İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/377 K.2021/641

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/377Karar2021/641Tarih27 Mayıs 2021Okuma11 dk · 2.169 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mayıs 2021
Dosya no
2021/377
Karar no
2021/641
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi - numarası
22/09/2020 Tarih, 2019/380 Esas - 2020/348 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
27/05/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.169 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kanada Şubesi ile yurtdışında bulunan bir firma arasında 'karşı ödemeli kargo alım talimatı' içerikli bir uluslararası taşımacılık sözleşmesi bağıtlandığını, anılan sözleşme ile sözleşmeye konu ürünün İstanbul'da mukim davalı ... Ltd.

Şti' den teslim alınarak yurtdışında faaliyet gösteren firmaya teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, hava taşımalarında kural olarak havayolu şirketleri taşıma konusu ürünün nicelik ve niteliklerinin önem arz ettiğini, ürün özelliklerine uygun nitelikte kabinlerde taşındığını, bu kapsamda vekiledeni şirket tarafından, davalı ... Ltd.

Şti. ile iletişime geçildiğini ve taşıma konusu ürünün boy ve ebatları hakkında bilgi talep edildiğini, vekiledeni şirket ile davalı şirket yetkilisi/operasyon koordinatörü arasında 05 Kasım 2018 tarihinde c-mail yolu ile gerçekleşen yazışmalar "yükümüz istiflenemez'dir.

Detayları ileteceğim." "1 Palet 80* 120*1 S0CM-450 Kg - Hava Yüklemesi Olacak" şeklinde olup davalı Firma tarafından ürünün 80*120*150 cm ve 450 kg civarında istiflenemez özellikte bir ürün olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından bildirilen özellik ve talimatlar doğrultusunda vekiledeni şirket tarafından ... hava yolu şirketine rezervasyon yaptırıldığını, verilen bilgiler doğrultusunda tarihli konşimento talimatı düzenlendiğini, ürünün 450 kg ve istiflenemez nitelikte olduğu bilgisinin işbu talimatla da sabit olduğunu,

ancak daha sonra taşıma konusu yükün ambara girdiğini ve kantar sonucuna göre taşıma konusu ürünün davalı şirket tarafından bildirilen boy ve ebatlardan farklı olarak 120*80*120 cm -440 kg olduğunun tespit edildiğini, ayrıca yurtdışında ürünü teslim alan şirket tarafından ürün istiflenebilir nitelikte bir ürün olarak kabul edildiğini ve ürünün istiflenemez durumundan oluşan ekstra cw kabul edilmediğini, yani alıcı, ürünün istiflenebilir nitelikte bir örün olduğunu belirttiğini,

davalı tarafça ürünün istiflenemez nitelikte ve 150 cm boyunda bir ürün olduğu bildirilmesine ve buna uygun bir şekilde kabin rezervasyonu yaptırılmasına rağmen ürün boyunun gerçekte 120 cm olması ve verilen bilgiler doğrultusunda hareket edilerek ürün üzerine istif yapılmaması nedeniyle havayolu şirketi tarafından rezerve edilen kabinin bir kısmının boş kaldığını,

bu şekilde taşıma yapılması ve havayolu şirketi boş kalan kısımda başka bir ürün taşıyabilecekken davalı şirket tarafından verilen yanlış bilgiler sonucunda kabinin boş kalması nedeniyle taşımayı yapan ... şirketi tarafından vekiledeni şirkete 6.630,00-USD tutarında ceza uygulandığını, bu cezanın vekiledeni şirket tarafından ödendiğini, davalı şirketin kendi ağır kusuru ile vekiledenini zarara uğrattığını, haklı olarak vekiledeni şirket tarafından ödenen paranın tahsili için vekiledeni şirket tarafından davalı şirket adına ... numaralı 19.03.2019 tarih 6.630.00 USD bedelli bir fatura düzenlendiğini,

davalı şirketin bu faturayı kabul etmeyerek Büyükçekmece ... Noteri 04.04.2019 Tarih ve ... Yevmiye numaralı bir İhtarname ile itiraz edildiğini, bunun üzerine Beyoğlu ... Noteri 17.04,2019 Tarih ...

Yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek; "davalı şirket tarafından gönderilen kargonun İstiflenemez olduğu şeklinde bilgi verildiği ve ayrıca kargo ebatlarının taraflarına 1 palet 80*120*150cm - 450 kg civan hava yüklemesi şeklinde verildiği, ancak yapılan ölçümlerde bu ölçünün yanlış verildiği gerçek ölçülerin ise 1 palet 120*80*120 440kg olduğu ve l,152m3 olduğu ortaya çıktığı, havacılık kuralları gereği kargoyu gönderilmek üzere teslim eden kimsenin yani davalının beyanlarının dikkate alınmak zorunda olduğu,

tarafımıza davalı tarafından verilen yanlış bilgiler sonucunda taşımayı yapan ... şirketinin tarafımıza ceza uyguladığı ve İşbu cezanın tarafımızca ödendiği, müvekkil tarafından düzenlenen fatura bedelinin müvekkil şirkete ödenmesi gerektiği " hususlarının ihbar ve ihtar edildiğini, davalı şirketin anılan fatura bedelini vekiledeni şirkete ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak bu takibin davalı-borçlunun 03.04.2018 tarihinde borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz etmesi sebebiyle durduruğunu beyanla, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Usule ilişkin olarak; davacı firma tarafından düzenlenen ve dava konusu icra takibi ile bedeli talep edilen fatura incelendiğinde, dava dışı ... unvanlı firma tarafından gerçekleştirilen taşıma işlemi ile ilgili olarak davacıya kesilen ceza faturasının vekiledenine yansıtılmaya çalışıldığının görüldüğünü, dava öncesinde taraflar arasında e-postalar ve ihtarnameler üzerinden yürütülen görüşmeler sırasında da belirtildiği üzere;

vekiledeni şirketin yapmış olduğu ihracat türünün EXW (Depo Teslim) ihracatı olduğunu, bu teslim türünde, mallar satıcının işletmesinde taşıyıcıya teslim edildiği andan itibaren tüm masraf ve riskin alıcı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, bunun için taşıma ile ilgili olarak doğan ekstra maliyet, zarar, ceza ve benzeri hiçbir masraftan vekiledeninin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, husumetin vekiledenine yöneltilemeyeceğini, vekiledeninin üzerinde anlaşılmış olan teslim şekillerine göre sorumlu tutulamayacağı masrafları ödemeye zorlanmasının uluslararası ticari teamüllere ve yasalara aykırı olacağını,

davacının alacaklarının zaman aşımına uğradığını, davanın bu nedenle de reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarakta; ortaya çıkan navlun farkına davacının kusuru ve ihmali ile sebep olduğunu, vekiledeni şirket çalışanları tarafından verilen 7 Kasım 2018 tarihli verilen ilk talimat üzerine,

aynı gün içinde birkaç dakika arayla yapılan yazışmalarda, ölçü ve kantar bilgilerinin doğru değerlerle girildiğini, taşımacılık sektöründe, istiflenemez ürünlerin fiyatlandırması yapılırken, maksimum yükseklik esas alınarak taşıma masrafı hesap edildiğini, böylelikle istiflenemez ürün için uygun bir maliyet çıkarılmış olurken ürünün üzerine başka bir ürün koyulmayacağının da garanti edilmiş olduğunu, bu açıdan bakıldığında, vekiledeninin ürünlerine ilişkin olarak 150 cm yada 120 cm bilgisi verilmiş olmasının sonuca etkili bir anlamı kalmadığını, fiyatlandırmanın zaten maksimum yükseklik üzerinden hesap edilmiş olması gereği doğduğunu,

beyanlar arasında herhangi bir tutarsızlık oluşmuş olsa dahi, aynı gün içinde yapılan yazışmalarda bu durumdan hiç söz edilmemiş olması ve buna rağmen iki ay sonra müvekkilinin navlun farkından sorumlu tutulmaya çalışılmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu ilk derece Mahkemesince dava hakkında, "Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava dışı ... hava yolu şirketi tarafından davacı adına fazla navlun bedeli tahahkuk ettirilmesinden dolayı fazla tahakkuk ettirilen navlun bedelinden kaynaklı davacı tarafından davalı adına düzenlenen 6.630,00-USD bedelli faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği,

davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi heyet raporunda davacının "istiflenemez yük" bilgisine göre navluna hak kazandığı ve bunun muhatabının dava dışı ithalatçı-alıcı olduğu,

davacının alacak ve takip mesnedi gösterdiği faturanın "karşı taraf ödemeli" taşıma senedi AWB gözetildiğinde navlun - taşıma bedeli alacağı konusu ile davalıya karşı düzenlenemeyeceği, görülen işin davalıya değil dava dışı ithalatçıya görüldüğünün tespit edildiği anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun, tüm taleplerine rağmen yerinde inceleme yapılmaksızın hazırlanmış olup, raporda yapılan inceleme ve değerlendirmelerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hava taşımalarında kural olarak taşıma konusu ürünün nicelik ve nitelikleri önem arz etmekte ürün özelliklerine uygun nitelikte kabinlerde taşınmakta olduklarını, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 110/f maddesi;

‘’MADDE 110- Yük taşıma sözleşmesinde taşıyıcının yükletene aşağıdaki kayıtları içeren bir hava yük senedi vermekle yükümlüdür. f) Yükün türü, sayısı, miktarı ve ağırlığı, ……” şeklinde olup hüküm uyarınca hava yük taşımalarının söz konusu olduğu hallerde taşıyıcının, taşıma konusu yükün türü, sayısı, miktarı ve ağırlığı hususlarını içeren bir yük senedi düzenlemekle yükümlü olduğunu, sürece müvekkiline verilen yanlış bilgiler doğrultusunda yapılan rezervasyon üzerinden devam edilmek zorunda kalındığını,

ayrıca yurtdışında ürünü teslim alan şirket tarafından ürün istiflenebilir nitelikte bir ürün olarak kabul edilip ve ürünün istiflenemez durumundan oluşan ekstra cw de kabul edilmediğini, davalı şirket “yükleten” konumunda olmakla, taşıma konusu yüke ilişkin olarak vermiş olduğu bilgiler eksik ve hatalı nitelikte olup,

davalı tarafından verilen bilgiler doğrultusunda belirtilen şekilde taşıma yapılması ve havayolu şirketi boş kalan kısımda başka bir ürün taşıyabilecekken davalı şirket tarafından verilen yanlış bilgiler sonucunda kabinin boş kalması nedeniyle taşımayı yapan ... şirketi tarafından müvekkili şirkete 6.630,00USD tutarında ceza uygulandığını, bu cezanın müvekkili şirket tarafından ödenmiş olup davalı şirket kendi ağır kusuru ile müvekkilini zarara uğratmış olduğundan anılan bedelin davalı tarafça müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini,

zira somut olayda davalı şirket yükleten konumunda olup konşimentoya esas alınan beyanların davalı şirkete ait olduğunu, anılan nedenlerle davalı şirketin TSHK’nın 111. maddesi uyarınca müvekkilinin uğramış olduğu zararları tazminle yükümlü olduğunu, ... tarafından müvekkili şirkete uygulanan para cezasının,

davalı şirket tarafından verilen bilgiler doğrultusunda düzenlenen konşimento talimatında yer alan bilgiler ile yükün gerçek özellikleri arasındaki farklıklar nedeniyle tahakkuk ettirilen fazla navlun bedeline ilişkin olup bu kapsamda davalı yanın huzurdaki davaya konu alacak yönünden “yükleten” sıfatıyla sorumlu olduğundan taşıma senedinin "karşı taraf ödemeli" olmasının huzurdaki dava yönünden herhangi bir önem arz etmediğini, zira, söz konusu zararın davalının ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olduğundan davalı şirketin müvekkilin uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü olduğunu,

mahkeme tarafından huzurdaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken haksız ve hukuka aykırı bilirkişi raporu doğrultusunda verilen davanın reddi yönündeki kararın da açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşıma işine ilişkin olarak müvekkili şirkete kesilen ceza yalnızca ürünün istiflenebilir-istiflenemezliğine ilişkin olmayıp söz konusu cezanın aynı zamanda davalı şirket tarafından ürünün boyutu ve ağırlığına ilişkin olarak verilen ölçülerin de hatalı olmasından kaynaklandığını,

söz konusu ürüne ilişkin olarak davalı şirket tarafından verilen bilgiler doğrultusunda hazırlanılan konşimentoda yükün istiflenemez özellikte bir ürün olduğu beyanının yanında 80*120*150 cm ve 450kg olduğu hususlarının da belirtildiğini, ... havayolu şirketi tarafından da bu kapsamda bir iç nakliye organizasyonu yapıldığını, ancak daha sonra yapılan ölçümlerde taşıma konusu ürünün davalı şirket tarafından bildirilen boy ve ebatlardan farklı olarak 120*80*120 cm – 440 kg olduğunun tespit edildiğini,

