KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/531
- Karar no
- 2024/853
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2020
- Numarası
- 2019/198 Esas - 2020/947 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 30/05/2024
Karar Metni
1.320 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca ... San. Tic. Ltd.
Şti.'ye devre faizli nakdi krediler, ticari kredili mevduat hesabı, taksitli ticari kredilerin kullandırıldığı, diğer davalıların ise müteselsil kefil olarak sorumluluğu olduğu, kredi sözleşmesinden doğan borçların vadesinde ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin kredi hesabının 8.1.2019 tarihinde kat edildiği, imzalanan kredi sözleşmesi düzenlemesi gereği bütün borçların muaccel hale geldiği, bu hususlarda davalılara ihtarname keşide edildiği, akabinde İstanbul ...
İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatılmış ise de davalılar tarafından itirazla takibin durdurulduğu belirtilerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılara icra inkar tazminatı hükmedilmesine, dava masraflarıyla vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın davalı müvekkili şirket yerleşim yerinde yetkili adli yargı mahkemesi nezdinde açılması gerektiğini, davalı müvekkillerinin dava konusu edilen tutarda kredi sözleşmesinden kaynaklı bir borcu ve kefaleti bulunmamakta olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamı ve müvekkili şirket kayıtlarından da bu durumun anlaşıldığını, dava konusu edilen kredi borcu içerisinde anapara tutarıyla birlikte faiz bedelleri de hukuka aykırı ve fahiş miktarda olarak talep edildiğini, dava konusu edilen fahiş miktardaki nakdi borç içerisinde,
muacceliyet şartı yerine gelmemiş olmasına rağmen talep edilen henüz vadesi gelmemiş ileriye dönük alacak kalemlerinin de bulunduğunu, Müvekkili şirketin konkordato geçici mühlet kararı alması ile birlikte muacceliyet iddiası kesilmiş, özellikle vadesi gelmemiş alacaklar başta olmak üzere tüm alacakların takibe koyulmasının önüne geçildiğini, davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve kötü niyetli ikame edilen davanın esastan reddine, davacı tarafın haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava itirazın iptali davası olup davacı banka ile davalılardan ...Tic.Ltd.Şti arasında muhtelif tarihlerde çerçeve niteliğinde genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalı asillerin sözleşmeleri müşterek borçlu/müteselsil kefil olarak imzalamış oldukları, davalılardan ... 'ın kefalet limitinin 10.750.000-TL diğer kefillerin ise kefalet limitinin 14.000.000-TL olduğu,
genel kredi sözleşmesine istinaden rötatif kredi, ticari kredi ve kredili mevduat hesabı kredisi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede belirlenen sürenin sonunda yani 16/01/2019 tarihinde davalıların temerrüde düştükleri, temerrüt tarihi itibariyle mevzuata göre uygulanması gereken temerrüt faiz oranlarının altında davacı banka tarafından temerrüt faizi işletilmiş olduğu, bu yüzden talebiyle bağlı olduğu,
davalılar vekili tarafından asıl borçlu şirketin konkordato sürecinde olduğu belirtilerek takiplerin durdurulduğuna dair itiraz beyan edilmiş ise de konkordato sürecinin itirazın iptali davasının açılmasına veya bu konuda hüküm verilmesine engel teşkil etmeyip infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda takipten sonra davadan önce kredili mevduat hesabına yönelik tahsilat olduğu, kredili mevduat hesabının kapatıldığı anlaşılmış, diğer rötatif kredi ve ticari kredi yönünden ayrı ayrı yapılan hesaplama sonucunda alacak kalemlerinin tespit edildiği,
buna göre fazlaya ilişkin talebin reddine ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve ayrıca dava konusu likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalılar da haksız olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarları üzerinden hesaplanacak % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rotatif krediye ilişkin oluşturulan kararların hatalı olduğunu, Mahkemece tarafından kısmen kabul kararı verildiği, kabulüne karar verilen alacak kalemlerine karar verilirken davalı borçluların rotatif kredi kapsamında sorumlu olduğu tutarların eksik hesaplandığını, Mahkemece rotatif kredi alacağına ilişkin yapılan hesaplamaların Kahramanmaraş ... Noterliği’nin 11.01.2019 tarihli ve ...
