karar harcından Davalı ...

Sigorta A.Ş. tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.055,30 TL harcın mahsubu ile eksik 6163,89- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Alınması gerekli 8.219,19 TL istinaf karar harcından Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.055,30 TL harcın mahsubu ile eksik 6163,89- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına.4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/287, K. 2024/890, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/287
Karar No
2024/890
Tarih
6 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/287 K.2024/390
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/290 K.2024/599
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/293 K.2024/734
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/296 K.2024/419
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/297 K.2024/438
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/297 K.2024/701

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.