davalı şirket tarafından verilen bilgiler ile kantar sonucunun uyuşmaması ve yüksekliğin bir anda 150cm den 120cm ye düşmesi nedeniyle 2000kgs cw uygulandığını, mahkeme tarafından bu husus göz ardı edilerek ve davalı tarafça verilen bilgilerin gerçeğe uygun olup olmadığı hususları değerlendirilmeksizin yalnızca istiflenebilirlik/istiflenemezlik yönünden tek taraflı bir değerlendirme yapıldığını,

mahkeme tarafından yükün gerçekte istiflenebilir/istiflenemez olduğu yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın ve yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın ve yine davalı tarafça verilen bilgilerin gerçeğe uygun olup olmadığı hususları değerlendirilmeksizin yalnızca davalının iddia ve beyanları doğrultusunda yükün istiflenemez olduğu ve müvekkili şirketin de "istiflenemez yük" bilgisine göre navluna hak kazandığı ve bunun muhatabının dava dışı ithalatçı-alıcı olduğu yönünde haksız ve hukuka aykırı bir kanaate varıldığını, davalının borcun varlığından ve miktarından haberdar olup ve borcu hesaplayabilecek durumda olduğunu,

bu nedenle davalı borçlunun %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle.

Her ne kadar mahkeme kararı, sonuç itibariyle doğru ve hukuka uygun olsa da, mahkemenin davanın esası hakkında da ret kararı vermesi gerektiğini, sadece husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmiş olmasının yeterli ve hukuksal olmadığını, ayrıca davacıya borçlu bulunulmadığının, tespiti ile davanın esası yönünden de ret kararı oluşturulmasının gerektiğini, davanın esası hakkında ret kararı verilmesi ile birlikte aynı zamanda davacı aleyhine kötü niyetli icra takibi nedeniyle icra inkar tazminatına ve ayrıca nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyanla, davacının istinaf taleplerinin reddine,

davanın esasına ilişkin ret kararı verilmesini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmek ve davacı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına, bu talep yerinde görülmezse mevcut kararın onanmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bir adet faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, havayolu şirketince uygulandiği iddia edilen ceza bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı, davalının husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 19.03.2019 tarihli ve "..." açıklamalı faturaya dayalı olarak 6.630,00 USD alacağın tahsili için 29.03.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.

Dava dilekçesine göre, davacının Kanada şubesi ile yurt dışında bulunan bir firma arasında "karşı ödemeli kargo alım talimatı" içerikli uluslararası taşımacılık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun ise davalıdan teslim alınacak ürünün yurt dışındaki firmaya teslim edilmesinin teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında kurulmuş bir taşımacılık sözleşmesi bulunmamaktadır.

Bunun yanı sıra davalı ile yurt dışındaki alıcı arasında teslim şeklinin "ex works" olarak belirlendiği ihtilaf konusu değildir. Teslim şekli olarak "ex works" teslim belirlendiği durumlarda, satıcı sözleşme koşullarına uygun olarak malı hazırlamak ve belirtilen tarihte veya süre içinde yine iş yerinde veya fabrikasında malları alıcıya teslim etmekle yükümlüdür.

Bu halde satıcının ihracat prosedürleri, yükleme, taşıma, sigorta, boşaltma ve ithalat prosedürlerine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Dava konusu ihtilafta taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığından davalı gönderici vasfında değildir. Davalı tarafından düzenlenen bir taşıma senedi de bulunmamaktadır.

Bu halde göndericiye ilişkin hukuki düzenlemelerin davalı hakkında uygulanması söz konusu olmadığı gibi davalının davacı taşıyıcıya karşı her hangi bir yükümlülüğü ve dolayısıyla taşıma işlemleri nedeniyle doğacak herhangi bir ücretten dolayı bir sorumluluğu yoktur. Davalı, taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından dava edilen alacak yönünden davalıya husumet yöneltilemez.

Bu nedenle mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde, red sebebine göre de icra inkar tazminatı ile vekalet ücretine ilişkin mahkeme uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harçları taraflarca peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/05/2021

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/377, K. 2021/641, 27 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/377
Karar No
2021/641
Tarih
27 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/378 K.2021/88
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/378 K.2021/533
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/378 K.2021/403
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/378 K.2021/506
  • Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/379 K.2021/93
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/379 K.2021/462

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.