Yevmiye numaralı ihtarnamesinde yer alan alacak miktarından daha az olup, bu tespitin hükme esas alınması usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, gerekçeli Kararda söz konusu rotatif kredi alacağı tespitlerine yer verilirken herhangi bir açıklama dahi yapılmamış olup bilirkişi raporunun esas alındığını, Bilirkişi tarafından dosyaya sunulmuş 17.03.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda yapılan hesaplamaya göre hesap kat tarihi olan 08.01.2019 tarihi itibariyle davacı ...
A.Ş.'nin Davalı ... Sanayı Ticaret LTD.
ŞTİ'ne kullandırılmış olduğu rotatif krediden kaynaklanan asıl alacak tutarı 11.01.2019 tarihli ihtarnamede de görüleceği üzere hesap kat tarihi itibariyle 202.538,30 TL olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan eksik ve hatalı tespitin gerekçeli kararda ayrıca bir gerekçe gösterilmeksizin hükme esas alınması usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, alacağın eksik hesaplanmış olması tespit edilen bütün alacaklara sirayet ederek Banka nezdinde telafisi güç zararlara neden olacağını,
Mahkeme’nin 15.10.2020 tarihli ara karara ilişkin beyanlarımızı sunduğumuz 03.11.2020 tarihli beyanlarını sunarak ve rotatif kredi yönünden yeniden inceleme yapılmasını talep ettiklerini, itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi incelmesi yapılması ve ara karardan rücu edilmesi gerekirken itirazlarının dinlenilmemiş ve eksik inceleme ile karar verildiğini, kararının aleyhe kısmının istinaf incelmesi neticesinde kaldırılmasını, Davalılar Vekili lehine vekâlet ücretine ve arabuluculuk ücretine hükmedilmiş olup;
bu karar nedeniyle Bankanın haksız ödemelerle karşı karşıya kalma ihtimali bulunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketin davacı tarafa rotatif (bch) kredi borcu bulunmadığı ekte sunulan bch kredi hesap ekstresinden (ek-1) açıkça anlaşılmakta olup, davacının Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/102 E. sayılı dosyası ile görülen konkordato davasında alacak kaydını süresinde yaptırmadığını, bu sebeple davacının, davalı şirketin kayıtlarında bulunmayan alacak talebinde bulunma hakkı bulunmadığını, yerel mahkemenin istinaf başvurusuna konu kararını bilirkişi raporuna göre verdiğini, davacının bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmemiş olduğunu,
davacının davalı şirketin konkordato teklifine kayıtsız şartsız kabul oyu verdiğini, davalının konkordato talebinin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/102 e. sayılı 04.03.2021 tarihli kararı ile tasdik edildiğini, davacıya konkordato projesi kapsamında ödeme yapılacak olup harici bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, rotatif kredi yönünden alacağın miktarı noktasındadır.Davacı banka ile davalı ... Ticaret Limited Şirketi arasında genel kredi sözleşmeleri imzalanmış ve diğer davalılar da bu sözleşmelere müteselsil kefil olmuştur.
Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhataplarına çekilen Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 10/01/2019 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasında, "kredi alacağı" sebebine dayalı olarak 868.582,86 TL İhtiyaç kredisi, 202.538,86 TL Rotatif Kredi, 18.836,94 İşlemiş faiz, 941,85 TL BSMV, 1.262,80 diğer masraf, 9.567.94 TL KMH, 101,03 TL işlemiş faiz, 5,06 TL BSMV alacağının tahsili istemiyle 24/01/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece rotatif krediye ilişkin dava 26.399,36 TL üzerinden kabul edilmiştir. Davacı tarafça, rotatif kredi alacağının 202.538,30 TL olduğundan bahisle karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Bilirkişi tarafından da rotatif kredi alacağı 202.538,30 TL olarak tespit edilmiştir.
Ancak aynı raporda rotatif krediye ilişkin olarak takip tarihinden önce 22/01/2019 tarihinde 180.000,00 TL ödeme bulunduğu belirlenmiş ve ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ve BSMV'de hesaba katılarak bahsi geçen ödeme düşüldüğünde davacının 26.399,36 TL rotatif kredi nedeniyle alacağı bulunmuştur. Bu ödemeye ilişkin hesap ekstresi de rapora eklenmiştir.
Bu durumda, rotatif kredi yönünden eksik bir hesaplama söz konusu olmadığından ilk derece mahkemesince rotatif kredinin 26.399,36 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/531, K. 2024/853, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama